RA VEYA SLM'DA GR ALMAK


ra veya gr almak, ya halife tarafndan veya bakan, lider, komutan, sorumlu gibi herhangi bir yetki sahibi kimse tarafndan gerekletirilir. nk bunlarn hepsi emir konumundadrlar. ra, kar-koca arasnda da olur. Allahu Tela yle buyurmaktadr:

فَإِنْ أَرَادَا فِصَالاً عَنْ تَرَاضٍ مِنْهُمَا وَتَشَاوُرٍ    "Ana baba aralarnda danarak ve anlaarak stten kesmek isterlerse"[1]

ster devlet bakan olsun, ister komutan olsun veya bunlarn dnda yetki sahibi bir kimse olsun, onun iin gr ortaya koymak gerekli bir itir. nk o bir nevi nasihattr. Mslmanlarn imamlarna ve geneline insanlara aklanan meru bir itir.

Ancak devlet bakan veya emir veya bakan gibi yetki sahibi bir kimsenin insanlarn grlerine mracaat etmesi konusu; zellikle demokratik mefhumlar Mslmanlarn akln eldikten ve aralarnda yayldktan sonra dikkatle incelenmesi gereken karmakark bir konu haline geldi. "Rey/gr" tabiri, slm'da "ra" ve "mavere" eklinde kullanlan kelimelerin yerini ald.

Mslmanlarn ve Mslman olmayanlarn grlerini aklamalar, ortaya koymalar caizdir. nk Resul Sallallahu Aleyhi Vesellem "Hlfu'l fudul" olaynda ortaya konulan gr ikrar ederek yle demitir:

ولو دعيت به لأجبت وما أحب أن أخيس به, وأن لي به حمر النعم   "slm geldikten sonra bile arlsaydm ona icabet ederdim. Bu hilfe/ittifaka katlmak benim iin krmz tyllerden daha hayrldr."[2]

Oysa "Hlfu'l fudul" olaynda ortaya atlan gr mrik kimselerin gryd.

Ancak, gre bavurmak sadece Mslmanlarn hakkdr. Yani ura/danmak yalnzca Mslmanlarn hakkdr. nk Allahu Tela Resulne yle hitap etmektedir:

وَشَاوِرْهُمْ فِي الأمْرِ " hususunda onlara dan."[3] Yani Mslmanlara dan.

وَأَمْرُهُمْ شُورَى بَيْنَهُمْ   "Onlarn ileri aralarnda ura/danma iledir."[4] nk birinci ayet yle diyor:

فَبِمَا رَحْمَةٍ مِنْ اللَّهِ لِنْتَ لَهُمْ وَلَوْ كُنْتَ فَظًّا غَلِيظَ الْقَلْبِ لانْفَضُّوا مِنْ حَوْلِكَ فَاعْفُ عَنْهُمْ وَاسْتَغْفِرْ لَهُمْ وَشَاوِرْهُمْ فِي الأمْرِ    "Allahn rahmetinden dolay sen, onlara yumuak davrandn. Eer kaba ve kat kalpli olsaydn, phesiz etrafndan dalr giderlerdi. Onlar affet onlara mafiret dile. hakknda onlara dan."[5]

Bunlarn tamam ancak Resul ile Mslmanlar arasnda olan ilerle ilgilidir. kinci ayet ise yle demektedir:

 وَالَّذِينَ اسْتَجَابُوا لِرَبِّهِمْ وَأَقَامُوا الصَّلاةَ وَأَمْرُهُمْ شُورَى بَيْنَهُمْ   "Rablerinin arsna cevap verenler ve namaz klanlar iin daha iyi ve daha sreklidir. Onlarn ileri aralarnda danma iledir."[6]

Bu ayetlerde anlatlan vasflar ancak Mslmanlara ait niteliklerdir. Bu nedenle ra yalnzca Mslmanlar arasnda gerekleen bir olaydr.

ra, Kur'an- Kerim'de, hadisi eriflerde ve Mslmanlarn szlerinde mehur ve bilinen bir eydir.

Ebu Hreyre Radyallahu Anhum'dan yle dedii rivayet edilmitir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem'den daha fazla arkadalar ile gr alveriinde bulunan kimseyi grmedim."[7]

 Hasan Radyallahu Anhum'dan yle dedii rivayet edilmitir: "Mavere yapan her kavim ilerinin en dorusuna ular." 

Bylece gr almak, istiare yapmak veya ra demektir ki bu Kuran ve Hadisin nass ile sabittir. Ancak biroklarnn bilemedii, vakf olmad bir husus var:

Hangi konular hakknda ra veya istiare yaplr? Yani hangi konu hakknda gr alnr ve bu grn hkm nedir? Doru veya yanl olup olmadna baklmakszn ounluun grn almak gerekir mi? Yoksa ounluun, aznln veya tek kiinin gr olup olmadna bakmadan yalnzca doru olan gr almak m gerekir?

Bu sorulara cevap verebilmek iin gr alma olaynn mahiyetini anlamak lazmdr. Yani gr alnmak istenen olay nedir?

Gr almakla ilgili tafsili er delilleri anlamak ve bu delilleri gr alma ile ilgili olaya terii olarak tatbik etmek gerekir.

Ancak evremizde gr alma olay ile kar karya geleceimiz konular drt noktann dna kamaz. Dnyadaki btn grler aada sralanan drt grten biri ya da bu grlerden bir paradr veya bu grlerin kapsam altna girer. Bu drt gr unlardr:

1. Gr er bir hkm yani terii bir gr olur.

2. Herhangi bir ii/eyi tarif eden bir gr olur. Ya er hkmn ne demek olduunun tarifi gibi er bir tarif olur ya da akln, toplumun ve bunlara benzer bir eyin tarifi gibi vakay tarif eden bir gr olur.

3. Bir konudaki dnceye delalet eden bir gr olur veya uzman kimselerin kavrayabilecei teknik bir ile alakal dnce hakknda bir gr olur.

4. Yerine getirilmesi gereken amellerden birine iaret eden bir gr olur.

Dnyadaki grlerin vakas ite budur. ra acaba bu grlerin tamamnn kapsamna giriyor mu yoksa bir ksmnn kapsamna m giriyor? Bu grler iinden doru veya yanl olup olmadna baklmakszn sadece ounluun grne uygun olan gr m tercih edilir yoksa ounlua baklmakszn doru olan gr m tercih edilir?

Bu sorulara cevap verebilmek iin nce Kuranda ve Hadislerde konu ile ilgili delilleri sunmamz sonra da bu delilleri bu grler zerine tatbik etmemiz gerekir.

Kur'an- Kerim'deki nasslara baktmz zaman rann btn grleri kapsamna aldna iaret ettiini grrz. nk ayette Allahu Tela yle buyurmaktadr:

وَأَمْرُهُمْ شُورَى بَيْنَهُمْ "Onlarn ileri aralarnda ura iledir."[8]

 وَشَاوِرْهُمْ فِي الأمْرِ   " hususunda onlara dan."[9]

Buradaki ifade geneldir.  أَمْرُهُمْ"Onlarn ileri" ifadesi Mslmanlarn ileri anlamna gelmektedir. Ki bu her ite geneldir. الأَمر El-Emru kelimesinin bandaki ال taks cins iindir. Yani iin cinsi demektir. Tahsis edici herhangi bir delil olmadka bu ifadelerdeki umumilik/genellik devam eder. Buradaki ayette bir eyde ray tahsis eden bir delil gemedii iin ayet, her gr hakknda genel olarak kalr.

Fakat ra yolu ile alnan bir grn balayc olup olmad konusunda yani alnan grn doru olup olmadna baklmakszn ounluun grnn tercih edilmesi veya ounlua bakmadan doru olan grn tercih edilmesi durumunda alnan grn balayc olup olmad konusuna gelince;

Baz nasslar ounluun grn alp kendi grn brakmann gerektiine delalet ederken bir ksm deliller ise ounluun grnn balayc olmadna delalet etmekte ve yetkili olan kimsenin hak/doru olarak grd gr ounlua bakmadan uygulamaya koyabileceine delalet etmektedir.

Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem Ebu Bekir ve mere yle diyor:

لَوِ اجْتَمَعْتُمَا فِي مَشُورَةٍ مَا خَالَفْتُكُمَا  "Bir konu hakkndaki meverette ittifak ettiinizde ben size muhalefet etmem."[10]

Uhud'da ounluun grn kabul ediyordu. Zira Allahu Tela Resulne yle diyordu: وَشَاوِرْهُمْ فِي الأمْرِ فَإِذَا عَزَمْتَ فَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ   " hakknda onlara dan, fakat karar verdin mi Subheneh ve Tealaya tevekkl et."[11]

imdi ne zaman ounluun grnn balayc olduunu ne zaman da balayc olmadn renebilmemiz iin nce konu ile ilgili olarak Kur'an'da ve Snnette geen nasslar sunmamz sonra da bu nasslar dnyada var olan grler zerine uygulamamz gerekir.

Konu ile ilgili olarak Kur'an'da yalnzca iki ayet vardr. Bunlardan biri u ayettir:

 وَشَاوِرْهُمْ فِي الأمْرِ    " hususunda onlara dan."[12]

Bu ayet, Mslmanlarn grlerini alma hususunda Allah Subhaneh ve Teala'dan Resulne bir emirdir. Ancak Allahu Tela ayn ayette geen: فَإِذَا عَزَمْتَ فَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ "Karar verdin mi Allaha tevekkl et " ifadesi ile konuyu tamamlayarak, gr seim hakkn Resule vermektedir. Yani radan sonra bir ey zerinde bir grte karara vardn zaman seni en doru olana irad eden iin uygulanmas hakknda Allah Subheneh ve Tealaya tevekkl et. Ayette Allahu Tela; "Karar verdiiniz zaman"  demiyor "karar verdiin zaman" diyerek son sz Allah Subheneh ve Tealann Resulne brakmaktadr.

kinci ayet ise; وَأَمْرُهُمْ شُورَى بَيْنَهُمْ   "Onlarn ileri aralarnda ra iledir."[13]

Bu ayette ise Allahu Tela bir konu hakknda birbirlerine danmadan ferdi grleri ile hareket etmedikleri iin Mslmanlar vmektedir. Her ne kadar ayet Mslmanlar raya tevik ediyorsa da ifade mcmeldir. Bunun iin bu mcmeli tafsil eden Resuln fiillerini ve szlerini bilmemiz yani Snnete bavurmamz gerekir.

Resul Sallallahu Aleyhi Vesellem'in szlerine ve fiillerine bavurduumuz zaman onun Ebu Bekir ve mere yle dediini grrz:

 لَوِ اجْتَمَعْتُمَا فِي مَشُورَةٍ مَا خَالَفْتُكُمَا   "Bir konu hakkndaki meverette ittifak ettiinizde ben size muhalefet etmem."[14]

Hadis, Ebu Bekir ve mer'in bir meverette ittifak ettikleri zaman Nebi Sallallahu Aleyhi Vesellem'in onlara muhalefet etmeyeceini ve onlarn grlerini kabul edeceini gstermektedir. Bylece burada Resul Sallallahu Aleyhi Vesellem, onlar iki kii kendisi de tek olduu zaman ounluun grne muhalefet edilmeyeceini aklam olmaktadr.

Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem'in Uhud savanda Mslmanlardan ve slama destek verenlerden gr sahiplerini topladn ve onlarn mavere yaptn grmekteyiz. Nebi Sallallahu Aleyhi Vesellem, Kurey'i ehrin dnda brakarak Medine'yi ierden savunma grnde idi. Mnafklarn ba Abdullah b. bey b. Sell'n gr de buydu. Bu gr ayn zamanda sahabenin byklerinin de gryd. Bedir savanda bulunmayan heyecanl ve ateli birok gencin gr ise Medine'nin dnda dmanla karlamakt. Genlerin oluturduu grubun grn benimseyenler ounlukta olunca Resul Sallallahu Aleyhi Vesellem kendi grn ve sahabenin byklerinin grn terk ederek ounluun grne uydu. Bu olay Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem'in ounluun grn kabul ettiine, kendi grn ve sahabenin byklerinin grlerini terk ederek ounluun gr ile amel ettiine delalet eder. Hatta insanlar; biz Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem'i zorladk bunu yapmak bizim iin doru deil diyerek yaptklarndan piman olup Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem'e geldiler ona: "Seni zorladk bunu yapmak bize yakmaz. Eer istersen Medine'de kal" dediler. Fakat Sallallahu Aleyhi Vesellem onlarn kendi grne ve sahabenin ileri gelenlerinin grne dnmesi ynndeki isteklerini geri evirerek ounluun grnde srar etti.

Bunun yannda ise Resul Sallallahu Aleyhi Vesellem'in Bedir'de doru olan gr kabul ettiini grmekteyiz. Doru bulduunda bir kiinin grn almakla yetindi.

Nitekim Resul Sallallahu Aleyhi Vesellem ve beraberindeki Mslmanlar Bedir suyundan uzak bir yere indiklerinde, Habbab b. Mnzir bu konaklama yerinden honut olmayarak Resule: "Ey Allahn Resul. Bu yer, bir adm teye veya bir adm geriye hareket edemeyeceimiz Allahn seni indirdii bir yer midir? Yoksa sava ve hile trnden bir gr mdr?" deyince Allahn Resul;  بل هو الرأي, والحرب, والمكيدة "Hayr bu harp ve hile trnden bir grtr." dedi. Bunun zerine Habbab; "Ya Resulullah buras konaklamaya uygun yer deildir." dedi ve sonra da kuyularn bulunduu yeri iaret etti. Bunun zerine Resul ve beraberindekiler oradan kalkp Habbab'n gsterdii yerde konaklayarak Habbab'n grne uydular."[15]                                  

Bu Hadiste Resul kendi grn terk etti. Cemaatn grne de mracaat etmeden doru olan gre tabi oldu. Resul Sallallahu Aleyhi Vesellem, kendisinin de belirttii zere, harp ve hile trnden bir konuda yalnzca bir kiinin grn almakla yetindi.

Hudeybiye Gazvesinde ise Resuln yalnzca kendi grnde srar ederek Ebu Bekir ve mer'in grn tamamen geri evirdiini grmekteyiz. Hatta btn Mslmanlarn grn reddederek onlarn fkelenmelerine, kzmalarna ramen onlar srarla kendi grne balanmaya zorlamtr. Ve onlara yle demiti;

إِنِّي رَسُولُ اللَّهِ وَلَسْتُ أَعْصِيهِ وَهُوَ نَاصِرِي    "Muhakkak ki ben Allahn kulu ve rasulym kesinlikle onun emrine isyan etmem. O, benim yardmcmdr."[16]

Bu drt Hadisi dikkatlice incelediimiz zaman unlar grmekteyiz:

a. Resul Sallallahu Aleyhi Vesellem, tek bana kendi grne sarlp, btn grleri bir tarafa atyor.

b. Doru olan gre dnerek bir kiiye ait olan doru gr alyor, kendi grn terk ediyor ve cemaatin grne de bakmyor.

c. ounluun grnn yannda yer alarak, ounluun grne mracaat edileceine ve muhalefet edilmeyeceine iaret ediyor.

Bu Hadislerin tamamn ve Hadislerin gerekletii olaylar dikkatlice incelediimiz zaman unlar grrz;

- Resuln Hudeybiye'de er delile yani vahye balandn, 

- Bedir'de doru olan gre balandn,

- Uhud'da da ounluun grne balandn,

- Ebu Bekir ve mer'e muhalefet etmediini.

Bu durumda Resuln fiili ve szleri eye iaret etmektedir:

1. Delil getiren kimsenin kuvvetli delile balanmas insanlara bakmamas,

2. ounlua bakmadan bilakis mutlak olarak ounlua itibar etmeden doru olana balanmas,

3. Doru olup olmadna bakmadan ounluun grne balanmas.

Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem'in fiillerinden ve sznden istinbat edilen bu hkm dnyada var olan grlere uyguladmz zaman u hususlar grrz.

1. er hkm yalnzca delilin kuvvetine gre tercih edilir. nk Resul Sallallahu Aleyhi Vesellem Vahiy indii zaman vahyi tercih etmi ve onun dndakileri kesinlikle reddetmitir. Bu nedenle yle demitir:

 إِنِّي رَسُولُ اللَّهِ وَلَسْتُ أَعْصِيهِ وَهُوَ نَاصِرِي  "Muhakkak ki ben Allahn kulu ve Resulym, kesinlikle onun emrine isyan etmem. O, benim yardmcmdr."[17]

 er deliller; Kitap, Snnet ve Kitap ve Snnettin delil olduuna delalet ettii delillerdir. nk Allah Subhaneh ve Tealadan gelen emir ve yasaklara uyan odur.

 Delilin kuvveti, insanlarn stlahlarna veya anlaylarna gre deerlendirilemez. Delilin kuvveti, delil getirme yn yalnzca onun anlayna gre olsa veya yalnzca ona ait stlah olsa bile, phett delil/delil phesine dayal olduu srece yalnzca delil getiren kimse nezdinde ortaya kar. nk insanlar nezdinde delilin kuvveti, onlarn er delile bak farkllklarna, lgat ve er adan delilden anlay keyfiyetine gre farkl olur. Yoksa delilin kuvvetli olmas yalnzca Hadisin kuvvetli olmas demek deildir. Bilakis delilin kuvvetli olmas ister Kitaptan olsun ister Snnetten olsun, rivayet, dirayet ve anlay durumlarna gre deerlendirilir. Bu husus Mslmanlarn ihtilaf etmedikleri bir konudur.

 2. Bir konuda bir dnceye delalet eden grte, dorudan yana olan tercih edilir. Kalknma meselesinde olduu gibi. Kalknma, fikri ykselme ile mi olur yoksa ekonomik ykselme ile mi olur? Veya devletleraras durum u anda falan devletten yana mdr yoksa falan devletten yana mdr? durum ve devletleraras durum yalnzca siyasi amelleri yapmak veya siyasi amellerle birlikte askeri amelleri yapmak iin uygun mudur deil midir? te, bu gibi sorularn tamamnda doru olan gre mracaat edilir. nk tr ne olursa olsun bunlarn tamam Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem'in; بل هو الرأي, والحرب, والمكيدة  "Bilakis o, harp ve hile cinsinden bir grtr." sznn kapsamna giren konulardr. Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem'in Bedir'de Habbab b. Mnzir'in grn kabul edip ona uyduu gibi her trl teknik konuda da doru olan gre bavurulur ve kabul edilir. nk Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem bu yer hakknda tecrbeli olduu iin Habbab b. Mnzir'in grn kabul etti. Bu nedenle teknik konularda doru olan gr geerlidir.

3. ounluun grne gre hareket etmeyi gerektiren durumlarda ounluun gr geerlidir. nk Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem Uhud savanda, Medine'nin dnda dmanla karlamann hatal, ehri ierden savunmann daha doru olduu grnde olmasna ramen ounluun grne uyarak Medine'nin dnda dmanla karlat. Ayn zamanda sahabelerin ileri gelenlerinin gr de Medine'nin iinde kalarak savunma yapmak oluu halde Allah Subheneh ve Tealann Resul, onlarn grne de uymayp ounluun grne uymutur. Resuln bu hareketi, Ebu Bekir ve mer'e syledii; لَوِ اجْتَمَعْتُمَا فِي مَشُورَةٍ مَا خَالَفْتُكُمَا "ikiniz bir meverede ittifak ettiiniz zaman ben size muhalefet etmem." hadisini de aklamaktadr. Yani Uhud'da olduu gibi bir ameli yerine getirmekle, bir ii yapmakla ilgili her grte ounluun grne mracaat edilir.  Bir bakan seimi veya valinin azledilmesi veya bir projeyi kabul etmek ve buna benzer bir ameli yerine getirmeye irad eden konularda ounluun gr tercih edilir. Dolaysyla bylesi durumlarda grn doru olup olmadna baklmadan ounluun grn almak gerekir ve ounluun gr de balaycdr.

Bu delillerin dnyada var olan grler zerine tatbik edildiinde balayc olan grn yani ounluun grnn tercih edilecei durumun, Uhud'da gerekleen gr cinsinden bir grn bulunmas durumunda geerli olaca anlalr. Ki bu gr; bir hareketi, ameli yerine getirmeye irad eden grtr. Bu tr bir grn dndaki grlerde ounluun grne uyulmaz ve balayc da deildir.

Buna gre ounluun grnn balayc olduu ve tercih edilecei durumun dnyada var olan grler ierisinde yalnzca bir tr grle snrl olduu, bu tr grn de yerine getirilmesi istenen bir amelin aratrlmas esnasnda ounluun grne uymakla snrl olduu grlmektedir. Yine uygulamadan anlalaca zere er hkme, bir dnceye veya teknik bir ie gtren grlerden hibirinde ounluun grne baklmaz. Bu tr durumlarda ancak er hkme, delilin kuvvetine ve bir fikre veya teknik bir ie gtren bir grte yani gr, harp ve hile trnden bir ite yalnzca doru olan gre baklr.

Bylece tarif, balayc olmayan, yani ounluun grne uyulmayan gr olmaktadr. nk Uhud olayna uymamaktadr. Mesele, bir fikre delalet eden gre uygun tarifi yapmaktr. Tarif edebilmek iin er hkmn ne olduunu, tarifini yapabilmek iin akln ne olduunu aratrmak,  bir eyin vakasn bilebilmek yani gereini bilebilmek iin aratrmak demektir. Vakaya uygun olduu srece elde edilen bu sonu tercih edilir. Bu nedenle tarifte doru olan taraf tercih edilir. Tarifle ilgili konularda er delil aratrlmaz. ounluun grne de nem verilmez. Burada er bir tarif ile er olmayan herhangi bir eyin tarif edilmesi arasnda fark yoktur. Tarif, kendisi ile alakal her eyi bnyesinde toplad ve alakas olmayan her eyi de bnyesinden kard zaman, bu tarif dier btn tariflere tercih edilir. Yani doru olan tarif tercih edilir. nk tarif olunan vakaya uygun olan da budur. Bu vakay gerek bir ekilde niteleyen niteleyicidir o.

ra hakknda slm'n hkm budur. Bu husus Kur'an'n nasslarnda, hadiste ve Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem'in amellerinde aka grlmektedir. Ancak dikkat edildiinde, insan bir ii yerine getirmeye ynlendiren grlerle, bir ey hakknda hkm koymaya yani dnceye gtren grler arasnda ayrm yapma ileminde vakadaki grler arasnda karklk olduu gzlemlenmektedir. Ayn kargaa dnyada var olan grlere, er delillerin tatbik edilmesi esnasnda da grlmektedir. Bedir ve Uhud olaylar arasndaki farkta olduu gibi.

Dnyada var olan grler incelendii zaman, bir ii yerine getirmeye sevk eden grle, bir dnceye yani bir ey hakknda hkm koymaya gtren grler arasnda fark yoktur denilebilir. Dolaysyla byle bir farkn varl da nereden kt? diye bir soru sorulabilir. Byle bir soruya u cevap verilir:

Gerekten her iki olay arasnda ok ince bir fark vardr. Bir fikre/dnceye gtren grte, ie baklmakszn yalnzca konu aratrlr. Dolaysyla aratrma sahas i deil, konunun ieriidir. Bir konunun aratrlmasndan kast ise, yaplmas gereken ie bakmadan aratrlan konu hakknda bir fikre ulamaktr.

rnein Ebu Bekir Radyallahu Anhu zamanndaki riddet harplerini Ebu Bekir, tebadan bir grubun er hkmlerin uygulanmasna kar gelmeleri eklinde incelerken, ayn konuyu mer; gl bir grubun devlete kar am olduu bir sava olarak deerlendiriyor ve bunlarla yaplacak savaa devletin gcnn yetmeyecei eklinde dnyordu. Bu nedenle Ebu Bekir: "Allaha yemin olsun ki Allahn Resulne verdikleri bir devenin yularn dahi bana vermekten saknrlarsa onlarla savarm." diyordu Bu konu mer'de de netleince kendi grnden vazgeerek doru gr olan Ebu Bekir'in grne uydu. nk olay byk bir grubun devlete meydan okumas deil yalnzca tebadan bir grubun kar kmas meselesiydi. Dolaysyla aratrma Uhud'da olduu gibi savaa kp kmamak gibi bir mesele zerinde yaplmamaktayd. Aratrma, Resuln Sallallahu Aleyhi Vesellem vefatndan sonra bedevilerin zektlarn vermekten kanmalar ve devlete kar meydan okumalar nedeniyle bir er hkmn uygulanmasna bir grubun kar kmas mdr yoksa byk bir grubun devlete meydan okumas mdr? konusunda yaplmaktayd. Gerekte aratrlan mesele buydu. Bu nedenle aratrma bir fikre gtren bir konu zerinde yaplm ve doru olan gre balanlmtr. Ki bu doru gr de, vatandalardan bir grubun bir er hkmn uygulanmasna kar ktklarn gsteren Ebu Bekir'in grdr.

rnein, Muaviye'nin, Efendimiz Ali Radyallahu Anhu ile kendisi arasnda Kur'an'n hakemliini istediini gsteren Mushaflarn kaldrlmas olaynda da byle bir durum sz konusudur. Yani Mushaflarn kaldrlmas gerekten Kur'an'n hakemliine mracaat etmek iin yaplan bir hareket midir yoksa Muaviye'nin Efendimiz Ali'ye kar kulland bir tuzak mdr? Ali Radyallahu Anhu bunun bir tuzak olduunu anlarken, onunla beraber olanlarn birou Kur'an'n hakemliine bavurma olarak anlamlardr. Mushafn kaldrlmasndaki olayda, gerek amaca ulaabilmek iin bu konu aratrlr ve bu aratrma konu hakknda insan bir fikre gtrr. Dolaysyla da bu olayn, Efendimiz Ali Radyallahu Anha'ya kar kullanlan bir hile olduunu gsteren doru gre balanlr.

- Yneticilerin saysnn fazla olmas devleti glendirir mi yoksa zayflatr m? Bir baka ifade ile yneticilerin says az olduu zaman m devlet gl olur yoksa yneticilerin saysnn azalmas, devletin de gsz olmasna, ok olmas ise gl olmasna m neden olur?

- Demokratik sistemdeki bakanlar kurulu yelerinin saysnn azlyla m sistem zayflar yoksa okluuyla m?

- slm nizamnda, halifenin yardmclar azaldnda m devlet gl olur yoksa yardmclarn saysnn okluu devleti zayflatr m? Gereine ulaabilmek iin bu konu aratrlr. Bu aratrma aratrclar bir fikre gtrr ve doru olan gre balanlr. Bylesi bir konuda doru olan gr ise, yneticilerin saysnn oalmas ile devletin zayflad azaldnda ise devletin glendiini ifade eden grtr.

Bir fikre gtren grle ilgili olarak rnek, ite bunlardr. Bu rneklerden de aka grlecei zere aratrma sahas i deil konunun ieriidir. Her ne kadar varlan fikir, sonunda bir ameli gerektirse de aratrma asla i zerinde younlamam bilakis bir amelin yerine getirilip getirilmeyeceini veya aratrlan konu ile varlan fikrin gerektirdii ynde yerine getirilmesini akla kavuturan bir fikir zerinde younlamtr. Aratrma, bir konuda bir gre yani bir fikre ulamak iin yaplmaktadr.

Aratrma ile elde edilen bu gr dorudan doruya amele gtrmez, ancak bir fikre gtrr. Elde edilen fikir bazen bir iin yerine getirilmesini gerektirebilecei gibi bazen de gerektirmeyebilir. Bundan dolay o bir fikre gtren bir gr olur.

Ancak bir ie gtren gre gelince; Burada iin gerektirdii konuya baklmakszn amelin yerine getirilmesi aratrlr. Bu durumda ise aratrma sahas konu deil ameli yerine getirmek olur. Aratrmada kastedilen ise; bir ii yerine getirip getirmemek veya belli bir nitelie gre yerine getirmektir. Yoksa aratrmadan maksat bir konuyu aratrmak deildir. rnein;

- Bir halife semek ve ona biat etmek istenildii zaman, hilafet farz mdr yoksa deil midir? gibi bir konu aratrlmaz. Veya halife mi seilsin yoksa Cumhurbakan m seilsin? gibi bir konu da aratrlmaz. Ancak falan kii mi seilip ona biat edilsin yoksa falan kii mi seilip ona biat edilsin? sorusuna cevap aranr.

- Devletin bor almas olay aratrldnda bor almak caiz midir yoksa caiz deil midir? gibi bir sorunun cevab aratrlmaz. Byle bir durumda bor alnsn m alnmasn m? sorusuna cevap aranr.

- Bir yere yol ama meselesi aratrldnda, almak istenen yolun yerini dolduracak bir yolun bulunmasndan dolay yeni bir yol amak caiz midir yoksa deil midir? gibi bir mesele aratrlmaz. Sadece bu yol alsn m almasn m? konusu aratrlr.

Yani yerine getirilip getirilmeme asndan amelin kendisi aratrlr. Amelin gerektirdii konu aratrlmaz. Dolaysyla, aratrma konusunu ve sahasn bir fikre gtren gr oluturmamaktadr. Aratrma, bir ii yerine getirme hususunda yaplmaktadr. Bu nedenle aratrma bir amele gtren gr zerinde olup, gr dorudan doruya zerinde durulan iin yerine getirilmesi iin belirtilir.

rnein Ebu Bekir Radyallahu Anhu'nun kendisinden sonra kimin halife olaca hususunu Mslmanlarla istiare etmesi halife seimi konusunda yaplan bir istiare idi. Yani falan kii mi yoksa falan kii mi halife olsun konusunda yaplan bir istiare idi. Aratrma konusu kesinlikle hilafet deildi. Bu, bir ii yerine getirmeye sevkeden bir gr hakknda yaplan bir aratrmadr.

Yine rnein; Efendimiz Ali Radyallahu Anha ile Muaviye arasndaki anlamazlk Kur'an'n hakemliine mracaat etmekle sona erdiinde, efendimiz Ali Radyallahu Anha taraftarlar arasndaki hakem seimi de byledir. Ali Radyallahu Anha Abdullah b. Abbas' seerken, beraberindekilerin byk bir ksm Ebu Musa El E'ari'yi semilerdir. Bu aratrma, hakemliin kabul edilip edilmemesi konusunda yaplan bir aratrma deil kimin hakem olarak seilmesi gerektii konusunda yaplan bir aratrmadr. Yani bir iin yerine getirilmesindeki gr aratrmaktr.

rnein; gnmzde Mslmanlarn ou, her trl alet ve edevat retebilecek apta ar sanayinin kurulmas, risalet sahibi bir devleti tamamlayc ve iyice yerletirici etkenlerden birisi olarak deerlendirirlerken, balarndaki yneticiler barajlar yapmak ve iftilerin seviyelerini ykseltmek iin tarm tevik politikalar ile uramaktadrlar. Bu aratrma, ar sanayi mi kurulsun yoksa barajlar m ina edilsin konusunda yaplan bir aratrmadr. Yoksa devletin belli bir risaletinin olmas gerekir mi gerekmez mi konusunda yaplan bir aratrma deildir. Bir ii yerine getirmeye sevk eden bir gr zerinde yaplan bir aratrmadr.

Bir ii yerine getirmeye gtren gr hakknda yukarda anlatlan rnekler, aratrmann bir konu hakknda deil de i hakknda yapldn aka ortaya koymaktadr. Bu iler her ne kadar baz konularn incelenmesini gerektirse de, aratrma kesinlikle konular zerinde younlamamaktadr. Aratrma i zerinde younlamaktadr. Dolaysyla aratrma gr hakknda deil i hakkndadr.

Buraya kadar yaplan aklamalardan ve rneklerden de anlalaca zere, bir fikre gtren gr ile bir ii yapmaya gtren gr arasnda fark vardr. Her ne kadar bu fark anlayabilmek iin dikkatlice dnmeye ve incelemeye ihtiya varsa da farkn varl kesindir.

Btn bu aklamalar, bir ii yapmaya gtren gr ile bir fikre gtren gr arasndaki farkn kavranmasnda iine dlebilecek karklklar bertaraf etmek asndan yaplan aklamalardr. Bedir olay ile Uhud olay arasndaki farkla ilgili olarak iine dlebilecek karklk asndan konunun ele alnmasna gelince:

yle sorulabilir: Bedir olay da Uhud olay da savaa gitme konusunda olduu halde ve her iki olay arasnda da fark bulunmamasna ramen, niin Bedir olay bir fikre gtren bir gr, Uhud olay ise bir ii yerine getirmeye gtren bir gr saylyor? Hlbuki Bedir olay ile Uhud olay arasnda hi fark yoktur.

Bylesi bir soruya u cevap verilir:

Gerekten de iki olay arasnda apak bir fark vardr. nk Bedir olaynn vakas ile Uhud olaynn vakas baka baka eylerdir. Uhud olaynda ehir dna m kalm ehir iinde mi kalalm? sorusuna cevap aranmaktayd. Orada heyecanl, duygusal olarak hareket eden genlerle, akll ve tecrbeli olarak dnen kimseler vard ve aratrma, sava yeri hakknda deildi. Oysa da zerinde stratejik bir yerde ordunun dzenlenmesi gndeme geldiinde dzenlemeyi dorudan doruya Resul Sallallahu Aleyhi Vesellem'in yaptn, okular dan arka tarafna yerletirdiini ve kesinlikle kendisinden habersiz olarak yerlerinden ayrlmamalar gerektiini onlara emrettiini ve de cemaatin grne mracaat etmediini grmekteyiz. Bedir olaynda ise konu, stratejik bir yerde ordunun yerletirilmesi olduundan dolay Resul Sallallahu Aleyhi Vesellem doru olan gre mracaat etmitir. Bir ynden olayn aklamas budur. Bu tespite yalnzca Resul Sallallahu Aleyhi Vesellem'in fiili deil, Habbab b. Mnzir'e szl olarak syledii; "Bilakis o harp, hile ve grle ilgilidir." hadiside konuya aklk getiren szl bir delildir.

Geriye tek mesele kald: Sz tercih edilecek ve doru olan aklayacak olan kimdir?

Biz biliyoruz ki er hkmlerde delili kuvvetli olan tercih edilir. Bir ii yapmaya gtren grlerde ise ounluun gr, teknik iler ve tarifler gibi bir dnceye gtren grlerde ise doru olan taraf tercih edilir.

imdi sz tercih edilen ve doru olan belirleyecek olann kim olduunu bilmemiz gerekiyor. Bu ite doru olan seecek olan, yetki sahibi olan kimsedir. O, kavminin emiridir yani bakandr. nk bir i hususunda cemaatle istiare yapan odur. Eer bir topluluk birbirleri ile istiare yapyorlarsa, bu istiareyi ancak, onlar doru bir esasa gre yryecekleri gre ulamak iin yapyorlardr. Bir i hususunda bir cemaatin yry, cemaatin bir emirinin bulunmasn gerektirir. Bylece hakknda istiare yaptklar hususta yetki sahibi olan kavmin/cemaatin emiridir. Dolaysyla doru olan gr tercih edecek olan da kavmin bakandr. Buna delil olarak ayette yle denilmektedir:

وَاسْتَغْفِرْ لَهُمْ وَشَاوِرْهُمْ فِي الأمْرِ فَإِذَا عَزَمْتَ فَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ   " hususunda onlara dan. Karar verdiin zaman Allaha tevekkl et."[18]

Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem Mslmanlarn bakan iken ra yapmtr. stiare yaptktan sonra bir sonuca vardnda karar verdii ii yani doru grdn uygulama yetkisini Allah Subhaneh ve Teala ona vermitir. Bu durumda doru olan tercih edecek olan kii Resul olmaktadr. Bu durum bir kavmin bakan olan herkes iin geerlidir. nk bu yalnzca Resule has deildir. Bilakis btn Mslmanlar kapsamna almaktadr. nk ayeti tahsis eden bir delil bulunmadka Resule yaplan hitap ayn zamanda mmetine de hitaptr. Burada ise ayetin Resul hakknda indiini tahsis edecek herhangi bir delil bulunmad iin hitap genel bir hitaptr.

Ancak doru olan tercih edecek bir bakan olmayan bir cemaat, tercih hakknn kime verileceini tespit etmek isterse, bu durumda cemaatin ilerinden yalnzca bir kiiye doruyu seme yetkisini vermesi gerekir. Hibir ekilde birden ok kiiyi semeleri caiz deildir. Bu nedenle doru olan yalnzca bir kii tarafndan tercih edilmelidir. Evet, ounluk doru olan syleyebilir. Veya iki kii bir kiiye oranla doru olan daha iyi tespit edebilir. Fakat mesele dorunun nerede olduunu aratrmak deildir. Mesele doruyu kimin belirleyecei meselesidir. Doruyu bir kii mi, yoksa iki kii mi belirleyecek? Oysa doru, ounluk tarafndan belirlenemez. nk ounluk doru olann dndadr. "ounluk" ve "doru olan" birbirine kar olan bir itir. Bazen doru olup olmadna baklmakszn ounluun gr ile hareket edilirken bazen de ounluun grne bakmadan doru olana gre hareket edilir.

Doru olann yalnzca bir kii tarafndan belirlenmesinin kesinlikle gerekli olduu ve birden ok kii tarafndan belirlenmesinin caiz olmamasnn birka sebebi vardr:

1. Bu iin vakas doruyu tercih edenin bir kii olmasn gerektirmektedir. nk tercih iki veya kiiye braklrsa ihtilaf etmemeleri mmkn deildir. Aralarndaki ihtilaf, onlar hakem tayin etmeye zorlar. Eer iki kiinin hakemliine mracaat ederlerse yine ihtilaf edebilirler. Bu defa da iki kiiden birinin hakemliine bavurmalar gerekir. Eer kiinin hakemliine bavurulursa ihtilaf etmeleri kanlmazdr. Bu durumda ise hakemlikte ya iki kiiye ya da bir kiiye bavurulacaktr. Eer iki kiinin grne bavurulursa ounluun grne bavurmu saylrlar. Hlbuki istenen doru olana bavurmaktr. Bu da tek kiiye bavurmay gerektirir. Bu nedenle ta balangta bir kiinin hakemliine mracaat etmeleri gerekir. Yani doruyu belirleyecek olann yalnzca bir kii olmas gerekir. ki veya kii arasnda ihtilaf olabilecei gibi ten fazla kii arasnda da olabilir. Dolaysyla bir kiiden fazlasnn hakemlii doru deildir. nk bir kiiden fazlasnn hakem olmas ounluun hakem olmas demektir ki bu doru deildir. stenen, ounluun deil dorunun hakemliidir.

2. Doru olann belirlenmesinde aslolan bunun ancak yetki sahibi kimse tarafndan yaplmasdr. Yetki ise ancak bir kiide bulunur. nk emir yani devlet bakan ancak bir kiiden oluur. stiare sonucunda varlan iin uygulanmas da ancak bir kii tarafndan yaplmaldr. nk iki kii uygulama sluplarnda ihtilaf ederler. Aralarndaki ihtilaf ise uygulamay engelleyebilir. Dolaysyla yetki sahibi ancak bir kii olabilir. Bu nedenle doru olan tercih edecek kiinin elbette ki bir kii olmas gerekir.

3. Mslmanlar katnda ilerin en by Hilafet merkezidir. er hkmleri benimseme, bir hkm bir baka hkme tercih etme yetkisini slm eriat yalnzca Halife'ye vermitir. Delilin kuvvetli olup olmadna karar verme hakkn ve doru olan tercih etme yetkisini yalnzca halifeye vermitir. Harp ilan etme, sulh yapma, kfir devletlerle olan ilikileri snrlandrma ve bunlarn dnda Halifenin yetki alanna giren ilerin tamamnda sz hakk yalnzca Halifeye aittir. Doru olarak grd srece grne gre ileri gzetme hakk yalnzca ona aittir. Sahabenin cmas da byledir. Halifenin gr yalnzca bir kiinin gr demektir. Bu ok nemli grevin dndaki btn ilerde ise doru olann tercihinde yalnzca bir kiinin karar sahibi olmas, ncelikle doru bir harekettir.

ra ve istiare yani grleri alma meselesinin asl budur. Bu konu hakkndaki er hkm de budur. Bu hkm her ynyle demokratik ynetim tarzna tamamen terstir. Gr alma hususunda hak olan Allah Subheneh ve Tealann hkm ite budur. Bunun dnda demokrasiden olanlar batldr ve alnmas da caiz deildir.


[1] Bakara: 233

[2] Beyhaknin Sneni

[3] l-i mran: 159

[4] ura: 38

[5] l-i mran: 159

[6] ura: 38

[7] Beyhaknin Sneni

[8] ura: 38

[9] l-i mran: 159

[10] Ahmed b. Hanbel, Ms. amiyyn, 17309

[11] l-i mran: 159

[12] l-i mran: 159

[13] ura: 38

[14] Ahmed b. Hanbel, Ms. amiyyn, 17309

[15] Beyhaki, Delail El-Nbvve

[16] Buhari, arvat, 2529; Ahmed b. Hanbel, Ms. Kufiyyn, 18166

[17] Buhari, arvat, 2529; Ahmed b. Hanbel, Ms. Kufiyyn, 18166

[18] l-i mran:159