Kimlik

Allahü Teâlâ’ya hamd eder, O’ndan yardım dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allâh’a sığınırız. Allah kime hidayet verirse, onu saptıracak kimse yoktur. Allah kimi de saptırırsa onu doğru yola iletecek yoktur. Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in onun kulu ve elçisi olduğuna şehâdet ederim. 

 “Ey iman edenler! Allah’tan, O’na yaraşır şekilde korkun ve ancak Müslüman olarak can verin.” ( Ali İmran 102)

“Ey îman edenler! Allah’tan korkun ve doğru söz söyleyin ki, (Allah) işlerinizi düzeltip sizi başarıya ulaştırsın ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allâh’a ve Rasülüne itaat ederse, büyük bir kurtuluşa ermiş olur.” (Ahzap 70-71)

KİMLİĞİNİ VE BİRLİĞİNİ KAYBEDEN 2 MİLYAR İSLAM ÂLEMİ FİLİSTİNİ YEM OLARAK KULLANIYOR. (KİMLİĞİNİ ARARKEN MÜSLÜMANLAR. ÜMMET OLMA VASFINI KAYBEDİYOR.)

“Yakında milletler, yemek yiyenlerin (başkalarını) çanaklarına (sofralarına) davet ettikleri gibi, size karşı (savaşmak için) birbirlerini davet edecekler.”

Birisi: “Bu o gün bizim azlığımızdan dolayı mı olacak?” dedi.

Rasûlullah (asm), “Hayır, aksine siz o gün kalabalık, fakat selin önündeki çerçöp gibi zayıf olacaksınız. Allah düşmanlarınızın gönlünden sizden korkma hissini soyup alacak, sizin gönlünüze de vehn atacak.” buyurdu.

Yine bir adam: “Vehn nedir ya Rasûlullah?” diye sorunca:

“Vehn, dünyayı (fazlaca) sevmek ve ölümü kötü görmektir.” buyurdu. (Ebu Davud, Melahim, 5)

Asırlarca İslam ordularını yenemeyen haçlılar nihayet içerideki hain dostları sayesinde İslam devleti hilafeti 1924 de kaldırdılar ve bütün darül İslam toprakları İngiltere’nin sömürgesi oldu. O günden bu güne kadarda ne kadar patron değişse bile İslam âleminin patronu konumunda olanlar değişmediler. Müslümanlara günümüzde dahi cehennemi yasatmaktadırlar.13 asır dünyaya hükmeden ümmetin düştüğü şu hale bak ve gör.

Müslümanlar kimlik ararken önlerine çıkarılan engellerle kimliğini kaybeden Müslümanlar izzetlerini de insanlıklarını da kaybetmişlerdir. Evet, izzet ve şerefin olmadığı yerde insanlık bir şey ifade etmez çünkü dinden uzaklaşanlar aşağılar aşağısına düşerler. Ve nihayet makam öyle gözlerini kör etmiş ki Müslüman olmayı İslam’ın hâkimiyetini hilafeti istemeyi zillet olarak görmektedirler. Küfür rejimi olan Demokrasi ve laikliğe izzet diyebilmekteler. Aşağılık olmayı kendilerine izzet ve şeref görmektedirler. İste Müslümanları küfrün hakimiyeti bu duruma düşürdü.

Evet, bir asıra yakın İngilizlerin sömürgesinde kalan Müslümanlar ikinci dünya savaşından sonra dünya patronu olan Amerika İslam âlemindeki yer altı ve yer üstü zenginliklerin kokusunu aldı ve İslam âlemine yöneldi. Müslümanların koruyucusu rolüne girdi koyun postunda kurt olarak. Şöyle bir deyim vardır “kurnaz hırsız ev sahibini bastırır.” Bugünde Müslümanlar Amerika’yı dost bildiklerinden evdeki asil Amerikancı hırsızı göremiyorlar. Kötü kopek sürüye kurt çağırır. İşte bugün İslam âleminin durumu ortada değil midir? Filistin kan ağlarken toplu katliam yapılırken İslam ülkelerinin liderleri en basit kınamayı yaparken bile korkuyla yapmaktadırlar. Bugünlere dair bize haber veren Rasul sav. günümüz yöneticilerini bize bildirmektedir. Şöyle buyurmaktadır.

“İleride simaları size benzeyen, sizin konuştuğunuz dille konuşan insanları cehenneme çağıran önderler yoneticiler çıkacak. Bu tip sapkın kişi ve fırkalardan uzak durun; ağaç kökü yemek zorunda kalsanız bile onlara yaklaşmayın”

İşte bugün şunu iyi bilin ki bu liderler kendi halklarını temsil etmiyorlar. Bunların birçoğu sizden gözüküyorlar ama sizi temsil etmiyorlar efendilerine hizmet ediyorlar. Günümüz vakası ortada değilimdir. İşte sözde Filistin yönetimi Filistin’de kan akarken sözde yönetim kimden yana tavır aldı. Kendi halkı yok olurken yok edenlerle beraber kendi halkını bombalatmıyor mu diğer İslam ülkeleri yöneticileri aynı değil mi hani neredeler. Çünkü bunları iktidara getirenler onlardır. Siz değilsiniz ki sizin derdinizle dertlensinler. Bugün Filistin olayında daha çok açığa çıkmışlardır. Filistin kan ağlarken onlar bayram yapıyorlar. Kendi halkları yoksulluk çekerken ekonomik kiriz yasarken İslam âlemindeki liderler kendi makam ve mevkilerini korumaya çalışıyorlar. Dünya menfaati ve iktidarlarını korumak için kendi ülkelerinin kaynaklarını sömürgecilere peşkeş çekiyorlar. Ve gerçekleri gizlemek için her türlü dalavere çeviriyorlar. Yahudi varlığının başbakanı kendi inanmış olduğu batıl dini referans alarak Tevrat’tan alıntı yapmıştır. Bunu yaparken yani toplu katliam yaparken dini kavramlar kullanıyor. Amerikan dışişleri bakanı ben Yahudi olarak geldim israile derken hiç duydunuz mu bir İslam ülke temsilcisi bende Müslüman olarak Filistin’in veya şu ülkenin başbakanıyım veya dışişleri bakanıyım diyebilmişler midir. Yok çünkü İslam âlemindeki yöneticilerde aynı şekilde inandıkları akideleri olan demokrasi ve laikliği öne sürerek kendi akidelerini söylemeye korkuyorlar. Dertleri İslam ülkesinde yaşayan Müslümanları da laik ve demokrat yaparak kendilerinin düşüncelerine batıya hizmetçi olmalarını istemektedirler. Bunda da çok başarılı da olmuşlardır.  Müslümanlar ise gerçekten demokrasi ve laikliği sever bir hale getirildi bugün birçok Müslüman düşünce olarak Yahudi varlığı israili desteklemektedir. Müslümanlar kendi öz benliklerini gerçek kimlikleri olan ümmet olma vasfını ve İslam’ın hayat nizami olduğunu dahi bilmez oldular.

İşte bu anlayış ümmeti ümmet kardeşliğini unutmuş oldukları içindir ki dünyanın her köşesinde kendi din kardeşlerinin ölümünü seyreder oldular. Allah cc buyurduğu ey iman edenler iman edin dediği halde yani teslim olun dediği halde teslim olmadan iman etmeleri işte bugünde onun ıstırabı çekilmektedir. Ve laikliğe inandıkları kadar İslam’a inanmış olsalardı dünya farklı olurdu. Yahudi varlığı bu şekil katliam yapamazdı.

Gerçek olan İslam akidesi unutulmuş olduğu için Müslüman olduklarını iddia eden yöneticiler Allah’ın kendilerine bahsetmiş olduğu izzeti batılıların yanında ararken zilleti buldular. Gerçekten bilmiş olsalardı izzetin ancak Allaha Rasulune ve Müslümanlara ait olduğunu, kendi öz kimliklerinden taviz vermezlerdi.

Bugün ise kimliğini kaybeden Müslümanlar kimliğini ararken birçok engellerle karşılaşılmaktadır. Asırlarca dünyaya hâkim İslam hilafet devleti iç ve dış güçlerin uğraşları sonucunda dünya sahnesinden tesbih taneleri gibi dağıldı ve dağılan İslam devleti başrol oyuncusu ve zamanın büyük devleti İngiltere bir olan hilafet devletini parçalara ayırt ederek İslam devletini yani darul İslam’ı darul küfür yaptı. Parçala yut mantığıyla onlarca devletçikler meydana çıkarmış ve bu devletçiklerde bir birlerine düşman edilmişler. Kimi milliyetçi kimi vatancı kimi kralcı vb. ve bundan sonra uzun bir zaman İngilizlerin sömürgesinde kalan Müslümanlar laiklik adına, demokrasi adına baskı ve zulüm gördüler.

İkinci dünya savaşından sonra dünyanın hâkimiyeti Amerikan sömürgecilerinin eline geçti İngilizler tahtan düştü ve İslam âleminde patron değiştirmek için düğmeye basıldı. İngilizlerin baskıyla yaptıramadıklarını, küfrü sevdirmeyi Amerikalılar sinsi planlarıyla sevdirerek yapmayı başardı. Müslümanların başına Muhafazakârlar yani tekkeli seccadeliler iktidara gelene kadar. Gerçek şu ki İngilizlerin baskı ve zulmüne karşı Müslümanlar direniyordu Müslümanlar gizli saklı kendi kimliklerini korumaya çalışmışlardır. “Kur’an okumak’ yasak dendiğinde Kitabını okuyabilmek ve öğretebilmek için hapse girmeyi göze alıyorlardı, elimizdekileri almaya yönelik hamleler bizi biraz daha kenetliyordu, saflarımızı daha sıklaştırırdı. İşte Amerikancı yöneticiler İslam ülkelerinde iktidara gelince ılımlı İslam modeli olan reform yapmaya başladı. Örneğin Türkiye’de bundan önceki sağcı gözüken partiler sol partilerin ve diğerlerinin yarım bıraktığı işleri İngiltere, İsrail, Amerika projesi olan muhafazakâr gözüken sağcı partiler İslam’a ve Müslümanlara en büyük darbeyi vurdu. İste örnek zamanımız itibariyle Amerika’nın ılımlı İslam modelinden kesitler; AK Parti’nin Başakşehir İlçe Yönetim Kurulu Üyeliği de yapmış Time Türk köşe yazarı Mustafa Sabri Beşer, “Keşke Müslümanlar Hiç İktidar Olmasaydı!” başlıklı yazısında, KONDA’nın sosyolojik araştırmasının sonuçları ışığında ülkede yaşanan olumsuz değişimi anlattı. Dindarlığın yüzde 55’ten yüzde 51’e düşmesini; ateistliğin yüzde 1’den 3’e yükselmesini örnek gösterdi. Önceki ve bugünkü durumla ilgili şu tespitleri yaptı. Müslümanların beklentileri çok farklı oldu. Beklenen baskıların kalkması onların tabiriyle güllük gülistanlık olacakken kan ve gözyaşı İslam’dan uzaklaşmalar oldu. Amerikan ajanları İngiliz kolonisi olmayı arattılar. Örneğin gazeteci Ruşen Çakır bir makalesinde şöyle diyordu AKP zamanında İslam’a ve Müslümanlara yapılan adaletsizliği, İngiliz siyaseti güden CHP yapmış olsaydı kıyamet koparırdı. Muhafazakâr gazeteciler bugün ise hepsi de AKP nin zulmünü görmezden gelerek suça ortak olmaktadır, diyor.

Evet, Müslümanların bu halden razı olmamaları gerekirken maalesef ılımlı İslam modeli ile demokrasiyi taşımak için; Irak, Afganistan’la başlayan Suriye, Libya ile ve bugünlerde Filistin’le devam eden katliamlar Müslümanları yıldırmadı. Bunca uğraşlara rağmen bilakis azimlerini artırdı. Kimlik aramalarını hızlandırdı. Her ne kadar dünya Müslümanları kendilerini bu konuma düşürenlere sempatiyle baksalar da zillete razı olmadılar.

Amerika ve diğer emperyalistler çirkin yüzlerini 2.dunya savaşında Japonya’ya attığı bombayla dünyaya gösterip dünyaya korku salmıştı. İkinci deneyiminde 1950’ lerde Kore ve Vietnam’da verdi bugünlerde Filistin’de çirkin yüzünü gösterip başta Türkiye olmakla diğer ülkelere de korku saldı. Avrupa’yı yanında görmek Rusya ile tehdit etti. Yani sıtmayı gösterip gribe razı etmiştir. Bunun içindir ki NATO Varşova paktına karşı kurulmuştu. Yani ideolojiler savaşı vardır. İslam’dan sonra komünist ve kapitalizm savaşı yani soğuk savaş ve nihayet oda bitti. Neden mi yukarıda yazmıştım kuzu postundaki Amerika Rusya’nın Afganistan’a saldırmasını fırsat bilip Taliban’a yardım etmesiyle hem Müslümanların sempatisini kazanacaktı hem de Rusya’yı dağıtacaktı. Bu oldu Rusya dağıldı azda olsa Müslümanların sempatisini de kazandı ama kısa sürdü.

Şunu vurgulamadan geçmeyelim Müslümanlar kimlik ararken önlerine çıkan engeller demiştim, işte Amerika ve bütün küffar kalplerinde olan, İslam’a besledikleri kinleri açığa çıkmaktadır. İşte NATO genel sekreteri Willy Claes şöyle demişti artık NATO’nun düşmanı İslam demişti ve devam etmektedir. Nasıl mi Rusya’yı Afganistan’dan çıkaran Amerika alavere dalavereyle, yani 11 Eylül davasıyla Afganistan’ı işgal etti hem de yine yanında Türkiye var.

Simdi Willy Claes’in dedikleri devam ediyor sonra arkası Irak işgali yine Türkiye var. Irak’a bomba düşer düşmez 8 milyar kasada diyecek kadar aşağılara düşen AKP ile her gittiği yere Türkiye’yi götürmektedir.

Acaba neden çünkü Türkiye İslam âleminde koçbaşı rolündedir. Ilımlı İslam modelini anca Türkiye eliyle pazarlama yapılabilir. Türkiye’nin bir geçmişi var asırlarca Müslümanlara liderlik etmiş kıtalar fethetmiştir. Tabi ümmet olarak ama küffar öyle bakmıyor Türkiye yok olursa ümmet yok olur ve Türkiye ağır ağabey rolündedir.

İşte çok uğraştılar ama küffar istenen hedefe baskıyla varamayacaklarını anladılar. Yani İngiliz modeli olan baskı, zulüm, küfrü sevdiremedi. Ama Müslüman Müslümanım dedikçe hep korkuları olacaktır. Bunu da yok etmek için 1990 yıllarda İngiltere menfaati bir olunca gerçek düşmanı Amerika ile beraber BOP projesi devreye sokuldu. 22 tane İslam ülkesinin sınırları değişecek, İslam reformu yapılacak, İsrail’in güvenliği sağlanacak. Bu projeyi kim yapabilir. Bunlarda plan çok A,B,C, planları çok. B planı devreye girdi. Nedir o halkın seveceği bir şahsiyet olması lazım. İşte küfür bunları düşündüğü içinki Müslümanların içinde birçok kurumları vardır.

Halkı Müslüman olan bir topluma Müslüman olmayan biri nasıl küfrü, demokrasiyi, laikliği, kabul ettirebilir ki, olmaz onun için halkın önce sempatisini kazanması için bir şeyler tertiplendi. Önce menderesle İsrail Yahudi’sinin Filistin topraklarına bir hançer gibi saplanmasını kabul ettirdiler. Yahudiler devlet oldular sonra menderesi sevdirmek için ezan Arapçaya çevrildi. O zaman ismet İnönü’nün damadı Metin Toker, Celal Bayar’a şöyle diyor; paşam neden ezanı Arapça yaptınız. Ne cevap vermiş; işte siz anlamadınız Müslümanlar balon gibi şiştiler biz balonun havasını aldık. Patlamasınlar diye yaptıkları yapacaklarının garantisidir. Ve yaptılar yani Müslümanlar kimlik ararken çıkan engellerden bir tanesidir ve arkadan başka şeyler geldi.

Buda çıkarılan kanunların üstünü kapatmak için Atatürk’ü koruma kanunu 141,142,163 Müslümanları cezalandırmak için 163. madde getirildi. Müslümanlar bunları göremedi. Ezanın sarhoşluğundan dolayı, yani uzatmaya gerek yok yakın zamanda Amerika nasıl kendini İslam âlemine kabul ettirdi.

Yakın zamanda da Müslümanların İsrail Yahudi’sine karşı hissiyatını bilen Erdoğan taraftar toplamak için Davos’ta  “ONE MİNUTE”  diye yüksek sesle konuşması Müslümanların sempatisini kazanmaya yetti. Sonra özür dileğini kimse görmedi. İşte Müslümanlar hiç bir liderde görmedikleri heybeti Erdoğan’da gördüler hemen dünya lideri falan birçok methiyeler düzdüler ve ümmetin sempatisini kazandı. Mazlumların yanında gözüktü ve böylece Müslümanlar kendi liderlerini eleştirir oldu. Buda Erdoğan’a bazı kazanımlar getirdi. Erdoğan bunları fırsata çevirmesini bildi. Bir doğru bütün yalanları kapatır oldu. Her 15 dakikada bir yalan sonra yalanlama oluyordu dünya Müslümanları her yapılanı her söyleneni doğru sanır oldular. Ve Müslümanlar izzeti kaybedince zillette olmayı kahramanlık sayıyorlar.

Müslümanlar istenen kıvama gelmiş, ajanlar sayesinde demokrasi laiklik sevilmiş, toplum benimser olmuş, seçim zamanı sandıklara koşarak gider olmuş, iktidarlara artık muhafazakârlar gelmeye başlamış, yani İngiltere’nin egemenliği başta Türkiye olmak üzere birçok ülkede bitmiş gözükse de yine de İngiltere’nin ağırlığı vardır. Örneğin Türkiye’de laiklik durduğu müddetçe İngiltere gitmiş, saygınlığı bitmiş olmaz. Bu konuda Amerika ile düşünceleri aynıdır. Başka konularda farklıdır. Örneğin artık İngilizlerin çizmiş olduğu haritaların değişme zamanı gelmiş. Irak işgaliyle başlanmış oldu. Amerika, ya bendensiniz yâda onlardan diyerek dünyaya korku saldı. Dünyaya terör estiriyor, korku salıyor. Makamından korkanlar Amerika’nın emrindeyiz diyerek kendi halkını, ya benimlesiniz yâda terörle diyerek cezalandırıyor ve böylece ajanları patrondan aşağı kalmıyorlar. İstenen ne varsa gerçekleşmiş oluyor Afganistan, Irak, Libya, Yemen, Suriye, Tunus, Cezayir ve bir çok ülkeye kan ve göz yasları getirmiştir. Amerika bunları yaparken yalnız değildir. Yanında bulunan bazı ülkeler var. Örneğin Türkiye ve Erdoğan var. Çünkü Erdoğan 2000’li yıllarda verdiği söz karşılığında kendisine büyük ödül olarak verilen BOP eş başkanlığı ve Yahudilerin en büyük ödülü var. İşte BOP birçok ülkeyi yaktı yıktı kan ve göz yaşı getirdi. İste bugün Hamas bahane edilerek Filistin’de işgal ve soykırım var.

Daha öncede Müslümanlar uyanamadılar ta ki Suriye’de küçük bir gurup gösteri yapana kadar ona da zalim yönetici ateşle karşılık verince Amerika’nın elini güçlendirmiş oldu. Bu olayların bir tuzak olduğunu gören samimi Müslümanlar bunun farkına vardılar ve Suriye devriminde kaybolan kimliklerini bula bileceklerini ve azda olsa lehlerine çevirmeyi bildiler. Hilafet devletinin olmazsa olmaz olduğunu ümmete duyurmaya çalıştılar ve duyurdular. Dünyanın bütün ülkelerinden Müslümanlar Suriye’ye akın ettiler emperyalistlere karşı savaşmaya gittiler ve Müslümanların samimiyetinden korkan Amerika ve ajanları devreye girdi. Amerika Afganistan’da yaptığı oyunu Suriye’de de yaptı işid diye bir örgüt kurdu. Piyasaya İslam devleti adı altında hem İslam’a hem de Müslümanlara büyük darbe vurdu. Bir farkla Afganistan’da ağzı yandı Suriye’de maşaları kullandı. Para; Suud, Katar ve diğer Arap ülkelerinden vurucu güç Türkiye, İran, Rusya’dan olmak üzere Suriye’yi yerle bir ettiler. Zalimi ve rejimi korumak için. İşte BOP ’un niçin kurulduğu ve kime çalıştığını görmek gerekmez mi ve Amerika’nın planı ajanları sayesinde tıkır tıkır çalışıyor.

Evet, İngilizler her ne kadar inkılaplar adına binlerce, milyonlarca Müslümanı yok ettiler ama Müslümanlar yine kimliklerine sahip çıkmaya çalışıyorlardı. Taki muhafazakar parti ve liderler iktidara gelene kadar kimlik ve izzetlerini korumaya çalışıyorlardı. Ama iktidar koltuğuna oturan abdestli, namazlı, takkeli, bizden olmayan ama bizden gibi gözüken liderler Müslümanlara kimlik ve izzetlerini kaybettirdiler. Demokrasi ve laiklik adına yani İngilizlerin yapamadığını sevdirerek yaptılar. Oysaki bunu yıllar önce İngilizler planlamışlardı. Bugün Yahudi varlığında bulunan İslam üniversitesi niçin kuruldu ve Türkiye’deki diyanet teşkilatını CHP kurarak imam hatip okullarını açarak bu teşkilat kime hizmet için kuruldu. İşgalci İngiliz zihniyeti kurdu Amerika’ya nasip oldu. Bu teşkilatları kullanan diyanet değil midir? Demokrasiyi sevdirip İslam’ın güncellenmesine karşı çıkmayan, imam hatipli değil midir? İslam’ın güncellenmesini ve Allah’ın vasıflarını üzerinde toplamış dediren AKP değil midir? İslam’la alay edenler daha saymakla bitmez.

Amerika’nın kurmuş olduğu BOP eş başkanı imam hatipli değil mi? İslam ülkelerinin parçalanmasında eli olan imam hatipli değil mi? Diyanet, imam hatipler ve ilahiyatları kim kurdu? kime hizmet ediyorlar. Örneğin ilahiyatlar neden Türkiye’nin İslam dinini kabul etmediğini yargılamıyorlar neden İslam’a her türlü hakaretler edilirken bir şeyler demiyorlar. İşte küfür tek millettir menfaatleri bir olursa dost olurlar. İslam’a karşı hepsi birdir. Zaten bizden olmayıp bizden gözükenlerden çektik ve çekiyoruz. Bir Erbakan geldi, laiklik İslam’da var, demokrasi İslam’ın kendisidir diyerek Müslümanları kimliğinden etti. İşte günümüzde hala devam eden İslam’ı temsil edecek olan hilafetin önündeki engeller BOP projesiyle engellenmeye devam ediyor.

Türkiye, İran ve Rusya Amerika adına vekâlet savaşı veriyorlar. Terörist diyerek bütün Müslümanlar potansiyel suçlu sayılıyor. Dini bozmak için Erdoğan’ın dediği gibi 14 asırlık bir dinle bu yol yürünmez güncellenmesi lazım diyerek Amerika’nın ılımlı İslam modelini hayata geçirmiş oldu. Ve Amerika ve İsrail’in isteklerini yerine getirerek garantörlük ilan etti Filistin olaylarını kullanarak mitingler yaparak Müslümanların gazını aldı. Suriye’ye girip Emevi camiinde namaz kılacağını söyleyenler Müslümanların başarılarını görünce Kobani’ye Amerika’nın emriyle PKK’yı gönderip sonra PKK’yı bahane ederek halebin ve diğer yerlerin rejime teslim edilmesini sağladı. Yani kimlik arayan Müslümanlara engel oldu ve Esad ve rejimine arka çıktı. Allah’ın ve resulünün düşmanlarını dost ilan etti. Kısacası Müslümanların arayışlarına engel olmak için her turlu oyun oynandı ve başarılıda oldular.

BOP planı devam ediyor. Bugün Filistin katliamı olurken kınamadan öteye sesi çıkmayanların Müslümanların kimlik aramalarına engel olmak için daha çok planları vardır. Nice Filistinler feda edilir. İşte bölgesel savaşları devam ettiren vekâlet alanlardır.

BOP hedefinde olmamasına rağmen Amerika Avrupa’yı yanında görmesi için Rusya ile tehdit ederek Ukrayna savaşını çıkardı. Bununla hedefine ulaşıyor ve arkasından başka savaşlar planlanıyor. Kim dur diyecek bu savaşlara vekâlet verenler mi, vekâleti alıp uygulayanlar mı? Elbette ki vekâleti verenlerdir durduracak olanda ama maalesef ki bu savaşlar durmayacak.

Çünkü Müslümanların çoğalmasından ve gerçek İslami ve İslam devleti Hilafeti istemelerindendir. Bundan en çok korkanlar da vekâleti alan İslam ülkelerindeki yöneticilerdir. Numan Kurtulmuş’un dediği gibi “bitsin artık vekâlet savaşı” diyor. Kim verdi size vekâlet savaşını kim adına kiminle savaşıyorsunuz? Kimleri öldürüyorsunuz? Hiç akletmiyor musunuz? Bunun sonu Türkiye’nin parçalanması demektir. Her gün Yahudi varlığının harita planlarını görüyorsunuz. Çünkü Amerikan planında bu var.  Başkan Erdoğan her demecinde demiyor mu bizi böldüremezsiniz diyor. Demek ki bildiği bir şey vardır ki var çünkü BOP asbaşkanıdır kendileri çünkü Irak’ın, Suriye’nin, Afganistan’ın, Yemen’in, Libya’nın parçalanmasında BOP var ya işte bunlardan da haberleri vardır.

Evet, başka planlarda var. İşte son Filistin olaylarında Amerika’nın demeçleridir. Ne diyor Amerika orta doğuda bazı sınırlar değişecek demek nedir. Bu olaylardan önce İran Türkiye savaşı bekleniyordu. Ama Erdoğan erken fark etti. İran’la Rusya ile dostluk kurdu. En azından önlemiş gözüküyor bu belayı, ama ne kadar sürer belli olmaz. Çünkü emperyalist devletler böyle istiyorlar. Yakın zamanda olmaz ise başka plan devreye girecek, tabi bunlar bir tahmin inşallah olmaz ama Amerika’nın birçok planları vardır. Nedir o Arap Müslümanlarla Arap olmayan Müslümanları savaştırmak. O da kim; İran ve Türkiye Araplara karşı. İşte günümüzde yazılıp çizilenler bunlar. Çünkü Araplarla Türkiye ve İran’ın aralarını açmaya çalışıyorlar.

AKP iktidarını ayakta tutan Arap sermayesidir. Türkiye’de ekonomiyle uğraşıyorlar. Devlet yetkilerine sorarsan ekonomi krizi falan yok, halka sorarsan kriz çok, bir zamanlar yaşanmış olan olaylardan örnekler verenler bugün aynı olaylarla karşı karşıya gelmektedirler. Bugün devletin başında bulunanlar kendi halkını düşman görmektedir. Irkından dininden olsun ayrımlaştırmaktadır. Milyonlarca oy almış bir partiyi terörle eş tutması nedir. O partiye oy verenleri de terör olarak nitelemektedir. Bunu niçin yazdım yukarıda bahsetmiştim bop çerçevesinde, yani projenin içinde Türkiye’nin parçalanması vardır işte bugün devlet yetkilileri bunun hazırlığını yapmaktadırlar. İşte Müslümanların kimliğini temsil eden 2.rasidi hilafet devleti olmayınca dünyası da ahireti de harap olur.

MEHMET YILDIZ

Ayrıca...

Bi̇n üçyüz sene sonra fetreti̇ yaşayan ümmet

Ey Müslümanlar! Kâfirlere Teşebbuhe (benzemeye) Özenmeyiniz: Âlemlerin yaratıcısı ve rabbi olan Allah’a hamd olsun. Allah …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir