Home / News / HİZB-UT TAHRİR / BEYAN / Irak ve Suriye’deki Aşiretlere ve Birbirleri Savaşan Gruplara Bir Çağrı
islam devleti default

Irak ve Suriye’deki Aşiretlere ve Birbirleri Savaşan Gruplara Bir Çağrı

بسم الله الرحمن الرحيم Irak ve Suriye’deki Aşiretlere ve Birbirleri Savaşan Gruplara Bir Çağrı, Aranızdaki Savaşı Durdurun, Amerika Ülkenize Askeri Müdahalede Bulunmak İçin Sizin Birbiriniz İle Olan Savaşı İstismar Ediyor

Irak ve Suriye’de olaylar son surat devam ederken, sömürgeci kâfirlerden peş peşe açıklamalar geliyor. 18 Ağustos 2014 tarihinde Obama, 22 Ağustos 2014 tarihinde de Savunma Bakanı Hagel ve Genelkurmay Başkanı Dempsey düzenledikleri basın toplantısında Obama’nın bölgeye askeri müdahalesine yönelik uzun vadeli stratejisi hakkında ve Amerika’nın askeri müdahalesini destekleyen uluslararası koalisyon oluşturulması hakkında bir açıklama yaptılar. Yapılan bu açıklamalar, bölge halkının, siyasilerin ve askerlerin kurtuluş için açıkça Amerikan müdahalesine yönelik isteklerinin ardından geldi! Zaten Amerika, bilfiil Irak’a hava müdahalesine başladı bile. 16 Ağustos 2014 tarihinde Suriye Koalisyonu, ABD’nin Irak’a yaptığı gibi Suriye’ye de askeri müdahalede bulunmasını istedi. Neden çifte standart uygulanıyor? Irak’a müdahale ediliyor da niçin Suriye’ye müdahale edilmiyor diye adeta yalvarırcasına serzenişte bulundu!

Afganistan ve Irak’ta Amerika’nın vahşi katliamına, Pakistan ve Yemen’de insansız hava araçlarının saldırılarına maruz kalan Müslümanlar, bugün Amerika’dan iyilik bekler hale geldiler. Hatta en kısa zamanda yapılacak askeri müdahaleyi memnuniyetle karşılayacaklarını ifade ettiler! Oysa bu, zorla ve baskı yoluyla yapılan askeri müdahaleden çok daha beter ve kötüdür. Saldırgan yılana karşı koymak ile yılanı elimizle eve getirip çocuklarımızı ve evde olan herkesi sokup öldürmesi arasında dağlar kadar fark vardır. Biri diğerinden bin kez daha hayırlıdır! Sanki Amerika’nın ateşiyle ısınanların gözleri kör, kulakları sağır, basiretleri de kapalıdır! Ama bu tür kakofoni olaylar için uygun zaman ve mekânı oluşturan nedir? Amerika ne için çalışıyor? Ne gibi komplolar planlıyor, müdahaleden amacı nedir? Çekinmeden, utanmadan bölge halkını böyle bir istekte bulunmaya iten etken nedir? Tüm bunları inceden inceye iyi düşünen biri, Amerika’nın Suriye ve Irak’ta devrim hareketleri arasında çıkan savaşı istismar ettiğini açıkça görür. Bu hareketler, tiranların yönetimini ortadan kaldırmak için kıyama kalktılar. Ama sonra bu hareketlerin kıyamı, Rabbimin merhamet ettikleri müstesna, sömürgeci kâfir veya değişim için uğruna kıyama kalktıkları rejim ile değil de kendi aralarında savaşa dönüştü. Birbirleri ile savaşan gruplar, tüm bunlar neden oluyor? Bu olanların amacı nedir? Bunun için mi kıyama kalktık diye niçin kendilerine sormuyorlar? IŞİD ve diğer hareketler niçin birbirleri ile savaşıyor? Rejimin elinde olan diğer bölgeleri kurtarmak yerine neden rejimden kurtarılmış bölgeler için birbirimiz ile çatışıyoruz diye bu hareketlerin hiç biri, kendilerine sormuyor mu?

Ey Müslümanlar! Hizb-ut Tahrir olarak biz resmi sitemizden, IŞİD ve diğer silahlı hareketlere, aşiretlere şu çağrıda bulunuyoruz: Birbirinizle olan savaşa son verin ve aranızı düzeltin. Zalimlere meyletmeyin, aksi takdirde size ateş dokunur. Biz, Müslümanların çıkarlarını gözetleme adına diyoruz ki, IŞİD ve diğer hareketleri, hem tekbir getirerek birbirleri ile savaşmalarını, hem de her birinin diğerini yok etmeye çabalamasını görmek kalbimize acı ve hüzün veriyor. Bu yüzden biz, tüm elem ve acılara rağmen düzelir umuduyla onlara şu çağrıda bulunuyoruz:

Birincisi: IŞİD örgütüne yöneliktir. Allah’tan kork ve Müslümanları öldürmeyi bırak. Çünkü Allah katında Müslümanı kanı çok değerli ve kıymetlidir. Doğru şekilde ilan edilmeyen sözde Hilafet fikrinden vazgeç. Çünkü Hilafete giden yol, malumdur, meçhul değildir. Devlet dinamikleri olan bir ülkedeki güç ve kuvvet ehlinden nusret talep eden, sonra da bu ülke halkının rıza ve ihtiyarla biatini alan Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem siretinde bu yol apaçık beyan edildi. Ama IŞİD, Şeriatın farz kıldığını yerine getirmedi. Şeriatın emrine uygun olarak yerine getirilmeyen her amel, çatışma ve fitneye neden olur. Ve öyle de oldu. IŞİD ile diğer hareketler arasında savaş patlak verdi. Birbirleri ile olan ilişki kana boyandı. IŞİD’in girdiği her ülke halkı, onun yanında güvende olması gerekirken ondan kaçar oldu. Onun için IŞİD, tüm bu hatalardan geri dönmelidir. Hatadan dönmek erdemliktir.

İkincisi: Amerika, Batı, ajan ve uşaklardan yardım isteyen diğer hareketlere yöneliktir. Bilin ki sömürgeci kâfirlerden, yardım istemek büyük bir hatadır. Aynı zamanda basiret ve ferasetin yok olduğu anlamına gelir. Amerika ya da Batı, siz eskilerin yerine yeni ajan olmayı kabul etmedikçe kendi diktiği ajanlarını ortadan kaldırmak için hiç size yardım eder mi? İçinizde adam akıllı biri yok mu?

Üçüncüsü: Kabilelere, yiğit erkeklere, sıcak İslami duygular taşıyanlara, saygın ve etkin olanlara yöneliktir. Savaşan bu Müslüman tarafların hiçbirini desteklemeyin. Zira onlar, kâfir sömürgeciler ile savaşmıyorlar. Değişim adına zalim yöneticilere karşı kıyama kalkan bu hareketler, hep birlikte bu rejimler ile yüzleşmek amacıyla bir araya gelmek yerine birbirleriyle savaşmak ve tuzak kurmak için bir araya geliyorlar. Haydi demir yumrukla onların ellerinden tutun ve onları hidayet üzerinde bir araya getirin. Ki hedefleri, tek bir İslami hedef olsun, Raşidi Hilafet olsun. Onun gölgesi altında insanlar kendilerini güvende hissetsinler, korkmasınlar. Bölünmüşlüğü, parçalanmışlığı ve bölgeciliği bir kenara atsınlar.

Dördüncüsü: Sonra إِلَّا مَنْ رَحِمَ رَبُّكَ “Rabbinin merhamet ettiği kimselere”[Hud 119] , Allah’a verdikleri sözde duranlara, Raşidi Hilafeti kurmak için Allah’a ve Rasûlü’ne yardım etmek üzere birbirlerine söz verenlere, diğer İslami hareketlerle savaşmaktan uzak duranlara ve uğruna çıktıkları hedefe ulaşmak için bu yolda yürüyenlere yöneliktir. Hak üzerinde sebat edin. Sizi az gören ve ellerini Müslümanların kanına bulamış diğer hareketlerin alaycı sözleri size zarar veremez. Allah mizanında hak üzere olan sayıca az grup, batıl üzere olan çokluktan daha ağır basar. Akıbet muttakiler içindir.  وَنُرِيدُ أَنْ نَمُنَّ عَلَى الَّذِينَ اسْتُضْعِفُوا فِي الْأَرْضِ وَنَجْعَلَهُمْ أَئِمَّةً وَنَجْعَلَهُمُ الْوَارِثِينَ“Biz ise, yeryüzünde mustazaflara lütufta bulunmak, onları önderler yapmak ve onları mirasçılar kılmak istiyorduk.” [Kasas 5]

Ey Müslümanlar! Yeryüzünde İslami yönetimi kurmak için nusret talebi konusunda Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’inmetoduna sımsıkı bağlı olan Hizb-ut Tahrir, yaklaşık altmış yılını davet ettiği hak üzerinde sebat ederek geçirdi. Nusret talebi uzun bir yoldur, zorla insanlara yönetimi dayatma yöntemi daha kısa ve daha yakındır gibi ortaya atılan tüm söylem ve iddialara rağmen kıl payı kadar o metottan sapmadı. Bu kimseler, meselenin iktidara ulaşmak ve herhangi bir metoda bağlanmak olmadığını fark edemediler. Aksine mesele, Nübüvvet metodu üzere Hilafet meselesidir. Metot da Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem tarafından belirlenen, Aziz ve Hâkim olan Allah Subhânehu ve Teâlâ tarafından vahyedilen metot olmalıdır. Bu metot dışındaki bir metot, en kısa zamanda yönetime ulaştırabilir, ama bu yönetim ağrılı ve sancılı bir yönetim olacaktır. Allah ve Rasûlü ve müminler asla ondan razı olmazlar. Hilafet, içeriği boş sadece isimden ibaret değildir. Tam aksine güven ve huzur verici bir Hilafet olmalıdır. Onun gölgesi altında güven ve emniyet içinde yaşamak için insanlar göç etmelidir. Korku ve zulüm dolayısıyla insanlar ondan kaçmamalıdır. Hilafet Devleti altında insanlar, canlarını, mallarını, ırzlarını ve evlerine güvende hissetmelidir. Hilafet Devletinde kanlar dökülmez, ırzlar çiğnenmez, evler yıkılmaz, mallar gasp edilmez. Sadece Müslüman ülkelere hayrı yaymaz, aksine dünyaya Hadâratını taşır. Hem Müslümanlar hem de Gayrimüslimler güvende olur. Herkes, adalet ve huzur içinde hakkını alır. Hizb-ut Tahrir, halkına karşı asla yalan söylemeyen bir liderdir. O sizden biri ve sizinle birliktedir. Aklı ve fikri olan herkes ve bu çağrıya kulak verenler, gücü bir kelimeye yetse bile IŞİD, diğer Müslüman devrimci hareketler ve aşiretler arasındaki savaşı durdurmak için ellerinden geleni yapmalıdır. Belki geri kalan zamanda Müslümanlar birbirleri olan savaşı durdururlar da Amerika liderliğinde planlanan askeri müdahale karşısında tek bir saf olurlar. Uluslararası koalisyonu mezara gömerler. Çok geç olmadan onun kötülüğünden kurtulurlar. Allah’ın izniyle samimi ve dürüstçe yapılan bu çağrı, aklı ve kalbi olan herkese ya da kulak verenlere yönelik bir çağrıdır. Ki İslam’a ve Müslümanlara yardım etmek için etkili ve faal bir rol oynasınlar. Sömürgeci kâfirlerin hile ve kumpaslarını bertaraf etsinler. İşitmeyen ve görmeyenlere gelince, Aziz ve Kaviyy olan Allah Subhânehu ve Teâlâ onların durumlarını bize şöyle haber verdi: إِنَّ شَرَّ الدَّوَابِّ عِنْدَ اللَّهِ الصُّمُّ الْبُكْمُ الَّذِينَ لَا يَعْقِلُونَ “Şüphesiz Allah katında canlıların en kötüsü, düşünmeyen sağırlar ve dilsizlerdir.” [Enfal 22]

Hizb-ut Tahrir   H. 28 Şevvâl 1435
M. 2014/08/24

 

 

Ayrıca...

Hizb-ut Tahrir: Ey Müslümanlar! Daha Doğrusu Ey Müslüman Orduları! Sizi Savaşmaya Çağırıyoruz, Düşmanınız Trump, Azgın Dişlerini Gösterdi, Kılıçlarınızla Kırın O Azgın Dişlerini

Bu gece Washington’da gerçekleşen Trump-Netanyahu görüşmesinde Trump, Netanyahu ile yandaşları ve taraftarları karşısında Müslümanlara ve …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir