Allah'n Sfatlar


Kelamclar kmadan nce ne Allah Subheneh ve Tealann sfatlar konusu biliniyordu ne de herhangi bir aratrmada izine rastlanmt. Kur'an- Kerimde ve Hadisi eriflerde de Allah Subheneh ve Tealann sfatlar eklinde bir ifade gemedi. Herhangi bir Sahabenin, Allah Subheneh ve Tealann sfatlar kelimesini kulland veya Allah Subheneh ve Tealann sfatlar hakknda konutuklarna da rastlanlmad. Kelamclarn Kur'an- Kerimde getiini syledikleri Allah Subheneh ve Tealann sfatlarn Kur'an'n altnda u ayeti kerimelerin dorultusunda anlamak gerekir. Allahu Tela yle buyurmaktadr:

سُبْحَانَ رَبِّكَ رَبِّ الْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ "Senin gl Rabbin onlarn sfatlandrdklarndan mnezzehtir."[1]

لَيْسَ كَمِثْلِهِ شَيْءٌ "Hibir ey O'nun benzeri deildir"[2]

تُدْرِكُهُ الأبْصَارُ "Gzler O'nu grmez"[3]

Ayrca Allah Subheneh ve Tealann sfatlar Kur'an- Kerimde getii ekilde ancak Kur'an'dan alnr.

lim sfat Allah Subheneh ve Tealann u sznden alnr:

وَعِنْدَهُ مَفَاتِحُ الْغَيْبِ لا يَعْلَمُهَا إِلا هُوَ وَيَعْلَمُ مَا فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِ وَمَا تَسْقُطُ مِنْ وَرَقَةٍ إِلا يَعْلَمُهَا وَلا حَبَّةٍ فِي ظُلُمَاتِ الأرْضِ وَلا رَطْبٍ وَلا يَابِسٍ إِلا فِي كِتَابٍ مُبِينٍ    "Gaybn anahtarlar O'nun katndadr, onlar ancak O bilir. Karada ve denizde olan bilir. Den yapra ve yerin karanlklarnda olan taneyi, ya, kuruyu ki apak kitaptadr, ancak O bilir."[4]

Hayat sfat da u ayetlerden alnr:

اللَّهُ لا إِلَهَ إِلا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ    "Allah, O'ndan baka ilah olmayan diri, her an yaratklarn gzetip durandr."[5]

هُوَ الْحَيُّ لا إِلَهَ إِلا هُوَ     "O diridir. O'ndan baka ilah yoktur."[6]

Kudret sfat da u ayetlerden alnr:

قُلْ هُوَ الْقَادِرُ عَلَى أَنْ يَبْعَثَ عَلَيْكُمْ عَذَابًا مِنْ فَوْقِكُمْ أَوْ مِنْ تَحْتِ أَرْجُلِكُمْ أَوْ يَلْبِسَكُمْ شِيَعًا     "De ki: stnzden ve altnzdan size azap gndermeye, sizi frka frka yapmaya kadir olan O'dur."[7]

أَوَلَمْ يَرَوْا أَنَّ اللَّهَ الَّذِي خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالأرْضَ قَادِرٌ عَلَى أَنْ يَخْلُقَ مِثْلَهُمْ     "Gkleri ve yeri yaratm olan Allahn, onlarn benzerlerini de yaratmaya kadir olduunu grmezler mi."[8]

itmek sfat Allahu Telann u szlerinden alnr:

إن اللَّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٌ     "Muhakkak ki Allah iitir ve bilir."[9]

وَاللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ      "Allah iitir ve bilir."[10]

Grme sfat Allah Subheneh ve Tealann u szlerinden alnr:

وَأَنَّ اللَّهَ سَمِيعٌ بَصِيرٌ      "Muhakkak ki Allah iitir ve grr."[11]

وَكَانَ رَبُّكَ بَصِيرًا      "Rabbin her eyi grr."[12]

إِنَّ اللَّهَ هُوَ السَّمِيعُ الْبَصِيرُ     "Muhakkak ki Allah iitir ve  grr."[13]

Kelam sfat Allah Subheneh ve Tealann u szlerinde olduu gibi alnr:

وَكَلَّمَ اللَّهُ مُوسَى تَكْلِيمًا      "Allah Musa ile de konutu."[14]

وَلَمَّا جَاءَ مُوسَى لِمِيقَاتِنَا وَكَلَّمَهُ رَبُّهُ        "Musa tayin ettiimiz vakitte gelince ve Rabbi onunla konuunca."[15]

rade sfat Allah Subheneh ve Tealann u szlerinden alnr:

فَعَّالٌ لِمَا يُرِيدُ     "Her dilediini mutlaka yapandr."[16]

إِنَّمَا أَمْرُهُ إِذَا أَرَادَ شَيْئًا أَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ     "Bir eyi diledii zaman, O'nun emri sadece o eye 'ol' demektir, hemen olur."[17]

وَلَكِنَّ اللَّهَ يَفْعَلُ مَا يُرِيدُ     "Ancak Allah istediini yapar."[18]

Yaratma sfat da Allah Subheneh ve Tealann u szlerinden alnr:

اللَّهُ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍ      "Allah her eyin yaratcsdr"[19]

وَخَلَقَ كُلَّ شَيْءٍ فَقَدَّرَهُ "her eyi yaratm, ona bir dzen vermitir."[20]

Vahdaniyet, Kdem ve daha baka sfatlar Kur'an- Kerim'de getii gibi bu sfatlar da Kur'an- Kerim'de gemektedir. Bu noktada Allah Subheneh ve Tealann vahdaniyeti, ezeli olmas, diri, canl, gl, iiten, gren, konuan, her eyi bilen olduu konusunda Mslmanlar arasnda hibir ihtilaf yoktur.

Kelamclarn ortaya kmasyla Mslmanlar arasna felsefi dnceler sznca kelamclar arasnda Allah Subheneh ve Tealann sfatlar konusunda ihtilaflar yaylmaya balad.

Bu konuda Mutezile yle demektedir:

Allah Subheneh ve Tealann zat ve sfat tek bir eydir. lmin, kudretin ve hayatn O'nun zatna eklenmesi ile deil Allah Subheneh ve Teala, zatyla diridir, limdir ve kadirdir. Eer Allahu Tela, insanda olduu gibi zatna eklenen ilim ile lim ve yine zatna eklenen hayat ile diri olsayd sfat ve sfatla nitelenen, tayan ve tad ile nitelenen olmas gerekirdi. Hlbuki bu, ancak cisimleebilen eylerde grlr. Allah Subheneh ve Teala ise cisimlemekten mnezzehtir. Her sfatn kendisi bamsz olarak vardr, dediimizde ise ezeli olanlar, balangc olmayanlar oalm olur. Bir baka ifade ile ilahlar oalr.

Ayn konuda Ehl-i Snnetin gr ise yledir:

Allah Sbhanehu ve Tela zat ile kaimdir ve ezeli sfatlar vardr. Sfatlar, "Ne Allah Subheneh ve Teala'dr ne de Allah Subheneh ve Teala'dan bakadr" Allah Subheneh ve Tealann sfatlarnn olmas ise, O'nun, lim, diri ve kadir olmasyla sabittir. lim, hayat, kudret ve bunlarn dndaki sfatlarn hepsinin vacibu'l vcut/varl zorunlu mefhumuna ilave bir anlama delalet ettii malumdur. Yoksa btn lafzlar eanlaml lafzlar deildir. Bu nedenle Mutezilenin dedii gibi, O limdir fakat onun ilmi yoktur, O kadirdir fakat O'nun gc yoktur eklinde sylemek mmkn deildir. Bu aka imknsz bir eydir. Bu sz, "siyahta karalk yoktur" szmze benzer. O'nun ilminin, kudretinin ve dier sfatlarnn ispat hakknda nasslar konumaktadr. Yalnzca lim ve kadir olarak isimlendirilmesi deil, mkemmel fiillerin ortaya kmas da O'nun ilminin ve kudretinin varlna delalet etmektedir.

Allahu Telann sfatlarnn ezeli olmasna gelince: Sonradan olanlarn varlnn O'nun zat ile kaim olmas imknszdr. Zira kadim ve ezelinin sonradan olan ile kaim olmas imkanszdr.

Allahu Tela'nn zat ile kaim olmasna gelince: Bu, varlk iin zaruri olan eylerdendir. nk kendisiyle var olduu ey olmadan bir eyin sfatnn anlam yoktur. Bilinenle sfatlandnda ise lim olmasnn anlam yoktur. Bilakis O'nun lim olmas demek ilim sfatnn O'nunla var olmas demektir.

Fakat sfatn Allah Subheneh ve Tealann kendisi veya kendi dnda olmamasna gelince: Allah Subheneh ve Tealann sfatlar zatnn ayn deildir. nk akl, niteliin nitelenenden baka olmasn gerektiriyor. Sfat, zattan/kendi znden fazla bir manadr. nk o, Allah Subheneh ve Tealann sfatdr, Allah Subheneh ve Teala'dan baka deildir. yleyse sfatlar, ne eydir, ne zattr, ne de ayndr/cevherdir. Sfat ancak zatna ait bir vasftr. Sfat Allah Subheneh ve Tealann zat olmamakla beraber Allah Subheneh ve Tealann dnda da deildir. Bilakis Allah Subheneh ve Tealann sfatdr.

Ancak Mutezile'nin; her sfatn kendi kendine var olduunu sylersen ilahlar oalr szne gelince: Bu durum sfat, zat olduu zaman geerli olur. Oysa sfat, kadim zatn vasfdr. Zatn bir eyle vasflanmas ise zatlarn oalmasn gerektirmez. Ancak tek bir zatn birok sfatnn olduunu gsterir. Bu nedenle sfatlarn oalmas vahdaniyeti yok etmedii gibi ilahlarn oalmasn da gerektirmez.

te bylece Ehl-i Snnet, Mutezile'ye kar aklen, Allah Subheneh ve Tealann sfatlarnn zatnn dnda olduunu ispatlam oldu. Sfat O'nun zatndan baka bir eydir. nk sfat ile sfatlanan baka baka eylerdir. Fakat sfat sfatlanandan ayrlmaz. Ardndan da bu ezeli sfatlardan her birinin ne anlama geldiini aklayarak yle dediler:

lim sfat ezeli bir sfat olup ilimle ilgili bir olay olduunda bilinenler ortaya kar.

 Kudret sfat da ezeli bir sfat olup kudretle ilgili olaylar olduunda gleri etkiler.

 Hayat da ezeli bir sfattr ve diri olann shhatli olmasn gerektirir. Kudret kuvvet demektir.

 itmek, iitilenlerle alakal ezeli bir sfattr.

 Grmek, grlenlerle alakal ezeli bir sfattr.

 Hayal ve vehim/kuruntulanma yolunu kullanmadan, duyularn etkisi altnda kalmadan ve hevann aracl olmakszn bu sfatlarla tam olarak idrak eder.

 rade ve meiet diri olanda var olan bir sfattr. rade ve meiet sfatyla; Kudretin klle/btne nisbetin birbirine denk olmasyla birlikte, herhangi bir vakitte takdir edilenlerden birinin gereklemesinin tahsis edilmesini gerektirmektedir.

 Kelam da ezeli bir sfat olup Kur'an diye isimlendirilen kelam sfatnn bir ifade eklidir. Allahu Tela, seslere harflere ve bu kelimelerden meydana gelen cmleleri tertip etmeye muhta olmayan bir kelam ile mtekellimdir/konuandr. Bu nedenle Kelamn zdd olan konuamamak ve dilsizliin ondan nefyedilmesi gerekir. Allahu Tela bir tek kelam sfat ile emreder, nehyeder ve haber verir. Emrettii, nehyettii ve haber verdii herkes kendinde bir mana grr ve sonra da o manaya delalet eder.

Ehli Snnet, Allah Subheneh ve Tealaya ait ezeli sfatlar ispatladktan sonra Allah Subheneh ve Tealann sfatlarnn ne anlama geldiini de bylece aklad. Ancak Mutezile, Allah Subheneh ve Tealann sfatlarnn bu anlama geldiini kabul etmez. Zira Mutezile, Allah Subheneh ve Tealann zatndan ayr sfatlar olduunu kabul etmeyerek yle der:

Allah Subheneh ve Tealann; kadir, lim ve muhit olduu ispatlandna gre, Allah Subheneh ve Tealann zatnda ve sfatnda da herhangi bir deiiklik olmayacaktr. Deiiklik sonradan yaratlanlarn sfatlarndandr. Allahu Tela ise bundan mnezzehtir. Bir ey, yok iken bir eyi var ediyor, var iken de yok ediyorsa ve Allah Subheneh ve Tealann kudreti ve iradesi her iki olaya da taalluk ederek yok olan bir eyi var etmi ve var olan bir eyi de yok etmi ise,  kadim olan ilahi kudret hadis/sonradan var olan bir eye nasl taalluk eder ve onu meydana getirir? Onu niin bu zamanda meydana getirdi de baka bir zamanda meydana getirmedi? Daha nce ilgilenmedii bir eyle ilahi kudretin sonradan ilgilenmesi, ilahi kudrette bir deiimin var olduu anlamna gelir. Oysa Allahu Tela'nn kudretinde sonradan herhangi bir deiimin olmayaca kesinlikle sabittir. Zira deiimin olmamas kadim ve ezeli olmann gereidir. rade konusunda da durum byledir. Ayn ey ilim sfat hakknda da sylenebilir. lim, bilinenin olduu hal zere aa kmas demektir. Bilinen zamanla deiebilir. Dalnda asl duran bir yaprak bir mddet sonra debilir. Ya halde bulunan bir ey kurur, canl olan lr. Allah Subheneh ve Tealann ilmiyle ey ne halde ise o hal zere aa kar. Allah Subheneh ve Teala, olmadan nce bir eyin ne hale geleceini bildii gibi u andaki halini ve yok olduktan sonraki halini de bilir. Durum byle iken nasl olur da Allah Subheneh ve Tealann ilmi varlklarn deiimi ile deiebilir?  Olaylarn deiimi ile deien ilim, sonradan var olan ilimdir. Allahu Tela ise sonradan var olanlarla var olmaz. Sonradan var olanlarla alakal olan da sonradan var olmutur.

Mutezile'nin bu itiraz zerine Ehl-i Snnet Mutezile'ye yle cevap vermitir:

Allah Subheneh ve Tealann kudretinin eyayla ilgili iki yn vardr:

a- Bilfiil takdir olunann varln gerektirmeyen ezeli kudret,

b- Bilfiil takdir olunann varln gerektiren sonradan ortaya kan;

Kudret, bir eye taalluk ettii/ilgi alanna ald zaman o eyi var eder. Oysa o ey kudretin ilgi alanna girmesinden nce de var idi. Kudretin eyi ilgi alanna almas ile eyin var olmas kudretin sonradan ortaya kan olmasn gerektirmez. Kudretin daha nceden ilgilenmedii bir eyle sonradan ilgilenmesi, kudrette deiiklik saylmaz. Kudret her zaman ne ise odur. Bir eyi ilgi alanna aldnda onu var eder. Deien, kudret deil takdir olunandr. Kudret ise asla deimez.

lim sfatna gelince; lmin ilgi alanna alma imknna sahip olduu her ey bilfiil bilinendir. Bilgelii gerektiren ey Allahu Tela'nn zatdr. Bilinmek ise eyann zatlardr. Allahu Tela'nn zat btn eya iin eit seviyededir. lim, zata gre deimez. Ancak izafet asndan deime olur ki bu da caizdir. Muhal/imkansz olan ise, bizzat ilim sfatnn ve kudret gibi dier kadim sfatlarn deitiini kabul etmektir. Bu sfatlarn kadim olmalar ilgi alanna girdikleri eylerin de kadim olmalarn gerektirmez. Bu sfatlar kadim olup sonradan olanlar ilgi alanna alabilirler.

te, bylece bir taraftan kelamclardan Mutezile, dier taraftan da Ehl-i Snnet arasnda "Kaza ve Kader" meselesinde olduu gibi Allah Subheneh ve Tealann sfatlar konusunda da bir tartma patlak verdi. Ancak ne gariptir ki, kelamclar arasnda patlak veren tartmalar daha nce de Yunan filozoflar arasnda patlak veren tartmalarn aynsdr. Yunan filozoflar daha nce yaratcnn sfatlar ile ilgili bu noktalar zerinde durmular, Mutezile de onlarn zerinde durduklar bu konularda Allah Subheneh ve Tealaya olan imanlar ve tevhid inancna dair grleri erevesinde Yunan filozoflarna cevap verme dncesi ile bu konular gndeme getirmitir. Yunan felsefesinin arkasndan patlak veren bu tartmada, Mutezile'nin ykn hafifletmek iin Ehl-i Snnet de mantki nermeler ve nazari varsaymlarla ulatklar neticelerle Yunan filozoflarna cevap verme giriiminde bulunmutur.

Ancak Ehl-i Snnet de Mutezile'nin dt ayn hataya derek, ayn platformda yani akln kavrayabildii ve kavrayamad, duyu organlarnn hissedebildii ve hissedemedii konular zerinde tartarak, szlerini desteklemek iin Kur'an ayetlerini kullanarak ve grlerine ters den ayet ve hadisleri de tevil ederek, tartma konusu olan her konuya akl esas alarak cevaplar verme yanlgsna dmtr. Bylece Mutezile, Ehl-i Snnet ve dier tm kelamclar, akl esas alma, aklen ulatklar sonular ayet ve hadislerle destekleme veya aklen vardklar sonulara uydurmak iin ayetleri tevil etme konusunda ayn seviyeye dtler.

Anlaldna gre kelamclar aratrmada bu metodu takip etmeye srkleyen sebepler iki tanedir. Bunlar:

1- Akln tarifini yapamam olmalar,

2- Hakikatleri kavramada Kur'an metodu ile felsefecilerin metodu arasndaki ayrm yapamam olmalar.

Kelamclarn akl tarif edemedikleri, yaptklar akl tarifinde aka grlmektedir. Kelamclarn akl yle tarif ettikleri rivayet edilir:      

"Akl, nefis ve idrakler iin bir kuvvettir." Onlarn bu szleri u anlama gelmektedir: "Duyularn salam olmas halinde ilmin kendisine tabi olduu zaruretlerdir." Akl iin getirilen bir baka tarif ise yledir: "Akl mahede edilenler, hissedilenler ve eitli vastalar ile aiblerin/bilinmeyenlerin idrak edildii bir cevherdir."  "Akl, nefsin bizzat kendisidir."

Kelamclarn akla bu ekilde anlamlar ykleyip ardndan da eitli nazariyeler ve nermelerle varl olmayan sonular karmalar ve kendi kendine ite bu sonucu akl idrak etmektedir demeleri garipsenmemelidir. Bu nedenle onlara gre, akli aratrmalarnn belli bir snr yoktur. Yaptklar her aratrma onlar daha da derinlere gtrm ve kendilerinin akli aratrmalar diye isimlendirdikleri sonulara ulatrmtr.

 Bu nedenle Mutezile'nin: "Allah Subheneh ve Tealann ezeli kudretinin sonradan olan takdir edilene ilikilendirilmesi kudret sfatn hadis klar" deyip bunu da akli aratrma ve akli sonu saymalar garipsenmemelidir. Ayn konuda Ehl-i Snnet ileriye srd; "Allah Subheneh ve Tealann kudretinin takdir edilene ilikilendirilmesi kudretin deimesini ve hadis/sonradan olmasn gerektirmez. nk kudreti hadis klan ey takdir edilen deil kudretin deimesidir" ifadesini akli aratrma ve akli sonu olarak saymaktadr. Zira tm kelamclara gre akl, nefis veya zaruriyat ilmin kendisine tabi olduu bir igddr. yleyse o, her eyde aratrma yapabilir.

Eer kelamclar akln manasn gerek bir ekilde kavrayabilmi olsalard; varsayma dayal bu aratrmalara girme, soyut eylerin zerine baka soyut eylerin kurulmasndan ibaret olan ve akli hakikatler diye isimlendirilen, vakas idrak edilemeyen sonulara varma yanlgsna dmeyeceklerdi.

te, imdi amzda akln tarifi bizlerde akla kavumu durumdadr. Dolaysyla bu tarife dayanarak akln aratrma yapmas mmkn olmayan alanlarda yaplan aratrmalarn akli aratrmalar olarak isimlendirmenin mmkn olmadn bilmekteyiz. Dolaysyla bu konularda aratrma yapmay kendimiz iin uygun grmyoruz. nk biz biliyoruz ki akl; "Duyu organlar aracl ile vakann beyne iletilmesi ve n bilgiler aracl ile beyne ulatrlan vakann beyinde yorumlanmasdr." Bu nedenle her akli aratrmada drt unsurun bulunmas mutlaka gereklidir. Bunlar:

    1- Salam bir beyin,

    2- Duyu organlar,

    3- Vaka,

    4- Bu vakay yorumlamaya yarayacak n bilgiler.

Her ne kadar drt unsurdan birinin olmad yerde mantki aratrmadan veya hayal ve kuruntudan sz etmek mmkn ise de bu drt unsurdan birisinin olmad bir yerde akli aratrmadan sz etmek kesinlikle mmkn deildir. Zira akln unsurlarndan uzak bir ekilde varlan sonularn tamamnn hibir deeri yoktur. nk bu sonular akln kavrama alanna girmemekte veya kaynan akl idrak edememektedir. Tm kelamclarn akln manasn kavrayamam olmalar, onlar hissen alglanamayan veya hakknda herhangi bir n bilgiye sahip olmadklar konular zerinde aratrma yapmaya ve bunlara nem vermeye srklemitir.

Kelamclarn akli aratrmada Kur'an'n metodu ile felsefecilerin metodunu birbirinden ayramamalarna gelince;

Hem Kur'an hem de felsefeciler ilahiyatla alakal konulardan bahsetmektedir. Ancak felsefecilerin ilahiyatla alakal konulardan bahsetmeleri, mutlak varlk ve mutlak varln zat iin gerekenler zerinde younlamtr.

Felsefeciler kinat yerine kinat tesi konular aratrdlar. Bu amala nermeleri iin birtakm deliller dzenlediler ve bu delillerle birtakm sonulara ulatlar. Daha sonra vardklar bu sonular daha baka sonular karmada kullandlar. Takip ettikleri bu metot zere zatn hakikatinden ve bu zat hakknda gerekenlerden saydklar noktaya varncaya kadar devam ettiler. Vardklar farkl sonulara ramen onlarn tamam aratrmalarnda tek bir metot takip etmilerdir ki bu metodun z, tabiat tesi yani metafizik konularda aratrma yapmalar veya farazi varsaymlara dayanan ya da dier kantlara dayanan deliller dzenleyerek kesin kabul ettikleri ve inandklar sonulara varmalardr.

Oysa aratrmada takip edilen bu metot Kur'an'n metoduna ters dmektedir. nk Kur'an- Kerim aratrmasn bizzat kinat, varlk lemi; yeryz, gne, ay, yldzlar, hayvanlar, insanlar, develer, dalar ve dier hissedilebilen varlklar zerinde younlatrmaktadr. Bununla da Kur'an, dinleyene kinatn ve varlk leminin yaratcsn, gnein, devenin, dalarn, insann ve dier varlklar idrak ederek bunlarn yaratcsn idrak etmesini salamay amalamaktadr. Kur'an duyularla alglanamayan, varlk leminin idrak edildii gibi idrak edilemeyen metafizik konulardan bahsederken, belli bir vakay nitelemekte veya bir gerei vurgulamakta ve bunlara kesin bir ekilde iman edilmesini istemektedir. Bu noktada insann dikkatini bunlar kavramaya veya onlar kavramaya araclk edecek eylere ynlendirmemekte ve bu trden eylere nem vermemektedir. Allah Subheneh ve Tealann sfatlar, Cennet ve Cehennem, cinler ve eytanlar Kur'an'n bahsettii konulardandr.

Bu metodu takip eden ve anlayan Sahabeler, slm risaleti ile kendileri mutlu olduklar gibi dier insanlarn da mutlu olmalar iin slm risaletini dier insanlara tamaya koyuldular. Hicri birinci asr boyunca bu durum devam etti.

Yunan felsefesine ve dier milletlere ait felsefi dnceler Mslmanlar arasna szdnda kelamclar diye bilinen bir grup olutu ve bu grup akli aratrma metodunu deitirdiler. Allah Subheneh ve Tealann zat ve sfatlar hakknda tartmalar balad. Bu konular zerindeki tartmalar ksr bir tartma olduu gibi kesinlikle akli aratrma da deildi. nk yaplan tartmalar ve aratrmalar, hissen idrak edilemeyen alanlarda yaplan tartmalar ve aratrmalard. Hissen alglanamayan eylerin aratrlmas hibir surette akli aratrma olmas mmkn deildir. stelik Allah Subheneh ve Tealann sfatlar konusundaki "sfat zatn ayn mdr deil midir?" eklindeki aratrma Allah Subheneh ve Tealann zat hakknda yaplan bir aratrmadr. Allah Subheneh ve Tealann zatn aratrmak ise hem eran yasaklanmtr hem de imkanszdr.

Bu nedenle tm kelamclarn Allah Subheneh ve Tealann sfatlar hakknda yaptklar aratrmalar, yersiz ve kesinlikle yanl bir aratrmadr. Allah Subheneh ve Tealann sfatlar, tevkifidir/haber vermekle alkaldr. Kati nasslarda ne kadar zikredildi ise biz de o kadar konuabiliriz. Kati nasslarn dna kamayz. Kati nasslarn bildirdiine ilave yapmamz, aklamalarda bulunmamz caiz deildir.


[1] Saffat: 180

[2] ura: 11

[3] En'am: 103

[4] En'am: 59

[5] l-i mran: 2

[6] afir: 65

[7] En'am: 65

[8] sra: 99

[9] Enfal: 17

[10] Bakara: 224

[11] Hacc: 61

[12] Furkan: 20

[13] Mmin-20

[14] Nisa: 164

[15] Araf: 143

[16] Buruc: 16

[17] Yasin:82

[18] Bakara-253

[19] Zmer: 62

[20] Furkan: 2