Home / News / YAZARLAR / Mehmet Yıldız / Hakkın olduğu yerde batılın hükmü yoktur.

Hakkın olduğu yerde batılın hükmü yoktur.

NE YAPARSANIZ YAPIN VAAD EDİLEN GERÇEKLEŞECEKTİR ALLAH (cc) VADİNDEN CAYMAZ !!!

EGEMENLİK HALKIN, MILLETİN DİYENLER; HAKKIN OLDUGU YERDE HALKIN(MİLLETİN) NE HÜKMÜ OLUR.

Sizler ne derseniz deyin Bir gün bu savaşı kaybedeceksiniz belki bugün belki yarın çünkü tarih bunun örnekleri ile dolu. Nice ilahlık taslayanlar geldi geçti bu dünyadan hep kaybedip gittiler. Sizlerde kaybedeceksiniz savaşa başladınız. Kaybetmeye de mahkûmsunuz. Evet, mahkûmsunuz çünkü hakkın olduğu yerde halkın, batılın ne hükmü ne gücü olabilir ki. Sizler yalnız şeytana uydunuz şeytanlık yapmaya çalışıyorsunuz ama yanılıyorsunuz şeytan kıyamete kadar izin verilendir. Ama size öyle bir izinde yok zamanınız herkes gibi sınırlıdır. İnsanın eceli belli bir yere ve zamana kadardır. Neden sizden önce gelip gidenlere bakmıyorsunuz bir sineğe gücü yetmeyen firavunlar geldi geçti onlarda ilahlık tasladılar kanunlar çıkardılar yasalar yaptılar zulümler yaptılar. Sonuç ne oldu pes ettiler Musa’nın rabbine inandım dediler ama olmadı hani neredeler. Sizlerde yok olacaksınız ister kabul edin ister etmeyin cehenneme sürüleceksiniz. Sizlerin de arkanızdan gelenler hayırla bahsetmeyecekler. O zaman yaşarken hayat varken dönün ve iman edin her şeyi yaratan rabbinizin merhametine sığının inatçılık şeytanın vasfıdır. Eğer rabbinize sığınır onun emirlerini yerine getirirseniz mükâfatı boldur. Ve şayet onlar (Yahudi ve Hristiyanlar) bozulmamış Tevrat’ı, İncil’i ve kendilerine Rablerinden indirileni (Kur’an’ı) ayakta tutsalardı (geçerli kılıp uygulasalardı), elbette üstlerinden ve ayaklarının altından (gökten ve yerden Allah’ın verdiği sayısız nimetleri) yiyeceklerdi. (Bunların) İçlerinde aşırı olmayan (haksızlık ve ahlâksızlıktan sakınan mutedil) bir ümmet (topluluk da) vardır. (Ama) Onlardan çoğunun yaptıkları ise ne kötü ve çirkindir!

Eğer onlar Tevrat’ı, İncil’i ve Rablerinden kendilerine indirilen Kuran’ı gereğince uygulasalardı, her yönden nimete ermiş olurlardı. İçlerinde orta yolu tutan bir zümre vardı, çoğunun işledikleri ise kötü idi. (Maide66)

Maalesef ki bugün kendinizi dev aynasında görürken kendinize bile faydanız yok taşkınlıkta ileri gittiniz.

En büyük haksızlık Müslümanlara yapılmaktadır. Kadınların örtü ve peçelerine el uzattınız karşılığında bak çok ağır olmaktadır. Dünyayı saran ne olduğu dahi tespit edilemeyen corona bırak kadınları erkeklere dahi peçe taktırdı.  Corono virüsü hususunda çaresiz kaldınız nerden geldiğini dahi bilmiyor gözle göremiyor elle tutamıyorsunuz. Çaresizsiniz, acizsiniz inat ediyorsunuz.

İşte İslamiyet ten önce bütün kavimlere peygamber geliyordu ama bugün artık peygamber gelmeyecek yani önceki kavimler peygamberlere muhtaç idiler bugün ise peygambere değil dünya hilafete muhtaç durumdadır.

Günümüzde insanlar Allaha ve resulüne Müslümanlara savaş açıyorsunuz. Allaha resulüne küfrediyorsunuz Hakkı söyleyenlere terörist diyorsunuz. Hani her şeye gücünüz yetiyordu ne oldu kanunlar yapıyordunuz yine yapın corona hakkında toplanın corona’yı yargılayın tutuklayın. Yoksa sizi yok edecek sistemler çöküyor ekonomiler yok oluyor.

De ki: “Ey Ehl-i Kitap! Siz Tevrat’ı, İncil’i ve Rabbinizden size indirilen (Kur’an’ı ikame edip) uygulamadıkça, hiçbir esas ve hakikat üzerinde değilsiniz.” (Ey Resulüm!) Rabbinden Sana indirilen (bu Kur’an) elbette onlardan çoğunun azgınlık ve inkârını artıracaktır. Sen o kâfirler güruhu için üzülme. (Buna değmeyeceklerdir.)  (Maide 68)

Evet, sizler ayette geçtiği gibi kitap ve sünnetten uzaklaştıkça bak neler gelecek dünyanın başına, nice imparatorluklarınız yok olacaktır. Kominizim gibi kapitalizmde zamanını tamamlıyor. İşte Avrupa çobanın ekmeğini yemeye başladı İslam’a ve değerlerine küfrediyor. Tarih bunun örnekleri ile dolu. Kim Allah’a ve resulüne savaş açmışsa kaybetmiştir.

Bugün Avrupa, küffar bunu yaparken Müslüman ülkelerinin liderleri Avrupa’yı uyarmaktadırlar. Demokrasinin ellerinden gitmesinden korkuyorlar. Yani Avrupa’dan çok Avrupa hayranları korkuyor, demokrasiye zarar veriyorsunuz diye uyarmaktadırlar.

Dertleri İslam’ı savunmak değil kendi çıkar ve makamlarının ellerinden gitmesinden korktuklarından dolayı Avrupalı meslektaşlarını uyarmaktadırlar. Siz, İslam’a ve değerlerine küfretmekle İslam’a zarar vermiyor bilakis Müslümanların imanını artırıyorsunuz. Siz, İslam’a değil demokrasiye zarar veriyorsunuz diyorlar. Bunların derdi İslam değil demokrasinin yok olmasıdır. Avrupalıdan daha çok Avrupalıdırlar. Demokratlardan daha çok demokrattırlar.

İşin acı yanı da Müslümanlar başındakileri İslami değerleri savunuyor sanıyor. Gerçek hiçte öyle değildir. Gerçek o olsaydı (İslami değerler) olsaydı kendileri İslam’ı uygularlardı, İslam’la hükmeder İslami değerlere saldıranlara haddini bildirirlerdi.

İşin gerçeği bunlar samimi değillerdir. Evet, İslam ülkelindeki liderin gücü kendi halklarına yetiyor. Küffara söz bile ettirmiyorlar. Kısacası küffara gücünüz yetmiyor kendi halkınıza zulüm yapıyorsunuz. Hem kendinize hem insanlığa çaresiz ve acizsiniz.

Evet, yukarıda bahsettiğim gündemde olan corona hakkında bir bilginiz yoktur nedir, nasıl oluşur veya tedavisi nasıl olacak, hiç bir kimsenin bilgisi yok yani bir kör döğüşü oluyor. Şimdi bundan sorumlu olan cerrahlar, yetkililer, düşmanlarını bilmeden tanımadan savaşıyorlar.

Allah (cc) dünyayı yarattı ve insanları ve cinleri kulluk etsinler diye var etti. Kulluğun şeklini de peygamberi vasıtasıyla öğretti.

Ben, cinleri ve insanları ancak ve yalnız Bana ibadet etsinler (her şeyi Benden bilip, Benden isteyip, Benden beklesinler ve her konuda hükümlerimi yerine getirsinler) diye yarattım. (Zariyat 51)

Evet; insanın sahip kılındığı nimet ve meziyetlerin büyüklüğü oranında da; sorumluluğu ve yükümlülükleri vardır. Çünkü insan Rabbini tanıyıp Ona ibadet ve hizmet için yaratılmıştır.

Evet, kulluğun gereği olarak ta insanlarda bazı iyi veya kötü musibetlerle imtihan olurlar. Hayırda şerde Allah’tandır.

Eğer size bir yara dokunduysa, o topluluğa da benzeri bir yara dokunmuştu. O günler… onları biz insanlar arasında çevirip dururuz (kah bir kavme, kah ötekine galibiyet veririz; bazen bir topluma iyi veya kötü günler gösteririz, bazen ötekine). Allah inananları ortaya çıkarmak, sizden şehidler edinmek için (zamanı kah lehinize, kah aleyhinize çevirmektedir). Allah, zalimleri sevmez. (Aliimran 140)

Bir başkasını suçlamayı kolay görür ve suçlarız bütün kötülükleri başkalarına bulmak kolay gelir oysa gerçek o değildir.

Size isabet eden sıkıntı ve musibetler kendi elinizle yaptığınız (yanlış işler) yüzündendir. Üstelik (Cenab-ı Hakk hatalarınızın) birçoğunu da affetmektedir.  (sura 30)

İşte bugün insanlığı tehdit eden corona’da bunlardan biri olamaz mı neden işte bu musibetler bazılarının imanını artırırken bazısının sapıttığını görüyoruz. Bazıları tekbir getirirken bazıları rahatsız oluyor. İmanları artanlar hemen bir olayla karşılaştığı zaman hayırda şerde Allahtan derler. İşte bugün Allah (cc)’yi yok sayanlar bir musibetle karşılaştıkları zaman yerlerinde çakılı kalıyorlar. Belki de Allah (cc) size yine bir fırsat veriyor olamaz mı? Belki tövbe ederler diye neden kabullenilmiyorsunuz.

Ey iman edenler! Eğer (kısmen veya tamamen Kur’ani hükümleri) inkâr edenlere itaat ederseniz, sizi topuklarınız üzerinde gerisin-geri (bâtıla) çevirirler, böylece büsbütün hüsrana (ziyana ve iflasa uğrayanlara) dönüp (o şaşkınlık ve perişanlık içinde kalırsınız).(Allah’ın rızasını ve Hakk davayı bırakıp) O küfre ve nankörlüğe sapanlar (var ya) ; onlar kendilerine tanıdığımız fırsat ve mühleti, sakın kendileri için hayırlı sanmasınlar. Biz onlara, ancak günahları (ve sorumlulukları) daha da artsın diye süre (ve fırsat) vermekteyiz. (Sonunda mutlaka) Onlar için aşağılatıcı (pişman ve perişan kılıcı) bir azap (ve kötü bir akıbet) vardır. (Ali imran 178)

Bir insanın ölümünü ecele değil belirli olaylara buluyorlar; Ve eceli inkar ediyorlar. Hakki söyleyenleri cezalandırıyorlar.

De ki: “(Artık) Hak geldi, bâtıl zail oldu. Hiç şüphesiz bâtıl yok olucudur. (Çünkü Hak gelince bâtıl batacak, Güneş doğunca karanlık kaybolacaktır. ( İsra81)

Evet ister kabul edin ister reddedin dünya Hilafete muhtaçtır. Hilafet olmadan adalet olmuyor, Hilafet olmayınca İslam yaşanmıyor, Hilafet olmayınca hükümler uygulanmıyor. Kısacası Hilafet olmayınca cennet olmuyor. Çünkü Allah (cc) razı olmuyor. günümüzdeki hayatımıza hükmeden  sistem İslam değil bilakis küfür sistemi demokrasi Allaha ve Resulüne savaş açan hakaretler eden bir sistem değil midir; İnsanlık acizdir. Aciz kaldınız mağlup olacaksınız yenileceksiniz.

Artık zamanı gelmedi mi iman edip teslim olmaya şeytanın sizi aldatmasına ne kadar daha izin vereceksiniz. Küfür nizami demokrasinin toplumları ne hale getirdiğini görmüyor musunuz insanı aşağılar aşağısına düşürdüğünü görmüyor musunuz.

Müslümanların başındakiler bir İsveç başbakanı kadarda olamadılar. İsveç başbakanı ne diyor Osmanlı Hilafet devleti dünyadan gitti dünya bu hale geldi. Bütün kötülükler oldu diye biliyor. İşte dünyanın hali ortada değilimdir. İnsanlık hem dünyayı hem ahireti kaybediyor. Şeytan ve arkadaşları sizleri Allah’la aldatıyor.

Ey insanlar, hiç şüphesiz Allah’ın va’adi Hakk’tır (her dediği olacaktır) ; öyleyse dünya hayatı sizi aldatmasın ve aldatıcı(lar) da, (Kur’an’ın ayetlerini, Peygamberin hadislerini istismar edip eğrilterek ve kendisine Hakk dostu havası vererek) sizi Allah ile aldatmasın. Bundan sakının ki, en yaygın ve maalesef saygın bir sahtekârlıktır. (fatır 5)

Küfrü İslam’a benzetmeye çalışıyorsunuz. Ruhani yönünü alıp içtimaı hayati kendiniz belirliyorsunuz. İslam’da olmayanları İslam’dan göstermeye çalışıyorsunuz. Bunlar hakkında ayet ne diyor.

(Ey Resulüm!) Sana indirilen (Kur’an’a) ve Senden önce gönderilen (Kitaplara), sözde inandıklarını öne süren (sahtekâr münafıkları) görmez misin? Ki bunlar, (hak ve adalet ölçüleriyle değil) tağutun önünde (zalim ve bâtıl düzenlerin kurum ve kurallarıyla demokrasi ve laiklikle) muhakeme olunmak (şeytan fikirli Yahudi ve Hristiyanların hükmü altında yaşamak) istemektedirler! Oysa (mü’min ve Müslüman sayılmak için) onu (tağutu ve süper güç putunu) red ve inkâr etmekle emrolunmuşlardır. Şeytan onları derin ve dönüşü olmayan bir sapkınlığa sürüklemek istemektedir. (Nisa 60)

Evet Müslümanlar nereye gidiyor şeytanla arkadaş oluyorlar. Küfür nizami demokrasiyi savunuyorlar. İslam’ın nurlu yolları durukken küfrün karanlık yollarını tercih ediyorlar. Şeytan gittikleri yolları güzel gösteriyor. Şu bir gerçek ki küfürden yol, şeytandan arkadaş olmaz.

Bizler Müslümanlar olarak hakkın olmadığı yerde batıldan razı olmayız. Çünkü hakkin olduğu yerde batılın yeri olmaz hak geldi batıl zayi oldu İslam nizamı Hilafetin yerine gelen şeytani sistem demokrasidir. Şeytan insanları demokrasi ve laiklikle yoldan çıkarmayı başardı. Bundan yola çıkan aveneleri neler yapıyorlar bir virüsü bahane ederek ibadetleri, aileleri dağıttılar daha neler edecekler belli değil buna karşı biz Müslümanlar ne yapıyoruz bizler demokrasi ve laiklikten razı olmadığımızı haykırmalıyız. Şeytana biz fırsat veriyoruz demokrasi ve laiklik bizim yani Müslümanların sayesinde ayakta duruyor.

Neden biz dinimizi İslam’ı temsil eden bir devlet kuramıyoruz nedir bizim eksiğimiz. Rabbimiz dininizi tamamladım eksik bırakmadım demiyor mu? O zaman hata bizim değil midir? Zulme rıza zulüm değil midir?

Rabbim bizleri temsil edecek olan 2.Rasidi Hilafet devletini nasip etsin; Şeytana ve yoldaşlarına fırsat vermesin. Âmin.

Mehmet Yıldız.

Ayrıca...

Kara gün 3 Mart

Dışı cami olupta içi kilise olan insanlar? Medinede başaramadığınız darul erkamı yok etmeyi 3 Mart …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir