Home / News / HABER / Tarihin en büyük halka arzı gerçekleşti: Saudi Aramco

Tarihin en büyük halka arzı gerçekleşti: Saudi Aramco

Dünyadaki her sekiz varil petrolün birinin üretiminde sorumlu olan Saudi Aramco’nun halka arzı, ilk kez duyurulmasından üç yıl sonra tarihi bir rekorla gerçekleşti.

“Petrol ve doğal gaz üretimindeki üstünlüğümüzü koruyarak, ham petrol fiyatlarındaki dönüşüm yardımıyla paydaşlarımıza uzun vadede değer yaratma, hidrokarbon değer zincirinden ilave değer elde etme ve portföyümüzü kârlı şekilde genişletme misyonlarımız arasında.

Yolculuğumuzda bu tarihi adımı atarken, şirketimizin başardıklarından son derece gururlu, gelecekteki fırsatlarla ilgili aynı derecede heyecanlıyız.”

Yukarıdaki sözler, bugün dünyadaki her sekiz varil petrolden birinin üreticisi Saudi Aramco’nun 2015’ten bu yana CEO’luğunu yürüten Amin Nasser’a ait. 

Nasser’ın “tarihi” sıfatıyla açıkladığı ve paydaşlarına epey bir “değer” yaratacağı düşünülen gelişme ise dünyanın en büyük petrol üreticisi Saudi Aramco’nun halka arzı.

Kaç hisse satıldı? 

Naseer’in duyurusundan hemen sonra 17 Kasım’da başlayıp, 4 Aralık’a kadar devam eden talep toplama sürecinde şirketin toplam hisselerinin yüzde 1,5’lik kısmı halka arz edildi. Bu, toplam 3 milyar adet hisseye denk geliyor.

Bu hisseleri kimler aldı? 

86 yıllık şirket Saudi Aramco’nun halka arzı için toplanan talebin çoğu Suudi Arabistan vatandaşlarına ait. 

Enerji devinden hisse satın alan Suudi bireysel yatırımcıların sayısı 4,9 milyon. Bunun, 2,3 milyonunu 31 ila 45 yaşındaki kişiler oluşturuyor. 

Ancak yüzde 1,5’i arz edilen şirketin çoğunluk hissesi yine Suudi Arabistan hükümetinde olacak. 

Hangi rekor kırıldı?

Yatırımcıların hisse başına verdiği en yüksek teklif miktarının 32 Suudi Riyali yani 8,53 dolar oldu.

Saudi Aramco’dan yapılan açıklamada şirketin 25,59 milyar dolar gelir elde edildiği belirtildi. Bu, online alışveriş imparatorluğu AliBaba’nın halka arzının bile üzerine çıkarak en yüksek değerli halka arz olarak tarihe geçti.

Çinli e-ticaret devinin 2014’te New York borsasında düzenlenen halka arzında 21,8 milyar dolar gelir elde edilmişti.

Bu durum, Saudi Aramco’nun piyasa değerini de 1,7 trilyon doların üzerine çıkarmış oldu.

Yani, ABD’li teknoloji devi Apple’ın 1,1 trilyon dolarlık piyasa değerini geride bırakan Suudi enerji devi, dünyanın en değerli şirketi konumuna yükseldi.

Piyasa değeri artacak mı?

Satılan hisse yüzdesi ve teklif edilen fiyatlarla hesaplanan 1,7 trilyon dolarlık değer daha da yükselebilir. Zira, şirketten yapılan açıklamada, hisse senetlerinin tamamını ya da bir kısmını satacağını garanti eden yatırımcıların elindekini satması durumunda şirketin elde edeceği gelirin 25,59 milyar dolardan yaklaşık 30 milyar dolara ulaşabileceği söylendi.

Halka arzın ardından Aramco, 2020 yılı için 75 milyar dolarlık bir temettü dağıtımı planlıyor. Bu, Apple’ın yaptığı kâr ödemesinin beş katından daha fazla.

Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC dışı ülkelerin Avusturya’nın başkenti Viyana’da gerçekleşen zirvenin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada “Aramco’nun piyasa değeri yakında 2 trilyon dolardan fazla olacak. Herkes bunun olacağına emin olabilir” dedi ve nihai hisse fiyatının açıklandığı 4 Aralık’ı “Kariyerimdeki en gururlu gündü” şeklinde yorumladı.

Borsada ne zaman işlem görmeye başlayacak? 

Aramco’nun hisse fiyatlaması programı şöyle işledi:

17-28 Kasım: Bireysel yatırımcılara toplam hisselerin yüzde 0,5’i sunuldu ve hisse fiyat teklifleri talep edildi. Bu süreçte bireysel yatırımcılardan 119 milyar dolar değerinde teklif geldi.

17 Kasım- 4 Aralık: Kurumsal yatırımcılar için hisse fiyatlaması dönemiydi ve yaklaşık 20 günlük süreçte 106 milyar dolarlık teklif oluştu.

4 Aralık’ta hisse fiyatı açıklanan halka arzın 11 Aralık’ta yalnızca Suudi Arabistan’ın borsası Tadawul’da gerçekleşmesi bekleniyor.

Suudi hükümeti sahip olduğu Aramco hisselerini halka arzın ardından 12 ay satamayacak ve 6 ay boyunca piyasaya yeni Aramco hissesi arz edemeyecek.

Dokuz petrol devinin kârından daha fazlası

OPEC verilerine göre 33 milyon insanın yaşadığı Suudi Arabistan, 267 milyar varil ham petrol ile dünyanın petrol rezervlerinin yüzde 18’ini elinde tutuyor.

Bu, onu dünyanın en büyük ikinci petrol üreticisi yaparken, birinci sırada, ekonomik kriz nedeniyle bir çikolatanın bir litre benzine değiştirilebildiği Venezuela yer alıyor.

2018 ortalamasına bakıldığında Aramco, günde yaklaşık 13,6 milyon varil petrol üretti. Bu, ABD’li rakibi Exxon Mobil’in ürettiği 3,8 milyon varillik miktarın üç katından fazla.

2018’de 111,1 milyar dolar seviyesinde açıklanan Suudi Aramco net kârı, dokuz petrol devinin toplam net kârının üzerinde.

Bu şirketler arasında ABD’li ExxonMobil, Chevron, ConocoPhillips, İngiliz BP, Hollandalı Royal Dutch Shell, Fransız Total, İtalyan Eni, Norveçli Equinor ve Rus Rosneft bulunuyor.

Neden yabancı borsalarda işlem görmüyor?

Şirketin ileride uluslararası borsalarda işlem görmesi ihtimaller arasında ancak bu piyasalara açılmak bazı sınırlamalarla gelebilir. 

Bloomberg’ten Matthew Martin, bu konuyu New York örneği ile açıklıyor ve ABD’de terör mağdurlarının, saldırılarla bağlantısı olduğu iddia edilen yabancı firmalara dava açma hakkı bulunduğunu hatırlatıyor. 

Diğer bir “sınır” ise bugüne kadar bilanço açıklamayan ancak halka arz konusunun gündeme gelmesiyle altı aylık mâli sonuçlarını dışarıya sunan Saudi Aramco, için “şeffaflığın” artık zorunlu olması. Zira Deniz aşırı ülkelerin borsalarında işlem görmek Aramco’yu daha önce karşılaşmadığı bir denetime girmek durumunda bırakabilir. 

Saudi Aramco’nun Tadawul Borsası’nda olmasının yabancı yatırımcı için bir kapı olabileceğini de hatırlatan Martin, “Aramco, MSCI Suudi Arabistan Endeksi”nin önemli bir parçası olacak ve bu endeksi takip eden küresel fon yöneticileri yatırım yapmaya da başlayacak” ifadelerini kullanıyor. 

Üç yıl önce halka arz haberi duyurulduğunda 100 milyar dolar gibi bir değerleme öngören Suudi Arabistan, yıllar içerisinde Londra Borsası gibi deniz aşırı piyasalarda işleme sokma fikrinden vazgeçti. 

Bunda, aşağıda da bahsedeceğimiz, yabancı yatırımcıların iklim değişikliği, siyasi riskler ve kurumsal şeffaflık gibi endişelerinin olması da etkili oldu. 

Endişeler neler? 

Saudi Aramco hissesi satın almak, bu tabloya bakıldığında küresel yatırımcı için oldukça cazip görünse de bazı çekinceler devam ediyor.

Bunlardan ilki, çevre dostu enerji kaynaklarına ilginin artması nedeniyle fosil yakıtlardan elini eteğini çeken bazı yatırımcılar.

Uluslararası Enerji Ajansı’nın kasımda yaptığı açıklamaya göre, alternatif enerji kaynaklarına yönelim ve elektrikli otomobillerin daha çok tercih edilmesi nedeniyle dünyanın petrol talebi, 2030’larda artış göstermeyerek yatay seyredecek.

Uluslararası danışmanlık şirketi Wood Mackenzie’nin verilerine göre tüm dünyada elektrikli araçların satışı 2019’in ilk yarısında 2018’in aynı dönemine kıyasla yüzde 47 arttı.

Suudi Arabistan özelinde ise 10 yıl içerisinde elektrikli araçlara geçme planını 2018’de açıklayan Krallık, bu konuyla ilgili Japon elektrik otoritesi TEPCO, 
Nissan Motor ve Takaoka Toko ile masaya oturmuştu. Bu şirketler Suudi Arabistan’ın ilk elektrikli araç pilot projesini kuracak.

Ayrıca, dünya ekonomisinin giderek yavaşlamasıyla zayıflayan küresel talep ve ABD, Kanada ve Brezilya gibi petrol üreticilerinin oyuna girmesi, Saudi Aramco’nun kârlılığı üzerinde risk oluşturuyor.

Bunun yanı sıra Aramco tesislerinin silahlı insansız hava araçlarıyla (SİHA) saldırıya uğraması ve saldırılardan İran’ın sorumlu tutulması sonrası Körfez Bölgesi’ne yatırım bir başka risk unsuru olarak değerlendiriliyor. Söz konusu saldırı sonrası ülkenin petrol üretiminde günlük 5,7 milyon varil kesinti olmuştu.

Bir petrol tesisine saldırılması, yatırımcının karşısına sıklıkla çıkacak bir tehlike değil ancak bu jeopolitik risk de dâhil her türlü riskin petrol fiyatlarını dalgalı hâle sokması her zaman karşı karşıya kalınabilecek bir durum. 

Saudi Aramco, 2018 sonunda rekor kâr açıklamış olmasına rağmen, 2019’un ilk dokuz ayında geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 18’lik kayıpla 68 milyar dolar kâr etti. Çünkü petrol fiyatları Eylül 2018’de bu yılın aynı ayına göre daha yüksekti. 

Aramco’nun halka arzına nasıl karar verildi? 

2014 yılında varil fiyatı 100 dolar üzerine değerlenen petrolün 2016’da 30 doların altına gerilemesi, petrol üreticisi ülkeler için evdeki birçok hesabın çarşıyla bağını kopardı.

İhracat gelirlerinin yüzde 99’unu petrolden kazanan Venezuela derin bir ekonomik kaosa sürüklenirken, Suudi Arabistan, yıllardır “değişmez” denilen kurallarını hem ekonomisinde hem sosyal hayatında değiştirmeye başladı.

Zira 2014’te toplam gelirlerin yüzde 88’ine denk gelen petrol gelirleri, 2016’da yüzde 72’ye kadar gerilemiş, kamu borcunun gayrisafi yurt içi hasılaya oranı iki yılda üç kattan fazla artmış, ülkede 270 milyar dolar değere yakın projeler durdurulmuş ve çalışan maaşları da dâhil olmak üzere kemer sıkma politikalarına gidilmişti.

Bugün 111 milyar doların üzerinde açıklanan Aramco’nun kârı, 2016’da 13,3 milyar dolara kadar gerilemişti.

Petrole bağımlılığı azaltma kararı alan Suudi Arabistan, o dönem Savunma Bakanlığı yapan Veliaht Prens Abdülaziz bin Selman öncülüğünde Nisan 2016’da “2030 Vizyonu”nu açıklamıştı.

Petrol dışı gelirleri üçe katlamayı hedefleyen bu uzun vadeli planın “yıldızı” ise ilk kez o dönem açıklanan “Saudi Aramco’nun halka arzı”ydı. Halka arz edilecek miktar ise yüzde 1,5 değil, yüzde 5’ten fazla olarak açıklanmıştı.

Yabancı yatırımcıyı ülkeye çekmek adına başta Hac olmak üzere turizm harcamalarının artırılması, Müslüman ülke vatandaşlarının Suudi Arabistan’da kalmasını sağlayacak “Yeşil Kart” uygulaması, kadınlara sinemaya girmek, tek başına araba kullanabilmek gibi tanınan haklar, “2030 Vizyonu”nun alt başlıkları arasındaydı.

Kim bu Saudi Aramco? 

İsminin açılışı aslında “Arabian American Oil Company” olan Aramco’nun başlangıcı, Kral Abdülaziz İbn-i el-Suud ve ABD Başkanı Franklin Roosevelt arasında 1933’te imzalanan imtiyaz anlaşmasına kadar uzanıyor. 

Bugün “Chevron” adıyla bildiğimiz Standard Oil Company of California (SOCAL), anlaşma kapsamında California Arabian Standard Oil Company (CASOC) adında yeni bir şirket kurdu. 

Petrol arama işlemlerini yönetecek bu şirket, iki yıllık araştırmanın ardından 1935’te kazmaya başladı. 

Petrol arama çalışmaları üç yıl boyunca hüsranla devam etti, taa ki 1938’de ilk petrolün Damman No 7 kuyusunda çıkmasına kadar… 

1944’te CASOC’un adının ARAMCO (Arabian American Oil Co.) olarak değiştirilmesinin ardından 1948’de dünyanın en büyük petrol sahası Gavar keşfedildi. 

Aynı yıl ABD’li ExxonMobil’in ataları sayılan Standard Oil of New Jersey ve  Socony-Vacuum Oil, Aramco’dan pay aldı.

İlk petrol gemisinin 1939’da doldurulmasından 10 yıl sonra Aramco’nun ham petrol üretimi günde 500 bin varile ulaştı. Yeni petrol sahalarının bulunmasıyla bu sayı 1958’de 1 milyon varili, 1962’de 5 milyar varili geçti. 

1980 yılına gelindiğinde Suudi hükümeti, diğer ortaklara 1,5 milyar dolar ödeyerek Aramco’nun tamamına sahip oldu. 

Aramco’nun ilk Suudi CEO’su Ali El-Naimi, Aramco’yu küresel enerji ağları ile entegre olmuş dev bir uluslararası enerji şirketine dönüştürme vizyonunu ortaya koydu ve 1980’li yıllardan itibaren bu strateji adım adım hayata geçirildi.

1988’de ise  Arabian American Oil Co. ismi Saudi Arabian Oil Co.(Saudi Aramco) olarak değiştirildi. 

1990’lı yıllar Aramco için yatırım dönemiydi. 1991’de Güney Koreli SsangYong Oil Refining Company’nin, yani bugünkü adıyla S-Oil’in yüzde 35’i satın alındı. 

Üç yıl sonrası ise Filipinler’in en büyük ham petrol üreticisi ve pazarlayıcısı Petron Corporation’ın yüzde 40’ı Aramco’ya geçti. 

1984’te Saudi Aramco CEO’luğuna getirilen Ali El-Naimi, 1995-2016 arası Petrol Bakanlığı da yaptı ve bu görevi kendisinin bakanlık döneminde Saudi Aramco’yu yöneten Halid El Falih’e bıraktı. 

Tarih 9 Eylül 2019’u gösterdiğinde ise Falih’in bu görevi, hâlihazırda üç yıldır ülkesinin enerji politikalarını yöneten Veliaht Prens Abdülaziz bin Selman’a devredildi.  

Bugün 60 binden fazla kişinin çalıştığı Saudi Aramco, Amerikan Körfezi’nden Güney Çin Denizi’ne kadar yüzlerce rafineriye sahip.

Ajanslar

Ayrıca...

Kar: Ruhani değil siyasi halifelik

Yıllardır halifeliği savunan Hizbu’t Tahrir’in Türkiye Medya Sorumlusu Mahmut Kar, Hilafetin ruhani değil siyasi olarak …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir