Kur'an'n Mucize Oluu


Kur'an, manalarna delalet ederek efendimiz Muhammed Sallallahu Aleyhi Vesellem'e indirilen lafzdr. Kur'an hem lafz hem de manas ile Kur'an'dr. Yalnzca mana Kur'an olarak isimlendirilemeyecei gibi, mana olmakszn yalnzca lafz da Kur'an saylmaz. nk lafzda asl durum belirli manaya delalet etmesidir. Bu nedenle Kur'an, lafznn vasf ile nitelendirilmitir.

Allahu Tela Kur'an'n Arapa olduunu bildirmitir:

إِنَّا أَنزَلْنَاهُ قُرْآنًا عَرَبِيًّا    "Hakikat biz onu (Kur'an-) Arapa bir Kur'an olarak indirdik."[1]

كِتَابٌ فُصِّلَتْ آيَاتُهُ قُرْآنًا عَرَبِيًّا   "Bu Kur'an ayetleri uzun uzun aklanm, Arapa bir kitaptr."[2]

قُرآنًا عَرَبِيًّا غَيْرَ ذِي عِوَجٍ     "(Onu her trl) eliki ve ihtilaftan uzak, dosdoru, Arapa bir Kur'an olarak indirdik."[3]

أَوْحَيْنَا إِلَيْكَ قُرْآنًا عَرَبِيًّا        "Sana Arapa bir Kur'an vahyettik."[4]

إِنَّا جَعَلْنَاهُ قُرْآنًا عَرَبِيًّا     "phesiz ki biz Kur'an- Arapa kldk."[5]

Arapa, Kur'an'n manalarnn deil lafznn vasfdr/niteliidir. nk Kur'an'n anlamlar, Arapla ynelik deil insanla ynelik manalar ierir. Kur'an sadece Araplara ait bir kitap deil btn insanoluna ait bir kitaptr. Ancak Allahu Tela'nn;  وَكَذَلِكَ أَنزَلْنَاهُ حُكْمًا عَرَبِيًّا "te bylece biz onu, Arapa bir hkm olarak indirdik."[6] ayeti  Arap diliyle ifade edilen bir hikmet olarak indirdik anlamna gelmektedir. Yoksa ayet; Arapa bir hikmet anlamna gelmemektedir.

Arapa, Kurann sadece lafznn niteliidir. Lafz yalnzca Arapa olarak nitelendirilebilir. Mecazi olarak da hakiki olarak da Kur'an Arapann dnda baka bir isimle isimlendirilemez.

Bu nedenle Kur'an'n bir ksm anlamlarnn Arap lgatinin dnda yazlmasna Kur'an denilmesi doru deildir. Kur'an'n Arapa oluu kesindir ve lafz da yalnzca Arapadr.

Nebi Sallallahu Aleyhi Vesellem'e verilen baka mucizelerin varl ile beraber Kur'an Muhammed Sallallahu Aleyhi Vesellem'in resul oluunun mucizesidir. Bizzat Kur'an'da ve sahih hadislerde de getii gibi Efendimiz Muhammed Sallallahu Aleyhi Vesellem'in elinde baka mucizeler olduu halde o, bunlarla deil yalnzca Kur'an'la herkese meydan okumutur. Bu nedenle Kur'an, indii gnden Kyamete kadar geen srete Muhammed Sallallahu Aleyhi Vesellem'in resulln ispatlayan bir mucizedir diyoruz.

Nitekim Kuran, Araplar benzerini getirmekten aciz brakt ve benzerini getirmeleri iin onlara meydan okudu. Allahu Tela onlara meydan okurken yle dedi:

كُنتُمْ فِي رَيْبٍ مِمَّا نَزَّلْنَا عَلَى عَبْدِنَا فَأْتُوا بِسُورَةٍ مِنْ مِثْلِهِ وَادْعُوا شُهَدَاءَكُمْ مِنْ دُونِ اللَّهِ إِنْ كُنتُمْ صَادِقِينَ    "ayet siz, kulumuza indirdiimizden phe ediyorsanz haydin ona benzer bir sre de siz getirin. Allah'tan baka ahitlerinizi de arn. Eer doru syleyenlerdenseniz."[7]

قُلْ فَأْتُوا بِسُورَةٍ مِثْلِهِ وَادْعُوا مَنْ اسْتَطَعْتُمْ مِنْ دُونِ اللَّهِ إِنْ كُنْتُمْ صَادِقِينَ    "De ki onun srelerine benzer bir sre meydana getirin. ddianzda samimi iseniz Allah'tan baka arabileceklerinizi de arn."[8]

يَقُولُونَ افْتَرَاهُ قُلْ فَأْتُوا بِعَشْرِ سُوَرٍ مِثْلِهِ مُفْتَرَيَاتٍ وَادْعُوا مَنْ اسْتَطَعْتُمْ مِنْ دُونِ اللَّهِ إِنْ كُنتُمْ صَادِقِينَ "Onu kendisi uydurdu, diyorlar yle mi? De ki: Eer doru sylyorsanz haydin yleyse onun srelerine benzer uydurma on sre getirin. Hem Allah'tan baka arabileceklerinizi de arn."[9]

Meydan okuyann onlara yapt bu meydan okuyu kendilerine ulat. Onlara ayetteki u ifade ile de siz onun benzerini getiremezsinizdenildi:

 قُلْ لَئِنْ اجْتَمَعَتْ الإنسُ وَالْجِنُّ عَلَى أَنْ يَأْتُوا بِمِثْلِ هَذَا الْقُرْآنِ لا يَأْتُونَ بِمِثْلِهِ وَلَوْ كَانَ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ ظَهِيرًا   "De ki insanlar ve cinler birbirine yardmc olarak bu Kur'an'n bir benzerini ortaya koymak iin bir araya gelseler and olsun ki yine de benzerini ortaya koyamazlar."[10]

Kur'an benzerini getirmek iin arda bulunduu kimseleri benzerini getirmekten aciz brakt. Onlarn acizlii tevatr yoluyla sabittir. Tarihi srete de onlardan herhangi birinin onun benzerini getirebildii grlmemitir.

Bu meydan okuma yalnzca hitap ettii Arap kavmine ait bir meydan okuma deil Kyamete kadar btn herkese yaplan meydan okumadr. nk sebebin hususi olmasna deil, lafzn genelliine itibar edilir. Kur'an indii gnden Kyamete kadar btn insanlara benzerini getirmeleri hususunda meydan okumaktadr. Bu nedenle Kur'an ne yalnzca Resul Sallallahu Aleyhi Vesellem zamanndaki Araplara ait bir mucize ne de herhangi bir zaman ve mekndaki Araplara ait bir mucize olmayp btn insanlara ait bir mucizedir. Bu meydan okumada zaman itibariyle hibir fark yoktur. nk hitap btn insanlaradr. Allahu Tela yle buyurmaktadr:

 وَمَا أَرْسَلْنَاكَ إِلا كَافَّةً لِلنَّاسِ  "Seni ancak btn insanlara gnderdik."[11]

nk meydan okuma ayeti geneldir:

وَادْعُوا مَنْ اسْتَطَعْتُمْ مِنْ دُونِ اللَّهِ  "Allah'tan baka arabileceklerinizi de arn."[12]

Bu ayet btn insanlar kapsamaktadr. Zira Allahu Tela ayetle insanlarn ve cinlerin hep birlikte aciz kaldklarn haber vermektedir:

قُلْ لَئِنْ اجْتَمَعَتْ الإنسُ وَالْجِنُّ عَلَى أَنْ يَأْتُوا بِمِثْلِ هَذَا الْقُرْآنِ لا يَأْتُونَ بِمِثْلِهِ    "De ki: nsanlar ve cinler, bu Kur'an'n bir benzerini ortaya koymak iin bir araya gelseler yine de benzerini getiremezler."[13]

Araplar da btn insanlk lemi de Kur'an'n benzerini getirmekten aciz kaldlar. nk bu zellik yalnzca Kur'an'a has bir zelliktir. Araplar Kur'an- iittikleri zaman, onun belaatyla, ekiciliiyle hemen ona yneliyorlar ve cazibesine kaplyorlard.

Hatta Velid b. Muire Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem'den dinledii Kur'an hakknda insanlara yle diyordu:

"Allah Subheneh ve Tealaya yemin olsun ki sizden hibiriniz iir eitlerini, kasidesini benim kadar, benden daha iyi bilemez. Allah Subheneh ve Tealaya yemin olsun ki onun syledii bunlardan hi birine benzemiyor. Vallahi onun syledii szlerde bir tatllk, ferahlk var. Onun syledii szn dallar yaprak verirken kk bereket sayor. O ycedir ondan daha stn yoktur."

te, Velid b. Muire Kur'an'a inanmamasna ve kfrnde direnmesine ramen Kur'an hakknda byle itiraflarda bulunuyordu. Zira mucize Kur'an'n kendinden gelmektedir.

nk Kur'an, dinleyenleri ve Kyamete kadar dinleyecek olanlar da cezbedecektir. Onun tesirindeki ve belaatndaki kuvvetten dolay hayran olacaklardr. Hatta u ayetlerde olduu gibi tek bir cmle dahi olsa yalnzca Kur'an- dinlemeleri onlar etkileyecek ve brakacaktr. u ayetlerde olduu gibi;

وَالأرْضُ جَمِيعًا قَبْضَتُهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ   "Halbuki kyamet gn btn yeryz O'nun avucundadr."[14]

لِمَنْ الْمُلْكُ الْيَوْمَ      "Kimindir bugn mlk?"[15]

وَإِمَّا تَخَافَنَّ مِنْ قَوْمٍ خِيَانَةً فَانْبِذْ إِلَيْهِمْ عَلَى سَوَاءٍ     "Eer bir kavmin hyanet etmesinden korkarsan; sen de onlara kar ayn ekilde davran."[16]

يَاأَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمْ إِنَّ زَلْزَلَةَ السَّاعَةِ شَيْءٌ عَظِيمٌ (1) يَوْمَ تَرَوْنَهَا تَذْهَلُ كُلُّ مُرْضِعَةٍ عَمَّا أَرْضَعَتْ  وَتَضَعُ كُلُّ ذَاتِ حَمْلٍ حَمْلَهَا وَتَرَى النَّاسَ سُكَارَى وَمَا هُمْ بِسُكَارَى وَلَكِنَّ عَذَابَ اللَّهِ شَدِيدٌ "Ey insanlar, Rabbinizden saknn. Dorusu kyamet saatinin sarsnts byk eydir. Onu greceiniz gn; emzikli emzirdiini unutur, her ykl ykn drr. nsanlar sarho gibi grrsn. Oysa sarho deildirler, ama Allahn azab pek etindir."[17]

te, bylece Kur'an'n lafzlar, slubu, anlatmak istedikleri, insann btn benliini sarar ve insan epeevre kuatr.

Kur'an'n mucize oluu, fesahatnda ve belaatndaki yksekliinde dehet verici dereceye kmasyla ak ve net bir ekilde ortadadr. Bu zellik Kur'an'n mucizev slubunda aa kmaktadr. Kur'an'n slubundaki aklk, kuvvet ve gzellik beeri kendisine ulamaktan aciz brakmaktadr.

Kur'an'n slubu ahenkli lafzlarla dzenlenmi manalardr. Veya lgat ifadeleri ile manalar tasvir etmek iin aklama keyfiyetidir. slbdaki aklk, kendisi ile yerine getirilen ifadede, anlatlmak istenen manalarn belirgin bir ekilde ortaya konulmas ile olur. u ayette olduu gibi;

وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا لا تَسْمَعُوا لِهَذَا الْقُرْآنِ وَالْغَوْا فِيهِ لَعَلَّكُمْ تَغْلِبُونَ   "Kfredenler dediler ki; Bu Kur'an- dinlemeyin, onun hakknda yaygaralar yapn, belki galip gelirsiniz."[18]

slbun kuvveti, anlatlmak istenen manayla uyumlu kelimelerin seilerek manann ifade edilmesi ile gerekleir. nce anlam, ince bir lafzla anlatlr. Kaln anlamlar ayn trden lafzlarla ifade edilir. Holanlmayan anlamlar ho olmayan kelimelerle ifade edilir. Bunlara rnek verecek olursak;

وَيُسْقَوْنَ فِيهَا كَأْسًا كَانَ مِزَاجُهَا زَنجَبِيلاً (17) عَيْنًا فِيهَا تُسَمَّى سَلْسَبِيلاً    "Orada karm zencefil olan bir kadehten de iirilirler. Orada bir pnar vardr ki selsebil ad verilir."[19]

إِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتْ مِرْصَادًا (21) لِلْطَّاغِينَ مَآبًا (22) لابِثِينَ فِيهَا أَحْقَابًا    "phesiz ki cehennem bir gzetleme yeridir. Oras azgnlarn varaca yerdir. Orada alar boyu kalacaklardr."[20]

تِلْكَ إِذًا قِسْمَةٌ ضِيزَى yleyse bu insafsz/adaletsiz bir paylamdr."[21]

إِنَّ أَنكَرَ الأصْوَاتِ لَصَوْتُ الْحَمِيرِ "phesiz ki seslerin en irkini eeklerin sesidir."[22]

          slb gzellii cmlede veya cmlelerde anlam ve lafz btnln salamaya gtrecek manaya en uygun ve en net ibarelerin seilmesi ile gerekleir. Tpk u ayeti kerimede olduu gibi;

رُبَمَا يَوَدُّ الَّذِينَ كَفَرُوا لَوْ كَانُوا مُسْلِمِينَ (2) ذَرْهُمْ يَأْكُلُوا وَيَتَمَتَّعُوا وَيُلْهِهِمْ الأمَلُ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ "Kfirler bir zaman gelir ki Mslman olmay isteyeceklerdir. Brak onlar yesinler, elensinler ve kendilerini oyalayadursunlar. Sonra reneceklerdir. "[23]

Kur'an- inceleyen kimse, slbundaki aklk, kuvvet ve gzellikle zirveye, ycelerin ycesine ulatn grr. u ayetteki akl, anlatm gcn ve gzellii bir dinle;

وَمِنْ النَّاسِ مَنْ يُجَادِلُ فِي اللَّهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَلا هُدًى وَلا كِتَابٍ مُنِير ٍ(8) ثَانِيَ عِطْفِهِ لِيُضِلَّ عَنْ سَبِيلِ اللَّهِ   "nsanlarn yleleri vardr ki bilmeden, doruya gtren bir rehberi olmadan, aydnlatc bir kitab bulunmadan Allah hakknda tartmaya girer. Allah yolundan saptrmak iin, kibirlenerek yann eip bker."[24]

هَذَانِ خَصْمَانِ اخْتَصَمُوا فِي رَبِّهِمْ فَالَّذِينَ كَفَرُوا قُطِّعَتْ لَهُمْ ثِيَابٌ مِنْ نَارٍ يُصَبُّ مِنْ فَوْقِ رُءُوسِهِمْ الْحَمِيمُ (19) يُصْهَرُ بِهِ مَا فِي بُطُونِهِمْ وَالْجُلُودُ (20) وَلَهُمْ مَقَامِعُ مِنْ حَدِيدٍ (21) كُلَّمَا أَرَادُوا أَنْ يَخْرُجُوا مِنْهَا مِنْ غَمٍّ أُعِيدُوا فِيهَا وَذُوقُوا عَذَابَ الْحَرِيقِ    "Bunlar ekien iki dman gruptur. Rableri hakknda ekimilerdir. O kfredenler iin ateten elbiseler kesilmitir. Balar stnden de kaynar su dklecektir. Bununla karnlarndakiler ve derileri eritilir. Demir kamlar da onlar iindir. Ne zaman oradan, oradaki straptan kp kurtulmak isteseler her defasnda oraya geri evrilirler. Yakc azab tadn denir."[25]

يَاأَيُّهَا النَّاسُ ضُرِبَ مَثَلٌ فَاسْتَمِعُوا لَهُ إِنَّ الَّذِينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللَّهِ لَنْ يَخْلُقُوا ذُبَابًا وَلَوْ اجْتَمَعُوا لَهُ وَإِنْ يَسْلُبْهُمْ الذُّبَابُ شَيْئًا لا يَسْتَنقِذُوهُ مِنْهُ ضَعُفَ الطَّالِبُ وَالْمَطْلُوبُ     "Ey insanlar bir misal verildi, imdi onu dinleyin: phesiz ki Allah' brakp da taptklarnz bir araya gelseler bir sinek bile yaratamazlar. Ama sinek onlardan bir ey kapsa bunu da ondan kurtaramazlar. steyen de istenen de aciz."[26]

Kur'an'n kendisine ait zel bir ifade tarz vardr. Kur'an'n nazm ne kafiyeli/vezinli iir metoduna gredir ne de normal dz yaz stiline gredir. Kur'an'n nazm iir ile nesir karm veya ayn ekli kullanan bir dz yaz slubu ile de deildir. Kurann ifade slubu, daha nce Araplar tarafndan bilinmeyen, Araplara ait olmayan bizzat Kur'an'n kendisine ait bir sluptur.

Araplar Kur'an'dan etkilenmelerinin iddeti ile Kur'an'n bu esiz olua nereden ve nasl ulatn bir trl anlayamamlardr. Bu nedenle de; إِنْ هَذَا إِلا سِحْرٌ مُبِينٌ "Bu apak bir sihirdir."[27] ayetinde belirtildii gibi Kur'an bir air szdr veya bir khinin szdr diyorlard. Bu nedenle Allahu Tela onlarn bu szlerine yle cevap verdi:

وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَاعِرٍ قَلِيلاً مَا تُؤْمِنُونَ (41) وَلا بِقَوْلِ كَاهِنٍ قَلِيلاً مَا تَذَكَّرُونَ    "Ve o, bir air sz deildir. Ne de az inanyorsunuz? Bir khin sz de deildir. Ne de az dnyorsunuz?"[28]

Kur'an'n zel bir tarznn bulunduu, esiz bir dokuya sahip olduu btn aydnl ile aka ortadadr. Bu arada u iki ayete bir bakalm:

وَيُخْزِهِمْ وَيَنْصُرْكُمْ عَلَيْهِمْ وَيَشْفِ صُدُورَ قَوْمٍ مُؤْمِنِينَ    "Rsvay etsin ve sizi onlara kar stn klsn ve mminler topluluunun gslerini ferahlandrsn."[29]

لَنْ تَنَالُوا الْبِرَّ حَتَّى تُنْفِقُوا مِمَّا تُحِبُّونَ    "Sevdiiniz eylerden infak etmedike asla birre eriemezsiniz."[30]

Her iki ayette de iir slbuna yakn bir nesir zellii vardr. Bunlar bir iir eklinde sralayacak olursak ortaya yle bir iir kar:

ويشـف صدور قوم مؤمنــين                   ويخزهم وينصركم عليهم

حتـى تنفقـوا مـمـا تحبـون                   لـن تنـالـوا الـبـر

Ancak bu iki ayet bir iir deildir, fakat esiz bir nesir eididir. Ayn zamanda Kur'an'n bu trden bir nesirin yannda aadaki ayetlerde de grlecei zere iirden tamamen uzak bir nesiri de bnyesinde tadn grrz:

وَالسَّمَاءِ وَالطَّارِق ِ(1) وَمَا أَدْرَاكَ مَا الطَّارِقُ (2) النَّجْمُ الثَّاقِبُ (3) إِنْ كُلُّ نَفْسٍ لَمَّا عَلَيْهَا حَافِظٌ (4 )   فَلْيَنظُرْ الإنسَانُ مِمَّ خُلِقَ (5) خُلِقَ مِنْ مَاءٍ دَافِقٍ (6) يَخْرُجُ مِنْ بَيْنِ الصُّلْبِ وَالتَّرَائِبِ   "And olsun ge ve Tark'a, nereden bileceksin sen Tark'n ne olduunu? O kayp delen yldzdr. Hi bir nefis yoktur ki mutlaka onun zerinde bir gzeten bulunmasn. u halde insan bir baksn neden yaratlmtr? O atlp dklen bir sudan yaratlmtr. Bel kemii ile gslerin arasndan kar."[31]

وَمَا أَرْسَلْنَا مِنْ رَسُولٍ إِلا لِيُطَاعَ بِإِذْنِ اللَّهِ وَلَوْ أَنَّهُمْ إِذْ ظَلَمُوا أَنفُسَهُمْ جَاءُوكَ فَاسْتَغْفَرُوا اللَّهَ وَاسْتَغْفَرَ لَهُمْ الرَّسُولُ لَوَجَدُوا اللَّهَ تَوَّابًا رَحِيمًا (64) فَلا وَرَبِّكَ لا يُؤْمِنُونَ حَتَّى يُحَكِّمُوكَ فِيمَا شَجَرَ بَيْنَهُمْ ثُمَّ لا يَجِدُوا فِي أَنفُسِهِمْ حَرَجًا مِمَّا قَضَيْتَ وَيُسَلِّمُوا تَسْلِيمًا    "Biz hi bir resul Allahn izniyle itaat edilmekten  baka bir gaye ile gndermedik. Onlar kendilerine yazk ettikleri zaman sana gelip Allah'tan mafiret dileseler ve Resul de onlara mafiret dileseydi elbette Allah' Tevvab ve Rahim olarak bulacaklard. Hayr, Rabbine and olsun ki; aralarnda ekitikleri eyde seni hakem tayin edip sonra haklarnda verdiin hkmden dolay ilerinde bir sknt duymadan kendilerini tamamen teslim etmedike iman etmi olamazlar."[32]

Paragraf uzadka ayetler tek bir nefeste okunur. Aadaki ayetlerde ise paragraf ve nefes nesirde ksalr:

وَالشَّمْسِ وَضُحَاهَا (1) وَالْقَمَرِ إِذَا تَلاهَا (2) وَالنَّهَارِ إِذَا جَلاهَا (3) وَاللَّيْلِ إِذَا يَغْشَاهَا "And olsun gnee ve aydnla, ardndan gelmekte olan ay'a, onu aa kardnda gndze, rtp brdnde geceye"[33]

Her iki sredeki ayetlerde de paragraf paragraf nesir bulunduu halde birisi uzun bir nefesle okunmakta dieri ise ksa bir nefesle okunmaktadr. Bir de bakyorsunuz ayetler mrsel nesirin zirvesinde seyrediyor;

يَاأَيُّهَا الرَّسُولُ لا يَحْزُنْكَ الَّذِينَ يُسَارِعُونَ فِي الْكُفْرِ مِنْ الَّذِينَ قَالُوا آمَنَّا بِأَفْوَاهِهِمْ وَلَمْ تُؤْمِنْ قُلُوبُهُمْ وَمِنْ الَّذِينَ هَادُوا سَمَّاعُونَ لِلْكَذِبِ سَمَّاعُونَ لِقَوْمٍ آخَرِينَ لَمْ يَأْتُوكَ يُحَرِّفُونَ الْكَلِمَ مِنْ بَعْدِ مَوَاضِعِهِ يَقُولُونَ إِنْ أُوتِيتُمْ هَذَا فَخُذُوهُ وَإِنْ لَمْ تُؤْتَوْهُ فَاحْذَرُوا وَمَنْ يُرِدْ اللَّهُ فِتْنَتَهُ فَلَنْ تَمْلِكَ لَهُ مِنْ اللَّهِ شَيْئًا أُوْلَئِكَ الَّذِينَ لَمْ يُرِدْ اللَّهُ أَنْ يُطَهِّرَ قُلُوبَهُمْ لَهُمْ فِي الدُّنْيَا خِزْيٌ وَلَهُمْ فِي الآخِرَةِ عَذَابٌ عَظِيمٌ   "Ey Resul, azlaryla inandk dedikleri halde kalpleriyle inanmayanlardan, Yahudilerden, yalana kulak verenler ve sana gelmeyip baka bir kavmin szn dinleyenlerden kfre koanlar seni zmesin. Szlerin yerlerini deitirirler de; size bu verilirse aln, verilmezse kann derler. Allah kimin de fitneye dmesini isterse; onun iin senin Allaha kar hibir eye gcn yetmez. te onlar Allahn kalplerini temizlemek istemedii kimselerdir. Dnyada rsvalk onlaradr. Ve onlar iin ahirette byk bir azap vardr."[34]

Yine kafiyeli nesirin de zirvesindedir. Kur'an;

يَاأَيُّهَا الْمُدَّثِّرُ (1) قُمْ فَأَنذِرْ (2) وَرَبَّكَ فَكَبِّرْ (3) وَثِيَابَكَ فَطَهِّرْ (4) وَالرُّجْزَ فَاهْجُرْ (5) وَلا تَمْنُنْ تَسْتَكْثِرُ (6) وَلِرَبِّكَ فَاصْبِرْ     "Ey rtye brnen, kalk ve uyar. Rabbini de tekbir et. Elbiselerini temiz tut. Kt eylerdense sakn. ok grerek baa kakma. Rabbin iin sabret."[35]

Aadaki ayetlerde olduu gibi cmle iftlerinin birbiri ile uyumluluunu salamada Kur'an'n kendi slbunda yceldiini bulursun:

أَلْهَاكُمْ التَّكَاثُرُ (1) حَتَّى زُرْتُمْ الْمَقَابِرَ (2) كَلا سَوْفَ تَعْلَمُونَ (3) ثُمَّ كَلا سَوْفَ تَعْلَمُونَ (4) كَلا لَوْ تَعْلَمُونَ عِلْمَ الْيَقِينِ (5) لَتَرَوْنَ الْجَحِيمَ     "okluk ile bbrlenmeniz sizi ylesine oyalad ki; mezarlklar bile ziyaret ettiniz. Hayr, ilerde bileceksiniz. Hayr, ilerde bileceksiniz. Hayr, eer kesin bir bilgi ile bilseydiniz. And olsun ki cehennemi muhakkak greceksiniz."[36]

Aadaki ayetlerde ise cmle iftleniinin uzad grlmektedir:

قُتِلَ الإنْسَانُ مَا أَكْفَرَهُ (17) مِنْ أَيِّ شَيْءٍ خَلَقَهُ (18) مِنْ نُطْفَةٍ خَلَقَهُ فَقَدَّرَهُ (19) ثُمَّ السَّبِيلَ يَسَّرَهُ (20) ثُمَّ أَمَاتَهُ فَأَقْبَرَهُ (21) ثُمَّ إِذَا شَاءَ أَنْشَرَهُ (22) كَلا لَمَّا يَقْضِ مَا أَمَرَهُ (23) فَلْيَنْظُرْ الإنسَانُ إِلَى طَعَامِهِ (24) أَنَّا صَبَبْنَا الْمَاءَ صَبًّا (25) ثُمَّ شَقَقْنَا الأرْضَ شَقًّا (26) فَأَنْبَتْنَا فِيهَا حَبًّا (27) وَعِنَبًا وَقَضْبًا (28) وَزَيْتُونًا وَنَخْلاً (29) وَحَدَائِقَ غُلْبًا (30) وَفَاكِهَةً وَأَبًّا    "Kahrolas insan, ne kadar da nankrdr! Allah onu hangi eyden yaratt? Nutfeden onu yaratt, ona biim verdi. Sonra onun yolunu kolaylatrd. Sonra onu ldrd, kabre koydu. Sonra diledii zaman onu yeniden diriltir. Hayr, emrettiini yapmad. nsan yiyeceine baksn. Biz suyu dktke dktk. Sonra topra gzelce yararak orada taneler, zmler, yoncalar, zeytinler, hurmalar, iri ve sk aal baheler, meyveler ve ayrlar bitirdik."[37]

Belirli bir kafiye kullanmnda devam ederken bir de bakyorsunuz ki bir baka kafiye kullanmna dnm yapyor. Tpk u ayetlerde olduu gibi:

فَإِذَا نُقِرَ فِي النَّاقُورِ (8) فَذَلِكَ يَوْمَئِذٍ يَوْمٌ عَسِيرٌ (9) عَلَى الْكَافِرِينَ غَيْرُ يَسِيرٍ  "Sur'a flendiinde; ite o gn, zorlu bir gndr. Kfirler iin hi de kolay deildir."[38]

Bu ifadeleri kullanrken dorudan doruya hemen sonraki ayetlerde baka kafiyeye deiim yapyor:

ذَرْنِي وَمَنْ خَلَقْتُ وَحِيدًا (11) وَجَعَلْتُ لَهُ مَالاً مَمْدُودًا (12) وَبَنِينَ شُهُودًا (13) وَمَهَّدْتُ لَهُ تَمْهِيدًا (14) ثُمَّ يَطْمَعُ أَنْ أَزِيدَ (15) كَلا إِنَّهُ كَانَ لآيَاتِنَا عَنِيدًا (16) سَأُرْهِقُهُ صَعُودًا    "Brak beni ve yarattklarm tek bana. Kendisine bol bol mal verdiimi, grlen oullar verdiimi ve onun iin yaydka yaydm. Sonra daha da artrmam umar o. Hayr; nk o, ayetlerimize kar bir inat kesildi. Ben onu sarp bir yokua sardracam."[39]

Bu kafiyelerin kullanld ayetlerden sonra dorudan doruya baka kafiyelerin kullanld ayetlere gei yapyor:

إِنَّهُ فَكَّرَ وَقَدَّرَ (18) فَقُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ (19) ثُمَّ قُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ (20) ثُمَّ نَظَرَ (21) ثُمَّ عَبَسَ وَبَسَرَ (22) ثُمَّ أَدْبَرَ وَاسْتَكْبَرَ (23) فَقَالَ إِنْ هَذَا إِلا سِحْرٌ يُؤْثَرُ     "Dorusu o, dnd ve lp biti. Can kas nasl da lp biti. Sonra bakt. Sonra kalarn att, suratn ast. Sonra da srt evirip byklk taslad."[40]

te, bylece Kur'an ayetlerinin tamam dikkatlice incelendiinde her eidiyle ne Arap iiri ve nesirinde kullanlan slba ne Araplarn kulland szlerden herhangi bir sze ne de herhangi bir beerin szne hibir ekilde benzemedii ve onlarla uzaktan yakndan ilgisi olmad grlr.

Daha sonra Kur'an'n ak kuvvetli ve gzel slbunun birok manalar ifade etme keyfiyeti asndan en ince tasvir ile ifade ettiini grebilirsin. u ayetlerde olduu gibi manann ok ince olduunu hissedersin:

إِنَّ لِلْمُتَّقِينَ مَفَازًا (31) حَدَائِقَ وَأَعْنَابًا (32) وَكَوَاعِبَ أَتْرَابًا (33) وَكَأْسًا دِهَاقًا  "phesiz ki muttakiler iin kurtulu vardr. Baheler ve balar. Gsleri tomurcuklanm kzlar. Ve dolu kseler."[41]

Dikkat edildiinde ayetlerin ince lafzlardan ve yumuak cmlelerden meydana geldii grlr. Bunun yannda ayn sre ierisinde geen u ayetlerde kullanlan lafzlarn ve cmlelerin sert ve kaln ifadelerden meydana geldii grlmektedir:

إِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتْ مِرْصَادًا (21) لِلْطَّاغِينَ مَآبًا (22) لابِثِينَ فِيهَا أَحْقَابًا (23) لا يَذُوقُونَ فِيهَا بَرْدًا وَلا شَرَابًا (24) إِلا حَمِيمًا وَغَسَّاقًا (25) جَزَاءً وِفَاقًا    "phesiz ki cehennem, bir gzetleme yeridir. Azgnlar iin varlacak bir yer. alar boyunca orada kalacaklardr. Orada serinlik ve iecek tadamayacaklardr. Sade kaynar bir su ve bir de irinden baka."[42]

Yine aadaki ayetlerde olduu gibi sevgi dolu ifadelerin sevgi dolu lafzlarla ifade edildiine ahit olunur:

وَرَفَعَ أَبَوَيْهِ عَلَى الْعَرْشِ وَخَرُّوا لَهُ سُجَّدًا    "Ana-babasn tahtn zerine karp oturttu. Hepsi onun iin secdeye kapandlar."[43]

u ayetlerde olduu zere, irkin olan manaya ynelik bir anlam ancak uygun bir lafzn kullanm ile mmkn olabilmektedir:

أَلَكُمْ الذَّكَرُ وَلَهُ الآنثَى (21) تِلْكَ إِذًا قِسْمَةٌ ضِيزَى     "Demek erkekler sizin, diiler O'nun mu? yleyse bu insafsz bir paylama."[44]

وَاغْضُضْ مِنْ صَوْتِكَ إِنَّ أَنكَرَ الأصْوَاتِ لَصَوْتُ الْحَمِيرِ    "Sesini ks. phesiz ki seslerin en irkini eeklerin sesidir."[45]

Bu manalar aktarrken, belirtilen manalar ifade edecek kelimeleri seiyordu.  Bylece seilen kelimeler, manalar tasavvur eden ve idrak eden kiide adeta bir zil sesi gibi iini hareketlendiren ses ve tona sahip kelimeler haline geliyordu. Bu nedenle bu anlamlardaki derinlii ve ifadedeki belaat idrak eden dinleyici bu durum karsnda huu ile eiliyordu. Hatta kfrnde inat etmelerine ramen Arap belaat ustalarndan ve dnrlerinden bazlar bu ifadeler karsnda secdeye kapanacak olmulardr.

Sonra yine Kur'an'n lafzlarn ve cmlelerini dikkatlice inceleyen kimse harflerin yerletirilmesinde, harflerin k mahrelerinde bir kelimede veya cmlede mahre yaknlnn varln ve bu uyumun salad ses gzelliini gzlemler. nk harfler arasnda mahre yaknl olmazsa yani mahreler birbirinden uzak olursa, harfler ve cmleler arasndaki gei zorlar. Ayn zamanda mzikte gerekli tekrarlarda olduu gibi tekrarlarnda kulaa ho gelen hafif bir mahreten kan ho bir harf kullanlmtr. Bu nedenle; كالباعق المتدفق kelimesi yerine كصيب kelimesini ve الهعخع kelimesi yerine سندس خضر kelimelerini kullanyor.  Mahreleri birbirinden uzak harflerin meydana getirdikleri bir kelime ile uygun bir mana ifade edilebiliyor, baka bir manaya da yol amyorsa ضيزى kelimesinde olduu gibi uygun olan kelime kullanlmaktadr. Zira    ظالمة ve جائرة kelimeleri ضيزى kelimesi ile ayn manalar ifade ettii halde ضيزى kelimesi kullanlmtr.

Kelimelerin kullanmnda bu incelikle beraber, baz ayetlerde baz harflerin tekrar tekrar kullanldn grmek mmkndr. rnein; Ayete'l Krsi'deki lam harfi yirmi defa tekrarlanmasna ramen bu tekrar kulakta ho bir etki brakmakta hatta ve hatta dinleyenin dikkatini ekmekte ve dinleme isteini artrmaktadr.

te, bylece Kur'an'n zel bir tarza sahip olduunu, her anlamn, kendine uygun olan lafzlarla indiini, evresindeki lafzlarla ve beraberindeki anlamlarla uyum halinde olduunu grebilirsin. Bu zellikte hibir ayette farkllk gremezsin. Kur'an'n hibir beerin szne benzememesi ve hibir beerin sznn de Kur'an'n szne benzememesinden dolay zel bir tarza sahip olan Kur'an'n slbundaki mucize olu gayet aktr.

Yine indirilen manalara uygun lafzlarn ve cmlelerin kullanlmas asndan olsun, belaatn ve manalarndaki derinlii idrak edebilenlerin kulaklarnda yanklanan lafzlar karsnda Kur'an'n nnde boyun eip adeta secdeye kapanr gibi olanlar asndan olsun, ister manalarndaki derinlii ve belaatn idrak edemeyip ancak onun lafzlarndaki uyumun, inceliin karsnda Kur'an'n esiri olan, ister istemez dinleyenin kendisine boyun emesi asndan olsun, Kurann mucize oluu aktr. Bu nedenle Kur'an mucizedir ve mucizevi zellii Kyamete kadar da devam edecektir.


[1] Yusuf: 2

[2] Fussilet: 3

[3] Zmer:28

[4] ura: 7

[5] Zuhruf: 3

[6] Ra'd: 37

[7] Bakara: 23

[8] Yunus: 38

[9] Hud: 13

[10] sra: 88

[11] Sebe: 28

[12] Yunus: 38

[13] sra: 88

[14] Zmer: 67

[15] M'min: 16

[16] Enfal: 58

[17] Hacc: 1,2

[18] Fussilet: 26

[19] nsan; 17,18

[20] Nebe; 21,23

[21] Necm: 22

[22] Lokman: 19

[23] Hicr; 2,3

[24] Hacc; 8,9

[25] Hacc; 19,22

[26] Hacc -73

[27] Maide: 110

[28] Hakka; 41,42

[29] Tevbe: 14

[30] l-i mrn-92

[31] Tark-1,7

[32] Nisa; 64,65

[33] ems; 1,4

[34] Maide-41

[35] Mddessir; 1,7

[36] Tekasr; 1-6

[37] Abese; 17-31

[38] Mddessir-8,10

[39] Mddessir; 11,17

[40] Mddessir; 18,24

[41] Nebe; 31,34

[42] Nebe; 21,26

[43] Yusuf-100

[44] Necm; 21,22

[45] Lokman-19