Home / News / YAZARLAR / Mehmed Aydın / Erdoğan, Putin ve ABD üçlüsünün Halep İhaneti / Mehmet AYDIN
yazar

Erdoğan, Putin ve ABD üçlüsünün Halep İhaneti / Mehmet AYDIN

Aklı olup biraz vicdan sahibi olan herkes şuan Halep’te olan soykırımın ve katliamın arkasında ABD ve Rusya olduğunu anlar ve görür. Bu konuda delil dahi ileri sürülmesine gerek yok. Mesele çok açık ve net. Lakin bu katliam ve soykırımın gerçekleşebilmesi için bahsetmiş olduğumuz iki muharip devletlerin yani ABD ve Rusya’nın bu katliamlara yalnız başına cüret edemeyeceği ve başarılı olamayacağı aşikar. Bu konuda muharip devletlerin en çok destek gördüğü ülkenin başında İran geliyor. İran askeri ve maddi anlamda Beşşar ve onun kurtarıcıları olan Rusya ve ABD’nin başından beri hizmetinde. İran’ın Şii bahanesiyle bölgede aktif bir rol oynadığı ve 10 küsür ülkeden paralı Şii milisler topladığı da aşikar. Yine bu askeri Şii milislerin yani Haşdi-Şabi ve Hizb-ul İran’ın yanında birde üst rütbeli İran generalleri ve Rus, ABD özel eğitimli askeri birimlerinin de olduğu biliniyor. Tüm bu ihanet şebekelerinin yanında birde önemli bir aktör daha var. Bu aktörün Türkiye olduğu ve ona biçilen misyonunun belki de diğer haydutlardan daha tehlikeli olduğunun da vurgulanması gerekiyor. Biz üzülerek ve belki de içimiz kan ağlayarak bu kirli ittifaktan yani Rusya, ABD ve Türkiye ittifakından bahsetmek istiyoruz. Özelde Halep ama genelde Suriye ve Irak üzerinden oynanan bu kirli ittifakı ortaya koymaya çalışacağız.

Bu kirli ittifakı ortaya koyarken bundan takriben bir yıl önce (13 aralık 2015) kaleme almış olduğum ”Şam kıyamı hainleri ifşa etmeye ve onların kirli maskelerini tek tek düşürmeye devam ediyor” adlı makalemde bu ittifaktan bahsetmiştim. Konumuzla yakından alakalı olduğu için o makalemde dile getirmiş olduğum kronolojiyi sizleler tekrar paylaşmak istiyorum:

  • 09.15 – Rusya’nın başkenti Moskova’da Türkiye ve Rusya’nın ortak girişimiyle inşa edilen Moskova Merkez Camii’nin açılışında Erdoğan ve Putin buluşması.
  • 09.15 –ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin, “Esad gitmeli ama bunun hemen olması gerekmiyor” açıklamasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘dan da benzer bir açıklama geldi. Erdoğan, “Esed’siz bu sürecin olması veya geçiş sürecinde belki Esed ile gidilme gibi bir şey olabilir’’ dedi.
  • 09.15 – Rusya Suriye operasyonlarına başladı. ABD’den yapılan açıklamaya göre Rusya Suriye’de Hava operasyonlarına başladı. Suriye’de ilk kez hava saldırısı düzenleyen Rusya hava saldırısı öncesi ABD’yi bilgilendirdi.
  • 10.15 –Suriye’deki iç savaşın son bulması amacı ile Avusturya’nın başkenti Viyana’da yapılan toplantı sonrası ülkede çatışan taraflara ateşkes çağrısı yapıldı. Ancak toplantıya katılan ülkeler Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın geleceği konusunda yine anlaşamadı.
  • 11.15 – Paris saldırıları. Fransa’nın başkenti Paris’te açıklama yapan Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Paris saldırılarını IŞİD’in düzenlediğini söyledi. Hollande, “127 kişinin ölümüne neden olan saldırılar dışarıda planlandı ve yönetildi” dedi.
  • 11.15 – Viyana toplantısında Suriye konusunda anlaşma sağlandı. Avusturya’nın başkenti Viyana’da Suriye’deki iç savaşa siyasi çözüm bulmak amacıyla başlatılan ve Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 17 ülkenin katıldığı görüşmelerden anlaşma çıktı.
  • 11.15 –Rus savaş uçağı sınırı ihlal etti, Türk F-16’lar düşürdü. Bu uçak düşürme olayından sonra Lazkiye’nin merkezine 30km uzaklıkta bulunan Bayır Bucak Türkmenlerinin yaşadığı Türkmen dağına, havadan Rus uçakları tarafından yoğun bombardımanı, karadan ise Esad askerlerinin, Hizbullah ve İran milislerinin saldırısı, Türkiye’nin gündemine girdi.
  • 12.15 – Kerry ‘’Riyad toplantısı müzakereler bakımından önemli bir adım’’ dedi. ABD Dışişleri Bakanı Kerry, Suriye muhalefetinin Riyad’daki toplantısından çıkan olumlu sonucu memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti.

Görüldüğü üzere Erdoğan bu sürecin yani Moskova’da cami açılışından hemen sonra başlatılan hava operasyonları, Türkmen dağı ve Kürt dağında katliamların yapılması hep Türkiye’nin bilgisi dahilinde ve perde arkasında yapılan anlaşmalar ile oldu. Lakin muhtemeldir ki daha önce başlaması düşünülen Fırat Kalkanı operasyonu Türkiye tarafından düşürülen Rus uçağı sonrasında 24 ağustos 2016 tarihine sarkmak zorunda kaldı. Hatırlayacağınız üzere Türk F-16’ların Rus uçağının düşürüldüğü esnada Putin Ürdün’de bulunuyordu ve şu açıklamayı yapmıştı: ”Uçağımız vurulduğunda sınırdan 4 km uzaktaydı. Uçaklarımız ve pilotlarımız Türkiye’yi asla tehdit etmedi. Sırtımızdan bıçaklandık” diye yorumladı. (haberturk.com/25 kasım 2015)

Putin’in özellikle ”sırtımızdan bıçaklandık” sözü manidardı ve daha sonra Erdoğan’ın özür dileme teşebbüsüne giriştiğinde bu sözün ne anlama geldiği daha net anlaşıldı. Erdoğan’ın özür konusunda çok hevesli olması ise kadim dostu ABD tarafından ona dayatılıyordu. Neticede ABD’de genel seçimler olacaktı ve öncesinde Halep kuşatılıp Rusya, İran ve Esad ittifakının eline geçmesi gerekiyordu. Bu konuyu ele almadan önce Erdoğan’ın Rusya’dan nasıl özür dilediğini ve Rus uçağını Erdoğan’ın isteği ile düşürülmediğini hatırlatmak istiyorum. Rus uçağı düşürülmeseydi Fırat Kalkanı operasyonu çok büyük olasılıkla daha önce başlayacak ve Halep kuşatılıp soykırım ile mücahitlerden arındırılacaktı. Gelelim Erdoğan’ın Rusya’ya yazmış olduğu özür mektubuna ve bu mektubun medyaya nasıl yansıdığına. Mektup medyaya şu şekilde yansıdı:

Kremlin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yazdığı mektupta, “düşürülen Rus uçağı nedeniyle öldürülen pilotun ailesinden özür dilediğini ve Rusya-Türkiye ilişkilerinin düzelmesi için elinden geleni yapacağını söylediğini” açıkladı. Erdoğan mektupta “Rus jetini kasten düşürmeyi asla arzulamadık. Hayatını kaybeden pilotun ailesinin acısını kalpten paylaşıyoruz. Rus pilotu öldürmekle suçlanan kişi hakkında soruşturma yürütülüyor” dedi. Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov gazetecilere yaptığı açıklamada olayda ölen pilotun ailesine başsağlığı mesajı verdiğini ve “af dilediğini” kaydetti. Kremlin’in eline geçen Rusça mektupta ‘Af dilerim’ anlamına gelen ‘İzvinitye’ ifadesinin yer aldığı bildiriliyor. (bbc.com / 27 haziran 2016)

Erdoğan’ın ”Rus jetini kasten düşürmeyi asla arzulamadık” sözü ile Rus jeti vurulduğunda Putin’in ”sırtımızdan bıçaklandık” sözlerini yan yana koyduğumuzda aslında şu çok net bir şekilde ortaya çıkmış oluyor. ABD’nin isteği üzerine 23 eylül 2015 Erdoğan’ın Moskova ziyareti esnasında Putin’le Suriye’nin kuzeyinde bulunan Türkmen dağı ve Kürt dağı katliamları konusunda anlaşılmıştı. Akabinde Türkiye’ye Cerablus-Azez ile El Bab hattına girmesi izin verilecekti. Hemen beraberinde Halep’in civarındaki muhlis gruplar siyasi basiretten yoksun oldukları ve Erdoğan hakkında hüsnü zan ettikleri için Halep’in kurtuluşu öncesi Erdoğan’ın başlatmış olduğu Fırat kalkanına ÖSO olarak katılması amaçlanıyordu. Ardından Halep kuşatılıp teslim olmaya veya ölüme sevk edilmeye mecbur bırakılacaktı. Tüm bunlar tabiki Rus jeti düşürülünce ABD’nin kasım 2016 seçim öncesinde Rusya ile Türkiye üzerinden elde etmek isteği Halep başarısı suya düştü ve gecikmeli olarak başladı.

Şimdi ise gecikmeli başlayan bu sinsi ihaneti Trump iktidara geçmeden akla hayale gelmeyen bombalar ile ve tüm dünyadan toplamış oldukları paralı şii katillerle hayata geçirmeye çalışmaktadırlar. Atılan bombaların konumunu anlatabilmek için şu bilgiyi sizinle paylaşmak istiyorum. Atılan bombaların şiddeti o kadar büyük ki bir sonraki bomba ancak atom bombası olması gerekiyor. Yani atom bombası hariç her türlü bomba şuan Halep’te kullanıldı.

Bu katliam ve soykırımın karşısında Müslüman Türk ve Kürt halkının göstermiş oldukları tepkiden ötürü Erdoğan ”Devlet terörü estiren zalim Esed’in hükümdarlığına son vermek için biz oraya girdik” (29 kasım 2016) sözünü söylemek zorunda kalmıştı. Lakin bu sözünü de Rusya’dan gelen tepki sonrasında yani 24 saat sonra yuttu ve şunları söyledi: “Türkiye, bölgedeki operasyonlarla sınırlarını terör örgütlerinden temizleme amacı güdüyor. Söylediklerimizi kimse başka yöne çekmeye kalkmasın. Fırat Kalkanı’nın amacı herhangi bir ülke ya da kişi değil, terördür”

Tüm bunlar yine tekrar şunu bizlere göstermiş oldu. Erdoğan ve onun kadim dostları olan ABD ve Rusya bölgede şuan için katliamlara davam edebilmektedir. Lakin ümmet bunları unutmayacak ve zamanı geldiğinde bunun hesabını kesinlikle çok acı bir şekilde onlardan soracaktır.

Muhakkak ki Allah; iman edenleri savunur. Muhakkak ki Allah; hainleri ve nankörleri sevmez. (Hacc:38)

Kardeşiniz Mehmet Aydın

03.12.16

Ayrıca...

yazar

Neden Kobani değil de Afrin Operasyonu?

Hatırlayacağınız üzere İŞİD Ağustos 2014 tarihinde Kobani’yi (Ayn El Arap) kuşatmış ve 17 Eylül 2014 …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir