Home / News / OKUYUCUDAN / Makale / Zulme sessiz kalanlara bir serzeniş…
islam devleti default

Zulme sessiz kalanlara bir serzeniş…

Kişi Allah’ın koyduğu sınırı aştığı zaman zulüm işlemiş olur. Tıpkı iblisinde Rabbinin hükmüne karşı gelip, üstünlük taslayarak sınırı aşması gibi. Bu yüzden Allah’ın koyduğu hudutların farkında olmak şarttır. İmam Azam şöyle söyler:  “Bir adam adaleti tanısa, fakat adaletin zıddı olan zulmü, haksızlığı bilmese o hem adaleti hem de zulmü iyice tanımıyor demektir. Ey kardeş, bilmiş ol ki, bütün insanların en cahili ve en kötüsü böyleleridir.”

Allahu Teala bize hükümlerini eksiksiz bir şekilde bildirmiştir ve bizi yakıcı bir azaba karşı uyarmıştır. Kişi uyarılmış olduğu bir günahı yine de işlerse, kendine zulmetmiş olur.

“Allah insanlara hiç zulmetmez ancak insanlar kendilerine zulmeder.” (Yunus 44)

Maalesef bazen kişinin işlediği bu zulümden başkaları da nasibini almaktadır. Müslümanların beyinlerine milliyetçi fikirler aşılayarak “mümin müminin kardeşidir” ayeti umursanmamaktadır. Bu yüzden binlerce insan ölmekte ve haram bir iş işlenerek sınırlar aşılmaktadır. Böylece kul kendine zulmetmektedir. Bir ateist yaratıcısının olmadığına inanarak karanlık hayatını intihar ile sonlandırır. Böylece hem kendine zulmeder, hem de onu örnek alan diğer insanlara. Bir tağut Allah’ın hükümleriyle hükmetmeyerek hem kendine hem de halkına zulmetmiş olur.

Bunlar alışageldiğimiz zulümlerdir fakat birde hiç alışmayacağımız bir zulüm vardır. Oda gözlerimizin önünde kardeşlerimize zulmedilmesidir ve buna kimsenin ses çıkarmamasıdır.

Necis kafirler beldelerimizi işgal edip tahir kardeşlerimize yapmadıklarını bırakmamışlardır. O kafirlere yaraşan cehennemdir ve onları kahhar olan Allah çok şiddetli bir azap ile müjdelemiştir. Peki ya susan, ses çıkartmayanlar? Kendine “ben Müslümanım” deyip de kardeşlerini unutanlar? İnzivasında kaç tespih çektiğini unutmuş nice Müslüman, yani başındaki beldede, kardeşlerinin üzerine patlayan bomba seslerine kulaklarını tıkamıştır, para-pul telaşına kapılmış, ömrünü heva hevesinin emirlerini yerine getirmekle geçiren Müslümanlar kulaklarını yerle göğü inleten o seslere tıkamıştır. Zulümlerin en acımasızı bu değil de nedir? Zulme maruz kalanlar, dilsiz şeytanlardan hesap soracağı gün halleri nice olacaktır! Halbuki, Rum valisinin, Müslüman kadına eziyet etmesinden ve kadının “Mutasım neredesin?!” demesi üzerine, Mutasım’ın ordu hazırlayıp Rum şehrini zapt etmesi ve kadını kurtardığı gibi, ümmeti bu hazin halden kurtarmaya çalışabilirdik. İşkence gören hz. Bilal’i, Hz. Ebu Bekirin 7 ukiyeye satın alıp kurtarması gibi kurtarmaya çalışabilirdik kardeşlerimizi. Malımız ve canımız ile cihat etmedik, sadece duaya sığınıp kendimizi kandırdık.

Biz onlara işlenen zulme razı olup boyun büktük ve sustuk. Müslümanlara en yakışmayan amellerden birini yaptık ‘umudumuzu kaybettik’. Allahu Teala şöyle buyuruyor:

“Dedi ki; rabbinin rahmetinden sapıklardan başka kim ümit keser?” (Hicr 56).

Peygamber efendimizin buyurduğu gibi, taşları birbirine kenetli duvar gibi olsaydı kardeşliğimiz, hangi kafir bize ne yapmaya cesaret edebilirdi? Arkasında korunacağımız ve savaşacağımız bir halifemiz olsaydı, kim bizlere zulmedebilirdi?

Ey kardeşlerim,

Hilafeti kurmak için çalışmakta acele edin! Parça parça bölünmek yerine birleşin! İyiliği emretmekte ve kötülüğü korkusuz bir şekilde nehyetmekte acele edin!

“Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten vazgeçirmeye çalışır ve Allaha inanırsınız.” (Ali Imran 110)

Siz rabbinizin dinine yârdim ederseniz oda size mutlaka yârdim edecektir.

“Şüphesiz Allah kendine yârdim edene yârdim edecektir.” ( Hacc 40)

Ey kardeşlerim,

Zulmedilen kardeşlerimizi ancak hilafet ile kurtarabiliriz. Onları terk ve ihmal etmemiz bir Müslümanın yapmayacağı bir ameldir. Bu yapılan zulümlere susanlar kendilerine bir azap gelmesini beklesinler. Zira Allahu Teala şöyle buyuruyor:

“Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları takdir edilen bir müddete kadar erteliyor. Ecelleri geldiği zaman onlar ne bir saat geri kalabilirler nede öne geçebilirler.” (Nahl 61)

Allah bizi zulmedenlerden eylemesin, bir Müslümana zulmetmek isteyen zalim, saf saf duran ve kenetlenmiş bir duvar gibi olan müminleri karşısında bulsun! Allah kafire şiddeti ile bize ise merhameti ile muamele etsin!

“Bütün yüzler, diri ve bütün yarattıklarını gözetip duran Allaha baş eğmiştir. Bir zulüm yüklenen gerçekten hüsrana uğramıştır.” (Taha 111)

Asiye Bera

Ayrıca...

bu-ramazan-ayi-hilafetsiz-gecen-son-ramazan-olsun

Bu ramazan ayı hilafetsiz, buruk geçen son ramazan olsun

İslam, hayat dolu bir nizamdır. Onda durgunluk, diğer dinlerdeki gibi kapalılık söz konusu değildir. Hayatın …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir