Home / News / HABER / YORUM-İKTİBAS / Türkmen Dağı Neden Bu Kadar Önemli?
islam devleti default

Türkmen Dağı Neden Bu Kadar Önemli?

Türkmen Dağı bölgesinin 8 aydır yoğun bir şekilde saldırı altında olmasının nedenleri nedir? Rusya, Esed bu bölgeyi neden bu kadar istemektedir?

Hizb ut-Tahrir Merkezi Medya Ofisi Adına / Musa Bayoğlu, Türkmen Dağı’nda yaşanan son gelişmeleri Haber-Yorum Analizinde bulunarak değerlendirdi.

Hizb-ut Tahrir’in Resmi Web sayfası tarafından yayınlanan analizi ilginize sunuyoruz;

Ey Yöneticiler! Türkmen Dağı Bombalanırken Rusya’yı Tebrik Etmek, Elçilerine İftar Vermek Günah Olarak Size Yeter

Haber:

Suriye’de Bayırbucak Türkmenlerinin yoğun olarak yaşadığı Türkmen Dağı bölgesinin Rejim güçlerinin eline geçtiği iddialarına Türk Silahlı Kuvvetleri’nden açıklama geldi. Açıklamada, “Muhalifler 17 Haziran günü başlattığı karşı saldırılar neticesinde, Türkmen Dağı bölgesinin bir önceki sınırlarına tekrar kavuşmuş, Kelez, İsapınarı ve Akçabayır köyleri geri alınmıştır” denildi. (Haberler)

Yorum:

Rusya 30 Eylül 2015 tarihinden itibaren Suriye’ye müdahalesinde özellikle rejim için kırmızıçizgi olan Halep, Şam, Hama, Humus ve Lazkiye bölgelerini bombaladı ve muhalif güçleri bu bölgelerden temizlemek istedi. Türkiye’ye sınır olan Türkmen Dağı bölgesinde ise havadan Rusya bombalarken, karadan ise Esed, İran ve partisi “yakılacak arazi” politikası uygulayarak bölgeyi tamamen ele geçirmeye çalıştı. Türkmen Dağı bölgesinin 8 aydır yoğun bir şekilde saldırı altında olmasının nedenleri nedir? Rusya, Esed bu bölgeyi neden bu kadar istemektedir? Bu sorulara maddeler halinde cevap vermeye çalışalım…

1- Türkmen Dağı bölgesi, coğrafi konumu, demografik yapısı itibarıyla Suriye’deki savaşın geleceği için stratejik, sahip olduğu hâkim tepeler açısından da Lazkiye için askeri öneme sahip olan bir bölgedir. Bu bölge Türkiye’nin hemen sınır hattında yer alan konumu itibarıyla muhaliflerin kontrolündeki Cisre’ş-Şuğur ve İdlib kentlerine de açılan kapı konumunda.

2- Türkmen Dağının yer aldığı Lazkiye Esat ailesinin memleketi ve yoğun olarak Nusayri nüfusun yer aldığı bir yer olduğu için psikolojik kırılma noktası konumunda. Ayrıca bu bölgede yaşayan Türkmenler Sünni olmalarından dolayı Suriye’nin ilerleyen süreçte bölünmesi durumunda olası bir Alevi devleti kurulması ihtimalinden dolayı Esed rejimi bölgeye tam hâkim olmak istiyor.

3- Rusya için Lazkiye stratejik ve askeri özelliğe sahip önemli bir bölge. Rusya’nın Akdeniz kıyısındaki Lazkiye ve Tartus’ta askeri üsleri olması ve Esed rejimine yardımlarının Lazkiye Limanından geçirerek yapıyor olması bu bölgenin önemini artırıyor. Bu yüzden Rusya Suriye’ye müdahale ettiği günden beri bu bölgeye özellikle saldırıyor. Hatta bölgeye saldırılarındaki sınır ihlalinden dolayı Türk jetlerinin bir Rus savaş uçağını düşürmesi Rusya ile Türkiye arasındaki ilişkileri gergin hale getirmişti.

4- Bu bölgeye yapılan saldırıların bir diğer nedeni de bölgedeki demografik yapıyı değiştirmek. Bu bölgede binlerce Türkmen Müslüman yaşıyor. Saldırılardan sonra Türkiye sınırına hicret eden 40 binden fazla kardeşimiz olduğu tahmin ediliyor. Geride kalanlar ise direnmeye devam ediyorlar. Saldırılar ile bölgedeki Nusayri dışındaki Türkmenleri boşaltılmak ve tek nüfus olarak Nusayriler bırakılmak isteniyor.

5- Yine bölgede Suriye’nin bölünmesinde Akdeniz’e uzanacak Kürt koridoru açma hedefi var. PKK/PYD’nin Suriye’nin kuzeyinde oluşturmak istediği yapının gerçekleştirilmesinde Türkmen Dağı bölgesi engel teşkil ediyor. Türkmen Dağı engeli kalkarsa Kuzey Kürdistan hayalinin şartlar oluşursa hayat bulması daha da garanti altına alınmış oluyor.

6- Türkmen Dağı, Hatay Yayladağı ilçesine sıfır noktasında olduğundan dolayı bölge Türkiye için de stratejik öneme sahip. Bu bölge korunamazsa ya Alevi devleti ya da PYD bölgesi olma ihtimali önümüzdeki süreçte Türkiye için yeni sorunları beraberinde getirecek.

7- Hem Türkmen Dağına hem de Halep, Hama gibi beldelere yapılan yoğun saldırıların diğer önemli nedeni ise kurulması istenen Raşidî Hilafet Devletini engellemek ve Esed rejimi ayakta tutarak, Esed’li bir geçiş sürecine yıpranmış muhaliflere dayatabilmek.

Son saldırılarda onlarca şehit, yüzlerce yaralı olmasına rağmen medyada bu konu onursuz yürüyüş kadar gündem ol(a)madı. Dünya devletlerinin ihanetine, Aydın! Âlim! Gibi kesimlerin sessizliğine rağmen Türkmen Dağı bölgesindeki mücahitler Allah yolunda cihat etmeye devam ediyorlar. Zaman zaman geri çekilseler de yeniden Allah’ın izni ile kaybettikleri yerleri geri alıyorlar.

Türkiye yöneticileri ise (Cumhurbaşkanı ayrı Başbakanı ayrı) Rusya ile ilişkileri düzeltmek için Rusya’ya tebrik mesajları gönderse de, iftar davetlerinde Büyükelçileri ağırlasa da Türkmen kardeşlerimiz onlara karşı sırtlarını Allah’a dayamış, gece gündüz tevekkül ve sabır ile mücadele etmeye devam ediyorlar. Her ne gerekçe ile olursa olsun İslam’a ve Müslümanlara düşman olanlarla işbirliği yapanlar mutlaka kaybedecek, Allah’ın yardımı ile inananlar galip gelecektir.

Hizb ut-Tahrir Merkezi Medya Ofisi Adına / Musa Bayoğlu

Ayrıca...

Kar: Ruhani değil siyasi halifelik

Yıllardır halifeliği savunan Hizbu’t Tahrir’in Türkiye Medya Sorumlusu Mahmut Kar, Hilafetin ruhani değil siyasi olarak …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir