MANTUK VE MEFHUM


Arap dilinin bilinmesinden ve dilin lafzlar ve onlarn ksmlarnn aklanmas ile dilin ksmlarnn bilinmesinden sonra Kitap ve Snnetle istidll/delil getirme kolaylat. nk Kitap ve Snnetle delil getirmek, ancak o ikisinin lafzlar ile delil getirmektir. Arap dilinin lafzlar akland zaman, dille delil getirmenin gerektirdii husus salanm olur. O husus, dilin lafzlar ve ksmlarnn aklanmasdr.

Ancak lafzlarla istidll, delil getirmek keyfiyetini bilmeye bamldr. stidll ya mantuk yoluyla ya da mefhum yoluyla olur. Yani ya lafzn dellet ettiine delleti yoluyla olur ya da dellet edilenin baka bir dellet edilene delleti yoluyla olur. Yani ya lafzn dellet ettii manaya gre olur ya da lafzn kendisi deil de lafzn manasnn dellet ettii manaya gre olur. Bundan dolay mantuk ve mefhumun incelenmesi kanlmazdr.

Mantuk ve mefhumun incelenmesinden nce u iki husustan bahsedilmesi kanlmazdr. Birincisi; Kur'anda, mhmel lafz yoktur. Snnette de yledir. kincisi; Allahu Tela, aklama olmakszn, sznde zahirden bakasn kast etmez.

Birinci hususa gelince; Allahu Tela bize mhmel ile yani manaya delleti olmayan bir eyle hitap etmez. Bu Allah hakknda imknszdr. nk mhmel hezeyandr/noksanlktr. Hezeyan ise, mhmel lafzlar bir araya getirip konumaktr. Ya da o haliyle szn toplamnn bir manaya dellet etmemesidir, her ne kadar szn her cz bir manaya dellet etse de. Mhmelin bu her iki ekli de Allaha yaramaz. Bundan dolay Allahu Telann bize mhmelle hitap etmesi muhaldir. Dolaysyla Kur'anda mhmel olmaz. Ayn ekilde Snnette de mhmel olmaz. nk Snnet, manalar bakmndan Allahu Teladan vahyedilendir ve Rasul SallAllahu Aleyhi VeSSellem onu kendi lafzlaryla ifade etmitir. Dolaysyla Snnette de mhmel olmas muhaldir.

Baz srelerin ilk harflerine gelince, onlarn manalar vardr. Fakat mfessirler onlar hakknda ihtilaf edip ok ey sylemilerdir. Onlar hakknda doru olan; onlarn srelerin isimleri olmasdr. Buna binaen o harfler mhmel olmazlar.

Allahu Telann u szne gelince: وَمَا يَعْلَمُ تَأْوِيلَهُ إِلَّا اللَّهُ وَالرَّاسِخُونَ فِي الْعِلْمِ يَقُولُونَ آمَنَّا بِهِ كُلٌّ مِنْ عِنْدِ رَبِّنَا  Hlbuki onun tevilini ancak Allah bilir. limde yksek pyeye erienler ise: Ona inandk; hepsi Rabbimiz tarafndandr derler. [1]

Bu ayette الا الله  sznde durulup,  والراسخون في العلم limde ilerlemi olanlar szn yeni bir cmlenin balangc yapmakla Kur'anda, manasn sadece Allahn bildii hususlar olmu olur. Bylelikle de Allah, bize manasn bilmediimiz eyle yani mhmel ile hitap etmi olur. Bu iki ynden reddedilir:

Birincisi;  إلا الله -sznden sonra durulmaz. nk buradaki و -Vav, atf vavdr. Yeni cmlenin balang vav deil. Zira  الراسخون -kelimesi  الله  lafzna atfedilmitir. Dolaysyla mana yle olur: Onun tevilini Allah ve ilimde ilerlemi olanlar bilir. stinaf vav/yeni cmle balangc vav, ancak sz ve mana bitip yeni bir sz ve yeni bir manaya baladnda olur. Bunun dnda kesinlikle olmaz. Burada ise sz ve mana tamamlanmamtr. Allahu Telann  يقولون آمنا به Biz ona iman ettik, derler sz ise;  والراسخون في العلم limde ilerlemi olanlar sznn hl cmlesidir. Zira bu cmle, haber cmlesi deil hl cmlesidir.

yle denilmez: Hl, atfedilen ve kendisine atfedilenden sonra gelince, ikisini kapsar. Dolaysyla ikisinin de hl cmlesi olur. Burada ise, Allahu Telann آمنا به Biz ona iman ettik demesi muhal olduundan dolay, hl cmlesi hem atfedilene, hem de kendisine atfedilene ait olmaz. Sadece atfedilenin hl cmlesi olur. Bu ise lgate ters der. Dolaysyla,  يقولون آمنا به Biz ona iman ettik, derler cmlesi, والراسخون في العلم limde ilerlemi olanlar sznn haberi olur, hl cmlesi deil.

Byle denilmez. nk bunun yeri bir karine olmad zamandr. Fakat, bir karine bulunduunda atfedilen ve kendisine atfedilenden sonra hl cmlesine gelince; kendisine atfedilen olmakszn sadece atfedilene hasredilir.

Allahu Telann u sznde olduu gibi: وَوَهَبْنَا لَهُ إِسْحَاقَ وَيَعْقُوبَ نَافِلَةً  Ona shak ve Yakubu nfile/torun olarak ltfettik.[2] 

Burada geen  نافلة -kelimesi, يعقوب -Yakub kelimesinin yani kendisine atfedilen olmakszn atfedilenin halidir. nk نافلة -Nfile, ocuun ocuudur. Dolaysyla  يعقوب -Yakub kelimesinin hali olur. Ayn ekilde yukardaki ayette Allahn;  آمنا به Biz iman ettik demesinin muhal olmas, o szn kendisine atfedilen olmakszn, atfedilene ait hl cmlesi olduuna dair bir karinedir. Bylece; limde ilerlemi olanlar onun tevilini bilirler manas aa kmaktadr. Dolaysyla Kur'anda bir manaya delleti olmayan bir lafz olmaz. Zira Kur'anda mhmel olmaz.

kincisi; ayette geen,  الراسخون في العلم  limde ilerleyenler sznn atf olmas, istinaf olmasna tercih edilir. nk cmle ba olsayd, yle derdi: ولا يعلم تأويله إلا الله والعلماء يقولون آمنا به  Onun tevilini sadece Allah bilir, limler ise ona iman ettik derler. Fakat byle demedi. Ancak yle dedi:  والراسخون في العلم  limde ilerlemi olanlar. Bylece ilme ilave bir vasf verdi, o da  الراسخون -kelimesidir. Bu vasf sadece bilgiden sz edilirken verilmez. Burada الراسخون -kelimesinin ifade edilmesinde, bilgisizlikten deil, bilgiden sz edildiinin kast edildiine dair bir iaret vardr. Yani Onu Allah bilir ve limlerden rsihn/ilimde ilerlemi olanlar bilir demektir.

Allahu Telann u szne gelince:  طَلْعُهَا كَأَنَّهُ رُءُوسُ الشَّيَاطِينِ  Tomurcuklar sanki eytanlarn balar gibidir.[3]  

Bu tabir, Araplarda bilinen bir husustur. Zira o irkin bulduklar, holanmadklar hususlar hakknda aralarnda dolaan bir darb meseldir/zdeyitir. nk onlar, eytan irkin olarak tasavvur ediyorlard. Dolaysyla bu ayetteki o tabir, Araplar nezdinde manas olan bir hususla hitap olur, mhmel deil. Buna binaen Allahu Tela bize mhmel ile hitap etmez.

Allahu Telann sznde, bir aklama olmakszn zahirden bakasn kast etmemesine gelince: nk lafz, ancak bir manaya dellet etmesi iin konuldu. Bir kii o lafz telaffuz ettiinde, sadece lafzn dellet ettii manay kast eder. Lafz telaffuz eden/konuan kimse, lafzn dellet ettii manalardan bakasn kast ediyorsa, lafzn konulduu manadan bakasn kast ettiine dellet eden bir karine koyar. Ya da byle derken yle demeyi kast ettiini aklar. Fakat lafzn kendisi iin konulduu manadan bakasn kast ettiine dellet eden bir karine bulunmadnda ve bu szle falanca manay kast ettiini aklamadnda; o lafzdan ancak lgat ehlinin kendisi iin koyduu ya da o lafzda rfi veya er olarak kulland mana kast edilir. Bundan dolay; zahirden bakasn kast ettiine dair bir aklama olmakszn, Allahu Tela u sznde zahirden bakasn kast etmitir denilmez. nk lafzlardan dellet ettiklerinden bakasn anlamak mmkn deildir. Dolaysyla Kur'anda lafzlarn delaletlerinden bakasnn kast ettii bir husus yoktur. Yani Kur'anda Allahu Telann kendisine zahir manasndan baka manay kast ettii bir sz bulunmakszn ya da aklama olmakszn lafzlarn delaletlerinden bakasnn kast edildii bir sz olmaz.

Ayrca Allahu Telann bir szde aklama yapmakszn, zahirden bakasn kast ettiini sylemek ve Allahu Telann insanlara, lafzla kast edilenden bakasn ifade eden bir szle hitap etmi olduunu sylemek, Allah insanlara mhmel ile hitap etmitir demektir. nk lafzlarn delaletine gre manas olmayan sz, mhmel szdr. Zira hakknda bilgi verilmediinden ve ona dellet etmediinden dolay, o kast edilen manaya gre lafz mhmeldir. Allahu Telaya, bize mhmel ile hitap etmesi yakr olmaz.

Bylelikle sabit oluyor ki; Kur'anda aklama olmakszn Allahu Telann, kendisinde zahirden bakasn kast ettii bir sz yoktur. Buna binaen Kur'anda, btn mana, zahir mana ayrm yoktur. Bilakis Kur'anda olann hepsinde Allah sadece, lafzlarn lgat ehlinin kendisi iin koyduu ya da rfi veya er olarak kulland delaletini kast eder. Ortada bir karine veya aklama olmadka bundan bakasn kesinlikle kast etmez.

 

Mantuk:
 

Hitabn hkme delleti; lafzdan olursa mantuk delaletidir. Lafzn dellet ettii manadan olursa mefhum delaletidir. Mantuk, lafzn konuma mahallinde kesin olarak dellet ettiidir. Yani lafzdan, bir vasta ve ihtimal olmakszn dorudan anlalandr. Dolaysyla iktiza/gereklilik delleti devre d kalr. nk iktiza delleti, kesin olarak anlalmaz., bilakis ihtimal olarak anlalr. Lafzdan dorudan anlalmaz, o sadece lafzdan anlalann gerektirdiidir.

Rasulullah SallAllahu Aleyhi VeSSellemin u sznde olduu gibi: لا صَلاةَ إِلا بِفَاتِحَةِ الْكِتَابِ Kitabn fatihas ile olmadka namaz yoktur.[4] 

Bu sz, bilfiil olmasna ramen namazn varln nefyetmektedir/yok saymaktadr. Dolaysyla kast olunan ya shatin nefyedilmesi olur ya da kemalin/tam olmann nefyedilmesi olur. Zira hadisin namazn shatine veya tamamlanmamasna delleti, mantuk delaletinden deildir. nk bu dellet dorudan lafzdan anlalmaz, ancak onu lafzdan anlalan mana gerekli klar.

Onun iin; mantuk tarifinde, konuma mahallinde lafzdan anlalandr denilmez ve bu ifade ile yetinilmez. Bilakis lafzn, kendisine kesin olarak dellet ettiine dellet eden bir ey zikretmek kanlmazdr. Bu ise,  قطعا -kesinlikle, kelimesini ilave etmekle olur. yle ki iktiza delleti devre d kalsn. Buna binaen mantuk; lafzn konuma mahallinde kendisine kesin olarak dellet ettii husustur.

Allahu Telann u sznden anlalan Ramazan orucunun farz oluu gibi:  فَمَنْ شَهِدَ مِنْكُمْ الشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُ   inizden kim (Ramazan) ayna ahit olursa oru tutsun.[5]

Lafzn mantuku ile manaya dellet etmesi, lafzi dellet olarak isimlendirilendir. Zira lafzn kendisine mutabk olarak ya da tazammun/kapsayarak dellet ettii husus mantuktur, szn akndan anlalan deil. yle ki: Lafz, sadece dellet eden olmas bakmndan ksma ayrlr: Mutabk/uyum, tazammun/kapsamak, iltizam/gerekliliktir. Lafzn, manasnn tamamna dellet etmesi mutabktr. Bu, mantuktandr. Lafzn manasnn czne dellet etmesi, tazammundur. Bu da mantuktandr.

Hitab, hkme, mantuku ile dellet ettiinde nce er hakikata hamledilir/yorumlanr.

Rasulullah SallAllahu Aleyhi VeSSellemin u sz gibi:  ليس من البر الصيام في السفر   Yolculukta oru tutmak birrden/zhtten deildir.[6]   

Burada  الصيام -kelimesi, lgavi oruca deil, er oruca hamledilir. nk Nebi SallAllahu Aleyhi VeSSellem, er olanlar aklamak iin gnderilmitir. Lafz, eer er hakikat olmazsa ya da er hakikate hamledilmesi mmkn olmazsa Rasul SallAllahu Aleyhi VeSSellemin zamannda mevcut olan rfi hakikate hamledilir. nk o, ilk akla gelendir. Ve eriat yeminlerde olduu gibi hkmlerden birounda rfe itibar etmektedir. Eer lafzn er hakikate ve Rasuln zamannda mevcut olan rfi hakikate hamledilmesi mmkn olmazsa, lgavi hakikate hamledilir.

er nsslar, teri lafzlardr. slm eriatn beyan iin gelmilerdir. Dolaysyla onlarn delaletinde asl olan er manadr. Sonra rfi manadr, sonra lgavi manadr. Bu, lgatin dnda ikisinden birisinin ne gemesi bakmndan er ve rfinin kullanm oaldnda olur. hakikat imknsz olursa, szn ihmal edilmesinden korunmak iin mecaza hamledilir.

 

Mefhum:
 

Mefhum; lafzdan konuma/telaffuz mahalli dnda anlalan husustur. Yani mefhum, lafzn dellet edilenin kendisine dellet ettii husustur. Yani lafzn manasnn dellet ettii manadr.

Mantuk, lafzn delaletinden anlalandr. Mefhum ise, lafzn dellet edileninden anlalandr.

Allahu Telann u sz gibi: ولا تقل لهما أف     O ikisine (anne ve babaya) f, bile deme![7]

Bu ayetteki lafzn delleti, o ikisine homurdanma demektir. Bu mantuktur. Fakat lafzn dellet edileni/anlam udur: Homurdanmay yasaklamaktan anlalan onlara vurma! demektir. Bylece Allahu Telann; ولا تقل لهما أف O ikisine (anne ve babaya) f, bile deme! Sznden anlalan; onlara vurma!dr. Dolaysyla Allahn bu sznden anlalan, anne ve babaya vurmann haram klnmas hkmne, ayetin mefhumu dellet etmitir.

Hitapta, hkme mefhumla dellet edilmitir. Bu manevi dellet ve iltizami dellet/gereklilik delleti olarak isimlendirilmitir. yle ki: Lafz, sadece dellet eden olmas bakmndan u ksma ayrlr: Mutabk, tazammun, iltizam.

Mutabk; lafzn manasnn tamamna delaletidir. Tazammun; lafzn manasnn czne delaletidir. Bu ikisi, ihtimal olmakszn kesin olarak lafzdan delalettir. Yani lafzdan dorudan delalettir. Onun iin bu ikisi mantuktandr.

ltizam delleti ise; lafzn manasnn gereine delaletidir. Onun hakikati, manann dellet edilenidir, lafzn dellet edileni deil. ltizam delaletine lafz; dolayl bir ekilde yani lafzndan deil de manaya delaletinden dolay dellet etmitir. Yani mana lafzdan konuma mahallinde anlalmaz. Yani lafzn manasndan anlalr.

Buna binaen mefhum, iltizam delaletidir. Zira lafzn delaletleri, lafzn sadece dellet eden olmas bakmndan bu delaletle snrldrlar. Mutabk delleti ve tazammun delleti, ikisi mantuktan olduuna gre geriye sadece bir dellet kalyor ki o da iltizam delaletidir ve mefhumdan olan odur. Dolaysyla delaletlerden her dellet, mantuktan olmadnda mefhumdandr. Bylece lafzn delleti; mantuk ve mefhum ile snrl olmaktadr. Lafzn delleti mantuktan olmadnda mefhumdandr, bundan bakas yoktur.

Buna binaen; iktiza delleti, tenbih ve ima delleti, iaret delleti mefhumdan olurlar. Ayn ekilde mefhumul muvafaka, mefhumul muhalefe de mefhumlardandrlar.

Ancak iltizam delleti mefhumdandr ve o manevi dellet olarak isimlendirilmitir. ltizam delaletine bakldnda anlalr ki; gereklilik, telaffuz edenin doru oluunun zorunluluundan dolay veya telaffuz edilenin meydana geli shhatinden dolay, ya akln gerektirdii hususlardan olabilir ya da eriatn gerektirdii hususlardan olabilir ki bu, iktiza delaletidir. Gereklilik lafzn konuluu ile kendisine dellet eden olmas bakmndan deil de konuluu bakmndan lafzn dellet edileninden dolay olabilir ki bu, tenbih ve ima delaletidir. Gereklilik, szn bir hkm beyan veya bir hkme dellet iin ileri srlmesinden dolay olabilir. Bu gereklilik kast edilen olmaz. Bilakis kast edilen sadece hkmdr. Fakat kelam, ondan kast edilen olmasa da o manay verir. Bu ise iarettir. Gereklilik, kelamn terkibi/oluumu iin cmlenin terkibinden elde edilmi olabilir. Bu ise, mefhumdur. O olumluluk ve olumsuzlukta mantuka muvafk ise mefhumul muvafkadr. Bu, hitabn anlam olarak yani manas olarak isimlendirildii gibi hitabn tenbihi olarak da isimlendirilir. Mantuka muhalif ise; o, mefhumul muhalifedir. Hitabn delili olarak isimlendirildii gibi, hitabn lahni/tersi olarak da isimlendirilir.

 

ktiza Delaleti:
 

ktiza delleti, kendisindeki gerekliliin lafzlarn manalarndan elde edilmi olandr. Bu, onun dellet edilen manaya mutabk olarak art olmas ile olur. Gereklilii, akl gerektiriyor olabilir, eriat gerektiriyor olabilir. Ya konuann doru oluunun zorunluluundan dolay ya da telaffuz edilenin meydana geli shhatinden dolay.

Buna rnek Allahu Telann u szdr:  قَاتِلُوا الَّذِينَ يَلُونَكُمْ مِنْ الْكُفَّارِ Kfirlerden yaknnzda olanlara kar savan.[8]  

Bu ayette geen  قاتلوا Savan, sz; silah, mhimmat, askeri eitim gibi sava aralarn elde etmeyi emretmeyi gerektirmektedir. Zira bu akln gerektirdii hususlardandr. Bu telaffuz edilen  قاتلوا -Savan emrinin yerine getiriliinin shhati iin arttr.

Baka bir rnek, bir bakasna yle demendir: Kleni benden bin dirheme azad et. Dellet olunan azad etden gerekli olan mefhum, kleye satn alarak veya hibe yolu ile sahip olmaktr. Bu mefhum, o dellet olunann eran gereklemesinin kendisine bal olduu hususlardandr. Zira Ademolu sahip olmadn azad edemez. Yukardaki sz sanki yledir: Bu kleyi benim iin sat veya ba et. Sonra da azad etmekte benim vekilim ol. Zira bu, eriatn gerektirdii husustandr. Bu, telaffuz edilen azad et sznn meydana gelmesinin shhati iin arttr.

Baka bir rnek, Rasulullah SallAllahu Aleyhi VeSSellemin u szdr: رَفَعَ عَنْ أُمَّتِي الْخَطَأَ وَالنِّسْيَانَ وَمَا اسْتُكْرِهُوا عَلَيْهِ  mmetimden hata, unutma ve zerinde zorlandklar hususlar (dan dolay hesaba ekilme) kaldrld.[9]   

Yani hatann, unutmann, hakknda zorlandklar hususun hkm kaldrld, demektir. Zira bu eylerin gereklemeleri kesin olduundan dolay, onlarn kendilerinden kaldrlmas dorulanmaz Bu konuann doru oluunun zorunluluundan dolay eriatn gerektirdiklerindendir.

Baka bir rnek, Rasulullah SallAllahu Aleyhi VeSSellemin u szdr: لا صِيَامَ لِمَنْ لَمْ يَفْرِضْهُ مِنَ اللَّيْلِ Geceden oruca niyetlenmeyenin orucu yoktur.[10]

لا صَلاةَ إِلا بِفَاتِحَةِ الْكِتَابِ Kitabn fatihas ile olmadka namaz yoktur.[11] 

Orucun, amelin, namazn gereklemesine ramen kaldrlmas imknszdr. Dolaysyla nefy edilenin, nefyi mmkn olan hkm olmas kanlmazdr. Oru hadisinde shatin nefyedilmesi, niyet hadisinde faydann/sevabn, avantajn nefyedilmesi, namaz hadisinde shat veya kemalin nefyedilmesinde olduu gibi.

Baka bir rnek de Allahu Telann u szdr: وَلَنْ يَجْعَلَ اللَّهُ لِلْكَافِرِينَ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ سَبِيلاً Allah kfirler iin mminler zerinde asla bir yol klmaz.[12]

Kfirler iin mminler zerinde yolun var olmas gereklemitir. Bu, Rasulullah SallAllahu Aleyhi VeSSellem zamannda Mekkede olmutur. Zira orada Mslmanlar, kfirlerin ynetimi altndaydlar. Rasulullah SallAllahu Aleyhi VeSSellem zamanndan sonra da olmutur. Zira Endlste kfirlerin ynetimi altnda Mslmanlar var idi. Bu durum gnmzde de mevcuttur. Bylece kfirler iin mminler zerinde bir yolun olmasnn, teyid/kesinlik ifade eden  لن Len, lafz ile nefyedilmesi, meydana geliinin gereklemesinden dolay imknszdr. Dolaysyla nefyi mmkn olan bir hkm iin nefy olmaldr. O da, cevaz hkmnn nefyedilmesidir. Yani kfirler iin mminlerin zerinde yol olmasnn haram klnmasdr. Bu, haberin doru oluunun zaruriyetinden dolay eriatn gerekli kld husustandr.

 

Tenbih ve ma Delaleti:
 

Tenbih ve ima delleti ancak, illetle ilgili duruma dellet eden hususlarda meydana gelir. Bu dellet; lafzn konuluu ile illetlendirmeye dellet eden olmas deil de, konulu bakmndan lafzn dellet edileninden illetlendirmenin gerekli olmasdr. Yani lafz, konuluu ile illetlendirmeye dellet etmez. Zira dellet etseydi, tenbih ve ima delaletinden olmazd. Bilakis konulu bakmndan lafzn dellet edileninden, lgatin konuluuna gre, lafzn dellet ettii mana dnda baka bir mana gerekli olmaktadr. Bylece dilin konuluuna gre, lafzn dellet edileni iin gerekli baka manaya dellet, tenbih ve ima delleti olmaktadr.

Buna rnek Allahu Telann u szdr:  وَالسَّارِقُ وَالسَّارِقَةُ فَاقْطَعُوا أَيْدِيَهُمَا Hrszlk yapan erkek ile hrszlk yapan kadnn ellerini kesin.[13]

Allahu Telann bu sz hrszln, el kesme sebebi olduuna dellet etmektedir. Bu dellet, lafzn konuluu bakmndan  ف Fnn manasndan dolay gereklidir. Zira hkmn ف F, ile neticesi olduu husus, hkm iin sebep olur. nk ف F, lgatte, takip etmek hususunda bir emaredir. Bundan sebeple ilgili durum gerekli olur. nk kendisi zerine arkadan gelen hkm sabit olmadka vasfn sebep olmasnn bir manas yoktur. Dolaysyla ف Fnn kendisi iin konulduu manadan baka bir manaya gerekli olur ki o da;  ف Fdan nceki manann sonraki mana iin sebep olmasdr. Bu gereklilik lgatin konuluuna gredir, akla ve eriata gre deil.

Buna bir rnek de Rasulullah SallAllahu Aleyhi VeSSellem  in u szdr: لا يَقْضِي الْقَاضِي وَهُوَ غَضْبَانُ    Kad gadapl iken hkm vermez.[14]    

Bu sz, gadabn/kzgnln hkmle beraber zikredilmi uygun bir vasf oluundan dolay yarglamaktan nehy etmenin illeti olduuna dellet etmektedir. Zira o, onun uygun vasf olmasndan ki o lgatte kendisi iin konulan husustur- hkmle birlikte zikredildiinde illet olmas gerekir. Bu gereklilik de lgatin konuluuna gredir. Zira cmid olup vasf olmasayd veya uygun vasf olmasayd lgatin konuluuna gre hkmle birlikte olduunda illet olmas gerekmezdi. O halde onu lgatin konuluuna gre gerekli klar. Ki o mana, hkmle birlikte olduunda illet olmasdr.

Rasulullah SallAllahu Aleyhi VeSSellemin u szleri gibi: الْقَاتِلُ لا يَرِثُ   Katil varis olamaz.[15]    لا يَرِثُ الْكَافِرُ    Kfir, varis olmaz.[16]

Bu hkmle birletirilmi uygun bir vasftr. Dolaysyla onun illet olduuna dellet eder. Zira onun uygun bir vasf olmas, hkmle birletirildiinde illet olmasn gerekli klar. Bu gereklilik lgatin konuluuna gredir.


[1] Ali mran: 7

[2] Enbiya: 72

[3] Safft: 65

[4] Dremi, K. Salt

[5] Bakara: 185

[6] Ahmed b.Hanbel

[7] sra: 23

[8] Tevbe: 123

[9] bni Mace, K. Talk, 2035

[10] bni Mace, K. Sym, 1690

[11] Dremi, K. Salt

[12] Nisa: 141

[13] Maide: 38

[14] Tirmizi, K. Ahkm

[15] Tirmizi, K. Ferid, 2035

[16] Ahmed b. Hanbel, Ms. Ensr, 20757