Home / News / HİZB-UT TAHRİR / BASIN AÇIKLAMALARI / Pakistan’da Amerikancı Rejim Hizb-ut Tahrir Yöneticisini Kaçırdı
islam devleti default

Pakistan’da Amerikancı Rejim Hizb-ut Tahrir Yöneticisini Kaçırdı

Rahil-Navaz Rejimi, Hizb ut Tahrir / Pakistan Vilayeti Merkezi Temas Komitesi Başkanı Saad Cigranvi’yi Kaçırdı.

Pakistan’da Rahil-Navaz Rejiminin haydutları geçtiğimiz hafta Hizb ut Tahrir / Pakistan Vilayeti Merkezi Temas Komitesi Başkanı Saad Cigranvi’yi Kaçırdı. Olayın üzerinden 1 hafta geçmesine rağmen Pakistan Rejimi herhangi bir açıklamada bulunmadı. Daha Öncede Hizb-ut Tahrir Pakistan Vilayeti Sözcüsü kaçırılmıştı.

Konu ile alakalı basın açıklaması metni yayınlandı. İşte o açıklama;

 

Basın Açıklaması

Amerika’nın Pakistan’da İslam’ı Bastırma Kampanyası

Rahil-Navaz Rejimi, Hizb ut Tahrir / Pakistan Vilayeti Merkezi Temas Komitesi Başkanı Saad Cigranvi’yi Kaçırdı

22 Nisan 2015 günü, gece geç saatlerde rejimin haydutları, herkesçe bilinip sayılan Hizb ut Tahrir / Pakistan Vilayeti Merkezi Temas Komitesi Başkanı Saad Cigranvi’yi kaçırdı. Bu, Hizb-ut Tahrir’e karşı işlenen listesi kabarık şeytani eylemlerin en sonuncusudur. Pakistan genelinde Hizb-ut Tahrir üyelerini tutuklayan rejimin, Hizb ut Tahrir / Pakistan Vilayeti Resmi Sözcüsü Naveed Butt’u 11 Mayıs 2011 tarihinde kaçırmasının üzerinden neredeyse dört yıl geçmiş olacak. Hizb-ut Tahrir, 23 Nisan 2015’de yani bugün, Amerika’nın Ulusal Eylem Planı gereği Pakistan’da İslam’ı bastırma kampanyası adı altında bir kampanya başlattı. Bu bağlamda 23 Nisan 2015 tarihli yayınlanan bir bildiride Hizb-ut Tahrir / Pakistan Vilayeti şöyle demektedir:

“Ulusal Eylem Planı’nın temel konseptleri, Amerikan girişimi olan Terörle Mücadelede Pakistan-ABD Ortak Çalışma Grubu ve Kolluk Kuvvetlerinin [JWG-CTLE] doğrudan bir sonucudur. Bu yapının, Pakistan üzerinde derin etkisi vardır. Çünkü ABD Dışişleri Bakanlığı, ABD Adalet Bakanlığı ve Federal Soruşturma Bürosu FBI’ının da bu eylem planına katkıları var. Şubat 2002’de ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından kamuoyuna açıklanmasından bu yana JWG-CTLE, Amerikan ajanları eşliğinde Müşerref-Aziz rejiminin “Aydınlanmış ılımlılık” projesinden mevcut rejimin “Ulusal Eylem Planına” kadar İslam, cihat ve Hilafet çağrısını bastırmak için hep mücadele edegelmiştir.

Amerika, “Ulusal Eylem Planı” ve diğer araçlar yoluyla Müslümanların yüzyıllar boyunca İslam’a olan bağlılıkları, uğrunda savaşmaları ve İslami yönetim nedeniyle kökleşen derin İslami sevgi ve muhabbetlerini bitirmek için çalışıyor. Pakistan’ın kurulmasında kilit rol oynayan İslam’ın gücüdür. İslam’ın gücü, dönemin küresel lideri İngiltere’yi Hindistan Yarımadasındaki askeri işgalini sona erdirmeye zorlamıştır. Ki bir daha dönmeye asla cesaret edemez. Başka bir süper güç olan Sovyet Rusya’sının Afganistan işgalini sona erdirmeye zorlayan yine İslam’ın gücüdür. Böyle büyük bir devletin askeri ve ekonomik olarak tükenmesi, sonunda büsbütün çöküşüne neden olmuştur. Şimdi de bölgeyi işgal eden Amerika’dır. Bugün onun karşısında yine İslam’ın gücü vardır.

Amerikan varlığı ve bölgede çıkarları için Pakistan’da İslam’ı bastırmak Amerika’ya göre hayat memat meselesidir. Diğer araçlarla birlikte “Ulusal Eylem Planı’nı” kullanan Amerika, cihadı “terörizm” olarak ilan etmek ve Afganistan’da Amerikan işgaline karşı savaşan samimi mücahitlere baskı yapmak amacıyla tüm ajanlarını seferber etmiştir. Ana amacını gizlemek için suçluların tutuklanmalarını, mezhep ve etnik şiddet sergileyenleri bir kılıf olarak kullanıyor. Ayrıca medya, sosyal medya ve siyasi ortamda İslami fikirlere karşı saldırı başlatan Amerikan ajanları, o fikirleri “nefret söylemi”, “radikalizm” ve “İslamcılık” ile itham ettiler. Binlerce samimi âlim, Amerika’nın Afganistan işgaline karşı cihat çağrısı yapan ve Pakistan’da Hilafetin kurulmasına çağıran politikacılar kaçırıldılar.”

Sonra Hizb-ut Tahrir, doğrudan silahlı kuvvetlere seslenerek şöyle bir çağrıda bulunmaktadır:

“Ey Pakistan silahlı kuvvetleri! Mevcut yöneticiler, düşmanlarımız karşısında süt dökmüş kedi gibiler. İster Filistin, Keşmir, Afganistan, Irak ve Suriye’de olsun, isterse Pakistan’da olsun yapılması gerekeni yapmıyorlar. Bununla beraber Müslümanlar karşısında da aslan kesiliyorlar. Yabancı efendileri uğruna İslam’a sımsıkı sarılan herkesi göğüs gere gere darp ediyorlar. Açıktır ki onlar bizden değil, biz de onlardan değiliz. Nasıl, o zaman, daha siz onların yönetimlerini tolere edebilirsiniz? Hayatta kalmak için daha ne zamana kadar sizin destek ve gücünüze tutunacaklar? Küfrü desteklemek için sizi, insanları ve insan yapımı demokratik sistemi kullanan bu hainleri, nasıl kabul edebilirsiniz? İslam’ı ve insanları bastırmak için Hilafet Devleti altında onların İslam’a göre yaşama hakkını inkâr eden bu ajanlara nasıl sessiz kalabilirsiniz?

Devlet adamı ve fakih Şeyh Ata Bin Halil Ebu Raşta liderliğindeki Hizb-ut Tahrir’e nusret vermek farzdır. Ancak o zaman bu mücrim yöneticilerin komploları, İslam gerçeği tarafından tarumar edilecektir. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurdu:

لِيُحِقَّ الْحَقَّ وَيُبْطِلَ الْبَاطِلَ وَلَوْ كَرِهَ الْمُجْرِمُونَ

“Günahkârlar istemese de hakkı gerçekleştirmek ve batılı ortadan kaldırmak içindi.” [Enfal 8]

Hizb-ut Tahrir Pakistan Vilayeti

Kaynak: hizb-ut-tahrir.info

Ayrıca...

Tutuklamalar İle Ne Bizi Korkutabilirsiniz Ne de Hilafeti Engelleyebilirsiniz

22 Eylül 2020 Salı günü Antalya Emniyet Müdürlüğü tarafından gözaltına alınan 14 Hizb-ut Tahrir mensubu …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir