Home / News / HABER / TÜRKİYE / AB’nin değişmesini istediği Terörle Mücadele Kanunu
islam devleti default

AB’nin değişmesini istediği Terörle Mücadele Kanunu

Türkiye ile Avrupa Birliği kurumları arasındaki vize serbestisi görüşmelerinde kilit noktayı ‘Terörle Mücadele Kanunu oluşturuyor. Peki, Terörle mücadele kanunu nelerden oluşuyor?

Türkiye ile Avrupa Birliği kurumları arasında yapılan mülteci anlaşmasının en önemli maddelerinden biri olan vize muafiyetiyle ilgili tartışmalar devam ederken; tartışmanın kilit noktasını Türkiye’nin değiştirmesini istediği ‘Terörle Mücadele Kanunu oluşturuyor. Türkiye ise PKK, IŞİD, DHKP-C ve benzeri birçok örgütle mücadelenin en yoğun olduğu bir dönemde söz konusu maddeyi değiştirmeyi reddediyor.

Söz konusu madde ‘terörle mücadelenin esasları’nı belirliyor. 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu, 1991 yılında yürürlüğe girmişti. Kanun maddesinde yer alan birinci ve ikinci maddeler, ‘terör’ün tanımını yapıyor. 3713 sayılı Kanunun üçüncü maddesi terör suçlarını ve dördüncü maddesi ise terör amacıyla işlenen suçları düzenliyor.

Buna göre; terör, cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemlerdir.

TERÖR SUÇLARI KAPSAMINA GİREN KONULAR

Maddeye göre terör suçlarına giren konular şunlar: Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak (TCK-madde 302), Askeri tesisleri tahrip ve düşman askeri hareketleri yararına anlaşma (TCK-madde 307), Anayasayı ihlal (TCK-madde 309), Yasama Organına karşı suç (TCK-madde 311), Hükümete karşı suç (TCK-madde 312), Türkiye Cumhuriyeti hükümetine karşı silahlı isyan (TCK-madde 313), Silahlı Örgüt (TCK-madde 314), Örgüte silah sağlamak (TCK-madde 315), Yabancı hizmetine asker yazma, yazılma (TCK-madde 320), Cumhurbaşkanına suikast (TCK-madde 310/1).

TERÖR AMACIYLA İŞLENEN SUÇLAR

3713 sayılı Kanunun dördüncü maddesinde sayılan terör amacıyla işlenen suçlar ise şu şekilde sıralanıyor: Göçmen kaçakçılığı, insan ticareti, kasten öldürme, başkasını intihara teşvik, kasten yaralama, eziyet, bir başkasını; kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına bir saldırı gerçekleştireceği şeklinde tehdit etme, şantaj, cebir, kişiyi özgürlüğünden yoksun bırakma, eğitim ve öğretimin engellenmesi, kamu kurumu veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinin, siyasi hakların, inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasının engellenmesi, konut dokunulmazlığının, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali, sendikal hakların engellenmesi, nitelikli hırsızlık, yağma, nitelikli yağma, mala zarar verme, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, radyasyon yayma, atom enerjisiyle patlamaya neden olma, tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması veya el değiştirmesi, içilecek sulara, her çeşit besine zehir katarak veya başka şekillerde bozarak kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürme, uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti, para ve kıymetli damgaların üretiminde kullanılan alet ve malzemenin izinsiz üretimi, mühürde sahtecilik, resmi belgede sahtecilik, halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit, suç işlemeye tahrik, suçu veya suçluyu övme, ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması, kıt?a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgedeki sabit platformların işgali, bilişim sistemine girme, sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme, görevi yaptırmamakta direnme, kaçmaya imkân sağlama, devletin egemenlik alametlerini aşağılama, suç için anlaşma, askeri komutanlıkların gaspı, halkı askerlikten soğutma ve askerleri itaatsizliğe teşvik ve cumhurbaşkanına suikast dışındaki fiili saldırılar, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan suçlar (ateşli silah kaçakçılığı vb.), 6831 sayılı Orman Kanununda yer alan orman yangını çıkarmak, 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda yer alan hapis cezası gerektiren suçlar (teşekkül halinde kaçakçılık vb.)(2) , olağanüstü hal ilanına neden olan suçlar (şiddet olayları vb. nedenlerle kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması), 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarının Korunması Kanununda yer alan kültür ve tabiat varlıklarının yurt dışına çıkarılması.

TERÖRÜN FİNANSMANI MADDESİ VE YAPILAN DEĞİŞİKLİK

18.07.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5532 sayılı Terörle Mücadele Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunun 8’inci maddesinde düzenlenen terörün finansmanı suçunda değişikliğe gidilmişti. Yapılan değişiklik şu şekildeydi: Her kim tümüyle veya kısmen terör suçlarının işlenmesinde kullanılacağını bilerek ve isteyerek fon sağlar veya toplarsa, örgüt üyesi olarak cezalandırılır. Fon, kullanılmamış olsa dahi, fail aynı şekilde cezalandırılır.

Bu maddenin birinci fıkrasında geçen fon; para veya değeri para ile temsil edilebilen her türlü mal, hak, alacak, gelir ve menfaat ile bunların birbirine dönüştürülmesinden hasıl olan menfaat ve değeri ifade eder.

Söz konusu maddede terörün finansmanı suçunu işleyenlerin örgüt üyesi olarak cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan Kanunun 7’nci maddesinde de örgüt üyelerinin Türk Ceza Kanununun 314’üncü maddesi hükümlerine göre cezalandırılacağı hüküm altına alınmış. Türk Ceza Kanununun 314’üncü maddesinde ise örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verileceği belirtilmiş. Dolayısıyla Türk hukukuna göre terörün finansmanı suçunun cezası 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasıdır.

Diğer taraftan, 3713 sayılı Kanunun 8/A maddesinde; anılan Kanun kapsamına giren suçların kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi halinde verilecek cezanın yarı oranında artırılacağı belirtilmiş. Aynı Kanunun 8/B maddesinde ise; bu Kanun kapsamına giren suçların bir tüzel kişiliğin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 60’ıncı maddesine göre iznin iptali ve malvarlıklarının müsaderesi gibi yaptırımlara hükmolunacağı ifade edilmiş.

AVRUPA BİRLİĞİ’NİN İSTEDİĞİ DEĞİŞİKLİK

Avrupa Birliği’nin vize muafiyeti kriteri olarak istediği değişiklik ise şu şekilde: Organize suç ve terörizme ilişkin yasal çerçevenin; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, AİHM içtihatları, AB müktesebatı ve AB üyesi Devletlerdeki uygulamalarla uyumlu olacak şekilde gözden geçirilip düzenlenmesi ve mahkeme, kolluk kuvvetleri ve güvenlik güçlerinin uygulamalarının kişi güvenliği ve özgürlüğü, adil yargılanma hakkı; ifade, toplanma ve dernek kurma özgürlüğü ile uyumunun sağlanması.

Terörle mücadele kanununu dolaylı olarak ilgilendiren bir diğer vize muafiyeti şartı ise şu şekilde: Suç Gelirlerinin Aklanması, Araştırılması, El Konması ve Müsaderesi ile Terörün Finansmanı Hakkındaki Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin (CETS 198) onaylanması ve yürürlüğe girmesi ve söz konusu Sözleşme’nin uygulanmasına yönelik ulusal mevzuatın düzeltilmesi; bununla birlikte Suç gelirlerinin aklanmasına ilişkin merkezi bir veri toplama sisteminin oluşturulmasına yönelik Mali Eylem Görev Gücü tavsiyelerinin öne sürdüğü yasal gerekliliklerin yerine getirilmesi.

SON AÇIKLAMA AB BAKANI VOLKAN BOZKIR’DAN: DEĞİŞTİRMEYECEĞİZ

Taraflar arasındaki tartışmayla ilgili en son açıklamayı Avrupa Birliği Bakanı Volkan Bozkır yaptı. Bozkır, Avrupa Parlamentosu’nda Türkiye’ye vize serbestisi konusunda yapılacak olağanüstü oturum öncesi, Ankara’nın terörle mücadele yasalarında değişiklik yapmayacağını söyledi.

Bozkır Strasbourg’daki toplantı sonrası yaptığı açıklamada Türkiye’nin terörle mücadele yasalarını tartışacak bir dönemde olmadığını belirtti. Volkan Bozkır “Türkiye’de terörle mücadele kanunundaki bir değişikliği kabul etmek mümkün değildir. 450’nin üzerinde şehit verdiğimiz bir ortamda çok ciddi terör operasyonlarının sürdüğü bir ortamda terörle mücadele kanununun siyaseten Türkiye’de ele alınması mümkün değildir.” diye konuşmuştu.

Ajanslar

Ayrıca...

Gaziantep’te Köklü Değişim “HİLAFET” sayısını tanıttıkları için 7 Müslüman’a Gözaltı

Şanlıurfa’dan sonra Gaziantep’te de Köklü Değişim Dergisi’nin “Hilafet” kapak konulu Mart sayısını tanıttıkları ve yaptıkları …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir